Bir insan çıkıp “Beklediğiniz kurtarıcı benim” diyor. Dışarıdan izleyene inanılmaz geliyor ama çevresinde insanlar toplanıyor. Kimi malını veriyor, kimi hayatını ona göre değiştiriyor. Hatta tarih boyunca bu iddiayla ordular kurulmuş, şehirler alınmış. O yüzden meseleyi “Birkaç saf insan inanmış işte” diye geçiştiremiyorum.

Karizmatik kurtarıcı iddiaları üzerine temsilî sahne.
Temsilî illüstrasyon: Karizmatik kurtarıcı iddiaları üzerine temsilî sahne. Gerçek bir kişi, kurum veya olayı göstermiyor.

1881’de Sudan’da Muhammed Ahmed mehdîliğini ilan ediyor. Ondan önce de tanınan bir dinî isim; 1870’ten beri Ebâ Adası’nda yaşıyor. Gördüğünü söylediği rüyalarla görevlendirildiğini anlatıyor, çevredeki şeyhlere ve âlimlere mektuplar gönderiyor. Yani ortada yalnızca kendi kendine konuşan biri yok. İnsanlara ulaşan, onları bir çağrının etrafında toplayan biri var. Ardından askerî başarılar geliyor. 1883’te William Hicks’in komutasındaki kuvvetler yeniliyor. 26 Ocak 1885’te Hartum alınıyor, General Gordon öldürülüyor. Yardım kuvveti iki gün sonra geliyor. Birkaç yıl önceki çağrı artık bölgenin yönetimini değiştirmiş durumda. O gün o hareketin içindeki bir insan için bu başarıların anlamını düşünün. Güçlü yönetim yeniliyor, kendisine kurtuluş vaat eden lider kazanıyor. Beklediği değişimi gözünün önünde görüyor. “Bu adamın arkasında ilahî destek var” düşüncesi böyle bir ortamda çok daha güçlü karşılık bulabilir. Bir televizyon ekranının karşısında oturup geçmişteki insanlara gülmek kolay; onların neye umut bağladığını anlamak daha zor. Muhammed Ahmed aynı yılın haziranında ölüyor. Kurulan düzen ondan sonra da devam ediyor. Mehdîlik sözü böylece yalnızca bir kişinin hayatında kalmıyor; yönetime, orduya, para basılan bir düzene dönüşüyor. Bunun müzelerde bayrak ve sikke gibi izleri de var.

Muhammed Ahmed el-Mehdî’nin tarihî tasviri.
Muhammed Ahmed el-Mehdî’nin tarihî tasviri.
Omdurman’daki Mehdî Türbesi.
Omdurman’daki Mehdî Türbesi.

Yedi yüzyıl önce başka bir yerde İbn Tûmert de aynı unvanla ortaya çıkmıştı. 1121’deki ilanı, Kuzey Afrika’da Murâbıt yönetimine karşı gelişen hareketin merkezine yerleşti. Onun çevresinde de hatadan korunmuş bir önder anlayışı vardı. Benim takıldığım yer tam burası: Bir liderin yanılmayacağını kabul ettiğinizde yanlışını nasıl konuşacaksınız? Bir gün söylediği gerçekleşmezse ne olacak? Sözü mü tartışılacak, yoksa herkes kendisinin yeterince inanıp inanmadığını mı sorgulayacak? Lider hiçbir koşulda yanlış çıkmıyor, bedeli hep takipçi ödüyorsa burada çok ciddi bir sorun var.

Fas’taki Tinmel Camii; Muvahhid tarihinin önemli yapılarından.
Fas’taki Tinmel Camii; Muvahhid tarihinin önemli yapılarından.

Mehdîlik bekleyen insanın adalet istemesini küçümsemiyorum. Dünyada bunca haksızlık varken bir kurtarıcı beklemenin nasıl bir karşılığı olduğunu anlamak zor değil. Ama adalet isteyen birinin bütün kararlarını tek bir kişiye teslim etmesi bana çıkış yolu gibi gelmiyor. Kurtuluş diye girdiğin yerde soru sorma hakkını kaybediyorsan neyi kurtardın? Ben birinin kendisini ilan etmesini yeterli bulmam. İnsanları etkileyen bir konuşma yapması da yetmez. Asıl merak ettiğim, karşısına biri çıkıp “Sana inanmıyorum” dediğinde ne yaptığı. Konuşabiliyor mu, yoksa daha o anda karşısındaki kişiyi düşman mı ilan ediyor? Bu iddiaya inananların cevabını özellikle merak ediyorum: Sizin için bir insanı beklenen kişi yapan şey ne olurdu?

İki tarihî hareket, iki farklı bağlam — açıklayıcı şema.
İki tarihî hareket, iki farklı bağlam — açıklayıcı şema.

İlgili konular

Kaynaklar

Görsel kaynakları

  • İki tarihî hareket, iki farklı bağlam — açıklayıcı şema. · Medussa · Özgün şema.

Eklenen görsellerin kaynakları

  1. Muhammed Ahmed el-Mehdî’nin tarihî tasviri. — Eser kaydı: Wikimedia Commons · Public domain.
  2. Fas’taki Tinmel Camii; Muvahhid tarihinin önemli yapılarından. — Alexander Leisser · CC BY-SA 4.0.
  3. Omdurman’daki Mehdî Türbesi. — Petr Adam Dohnálek · CC BY-SA 3.0 cz.