Kıtmîr adını çoğumuz duymuşuzdur. Ama Kehf sûresini açınca köpeğin adını bulamıyoruz. Hikâyedeki gençlerin tek tek adları da yok. Buna rağmen bu ayrıntılar öyle yerleşmiş ki insan hangisini ayetten, hangisini başka bir anlatıdan öğrendiğini ayıramıyor. Bence asıl mesele burada başlıyor. Bir hikâyeyi yıllarca aynı şekilde dinleyince ayrıntılarını da dinin bir parçası sanıyoruz. Sonra biri “Bunun kaynağı neresi?” dediğinde, sanki hikâyeye değil inancımıza saldırmış gibi geliyor. Oysa bildiğimiz şeyi nereden bildiğimizi sormakta ne kötülük var?



Ashâb-ı Kehf örneği çok ilginç. Gençler uyanıyor, içlerinden biri gümüş parayla yiyecek almaya gönderiliyor. Bu ayrıntı Kehf 19’da var. Ama mağaranın bugünkü adresini aynı metinde bulamıyoruz. Türkiye’de Efes, Tarsus ve Afşin çevresinde bu kıssayla ilişkilendirilen yerler bulunuyor. Her birinin çevresinde ayrı bir ziyaret geleneği oluşmuş. Bir yere gidip oradaki anlatıyı dinleyen insanın onu sahiplenmesini anlıyorum. Fakat farklı şehirlerde aynı hikâyenin anlatılması da başlı başına merak konusu. Bu yerlerle kıssa arasındaki bağ ilk ne zaman kurulmuş? Bir eski metin mi var, bir ziyaret geleneği mi, yoksa sonradan birbirine eklenmiş bilgiler mi? Ben burada koca hikâyeyi çöpe atmak yerine ayrıntıların yolunu izlemeyi daha ilginç buluyorum.



Bir de işin bizi harekete zorlayan tarafı var. Hani “Bunu şu kadar kişiye gönder, göndermezsen başına felaket gelir” mesajları. Dinî bir hikâye dinlemek başka; telefonuna gelen metnin seni korkutup kendi dağıtıcısı yapması başka. İnsan bazen inandığından değil, “Ya bir şey olursa?” diye gönderiyor. Sonraki kişi de çok yerde gördüğü için gerçek sanıyor. Böylece kaynak yerine dolaşım sayısına güveniyoruz. Şeyh Ahmed Vasiyetnamesi bunun internetten eski bir örneği. Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü’nde 1896 tarihli Şerh-i Vasiyyet-nâme kaydı var. Bir türbedarın rüyasında Hz. Muhammed’i gördüğünü anlattığı metin, basılmış ve çoğaltılmış. Ruhsatsız baskılarının toplatılmasıyla ilgili kayıtlar bile bulunuyor. Aynı anlatı ailesi daha sonra e-postalarda karşımıza çıkıyor; kaynaklara 2001 tarihini taşıyan bir aktarımı da ekledim. Yani WhatsApp’tan önce de bu iş kâğıt üzerinden yürüyormuş. Araç değişiyor; “Benden sana, senden başkasına” düzeni devam ediyor. Bir metnin çok eski olması da bu baskıyı haklı çıkarmıyor. Kim, hangi yetkiyle bana bir mesajı çoğaltmazsam başıma kötülük geleceğini söylüyor?
Bu mesajların bir de Medussa sürümünü yazdım: Bu mesajı 17 kişiye göndermezsen… :D
İsrâiliyat ve mevzû rivayet tartışmalarının varlığı da gösteriyor ki aktarılan her şeyi sorgusuz kabul etmek tek dinî tutum değil. Bu sorular dün çıkmış değil. Benim itirazım insanların hikâye anlatmasına değil. Sonradan eklenmiş bir ayrıntıyı Allah’ın emri gibi önümüze koymalarına. Bir kıssayı sevebiliriz, bir ziyaret yerinden etkilenebiliriz. Ama “Bunu sorgularsan günaha girersin” denildiğinde soru sormayı bırakmak zorunda değiliz. Hele telefonumuza gelen bir mesaj, inancımızın ölçüsü hiç olamaz.

İlgili konular
- Mehdi olduğunu söyleyenler
- Kutsal emanetler
- Şeyhe soru sorunca neden suçlu oluyoruz?
- Allah rızası için para istiyorsan hesabını da ver
- Cübbeli’nin tarikat adıyla azaptan kurtulma sözü
- Bana Allah yazdırdı diyenler
Kaynaklar
- Diyanet: Kehf 22 ve tefsiri
- TDV: İsrâiliyat
- TDV: Mevzû
- Türk Maarif Ansiklopedisi: Ashâb-ı Kehf’in kültürel izleri
- TDV: Ashâb-ı Kehf ve farklı yer gelenekleri
- Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü: 1896 tarihli Şerh-i Vasiyyet-nâme
- Şeyh Ahmet Vasiyetnamesi: 31 Mart 2001 tarihli e-posta aktarımını içeren sayfa
- Kehf sûresi, 19. ayet: yiyecek için gönderilen kişi
Görsel kaynakları
- Bir anlatının kaynak katmanları — açıklayıcı şema. · Medussa · Özgün şema.
Eklenen görsellerin kaynakları
- Kısasü’l-Enbiyâ nüshasında Yedi Uyurlar tasviri. — Üreticisi bilinmiyor · Public domain.
- 14. yüzyıl Legenda Aurea nüshasında mağaranın kapatılması tasviri. — Jeanne et Richard de Montbaston · Public domain.
- Tarsus’taki Eshab-ı Kehf Mağarası. — Fatih Renkligil · CC0.
- Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesi’nin kervansaray girişi. — Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0.
- Afşin’de külliyenin cami girişindeki kitabe. — Ingeborg Simon · CC BY-SA 3.0.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Ahali bu entry için 22 mesaj gönderdi.1–20 / 22 mesaj