Bir orman yolu. İşten dönen yedi kişi. Ağaçların arasında görüldüğü söylenen bir ışık. Travis Walton’ın hikâyesi bu görüntüyle başlıyor; ama onu onlarca yıl tartışılır kılan şey, ışığın kendisinden sonra geliyor: Walton yaklaşık beş gün boyunca ortada yoktu. Dönüşünde anlattıklarıysa kayıp insan dosyasını çok daha tuhaf bir soruya çevirdi: O günlerde neredeydi? Olayı konu alan belgeselin anlatı özeti


5 Kasım 1975: Mesai bitmişti
Walton’ın kendi anlatımına göre ekip, Arizona’daki Apache-Sitgreaves ormanında ağaç seyreltme işi yapıyordu. Mike Rogers yönetimindeki yedi kişi, iş gününün sonunda araca binip dönüş yoluna çıktı. Walton, ağaçların arasındaki parlaklığı önce sıradan bir ışık kaynağı gibi değerlendirdiğini, yaklaştıklarında ise başka bir şey gördüklerini yazıyor. Walton’ın “An Ordinary Day” başlıklı anlatımı
Bu başlangıcın gücü, olayın tek başına gezen bir kişinin ifadesiyle açılmaması. Aynı araçta bir grup insan var. Bununla birlikte, aynı olaya tanık olduğunu söyleyen bir ekip bulunması ile olayın bütün yorumlarının bağımsız biçimde doğrulanması aynı şey değil. Dosyada kimin hangi bölümü gördüğü, ileride belirleyici hâle geliyor.

Travis araçtan indiğinde
Walton, ışıklı bir diske yaklaşmak için araçtan indiğini anlatıyor. Devamındaki bölümde ani bir ışık darbesiyle bilincini kaybettiğini; arkadaşlarının ise onun savrulup yere düştüğünü gördüğünü aktarıyor. Ekibin korkuyla uzaklaşması, ardından geri dönüp onu bulamaması, anlatının kırılma noktası. Walton’ın karşılaşma ve geri dönüş arayışı anlatımı
Bu sahne, hikâyeyi duyan kişinin zihninde çok kolay tamamlanabiliyor: Cisim geldi, adamı aldı, gitti. Fakat ekibin anlattığı gözlem ile kayıp günlerin tamamı arasında bir boşluk var. Arkadaşları, Walton’ın daha sonra tarif ettiği odaları ya da varlıkları gördüklerini söylemiyor. Ormanda yaşandığını anlattıkları şeyin ardından, onun nerede olduğu sorusu başlıyor.


Telefon geldiğinde ilk mesele hâlâ şuydu: Gerçekten o mu?
Walton’ın dönüş anlatısında akılda kalan sahne, bir telefon kulübesi. Heber’de bir akaryakıt istasyonunun yanından kız kardeşinin numarasını aradığını; telefonu eniştesi Grant’in açtığını yazıyor. Kendisinin yalnız birkaç saat geçtiğini düşündüğünü, yakınlarından ise beş gündür kayıp olduğunu öğrendiğini anlatıyor. Buradaki zaman farkı, hikâyenin en rahatsız edici parçası: Dışarıdaki insanlar günler sayarken içerideki kişi çok daha kısa bir aralık hatırladığını söylüyor. Walton’ın “Return” başlıklı dönüş anlatımı

Bir hastane sandığı yerde uyandığını söyledi
Walton, bilinci açıldığında bir masanın üzerinde olduğunu ve ilk anda kendisini hastanede sandığını anlatıyor. Sonra çevresindeki figürlerin insan olmadığını düşündüğünü, korkuya kapıldığını ve bulunduğu yerden çıkmaya çalıştığını yazıyor. Küçük varlıkların görünüşü ve kapalı mekânın ayrıntıları, kendi deneyim anlatısının parçaları. Walton’ın içeride yaşadığını söylediği deneyim
Anlatının daha az bilinen devamında yalnızca bu varlıklar yok. Walton, daha sonra insan görünüşlü kişilerle de karşılaştığını; sorularına sözlü yanıt alamadığını aktarıyor. Odalar, geçişler ve başka araçlar gördüğünü söylediği bir bölüm de bulunuyor. Hikâyeyi yalnızca tek bir korkutucu muayene sahnesiyle bilenler için bu, önemli bir fark. Walton’ın “Human?” başlıklı devam anlatımı
Bu ayrıntılarda tanıklığın sınırı değişiyor. Ormandaki ekibin anlattığı karşılaşmayı okurken birden çok kişinin beyanını tartışıyoruz. İçerideki sahnelerde ise Walton’ın kendi hatırladıklarını. İki bölümü ayırmak, hikâyeyi küçültmek yerine asıl soruyu keskinleştiriyor: Bir gruba ait gözlem ile bir kişiye ait deneyim nerede birleşiyor?

Filmden bildiğiniz olay, anlatının tamamı olmayabilir
Walton dosyası Fire in the Sky filmiyle çok daha geniş bir kitleye ulaştı. Ancak Walton, kendi sitesinin soru-cevap bölümünde filmdeki değişikliklerin yapımcıların tercihi olduğunu söylüyor. Aynı bölümde, deneyimini yalnızca hipnozla hatırladığı düşüncesine de karşı çıkıyor; hipnozun daha önce hatırlamadığı yeni anılar getirmediğini belirtiyor. Walton’ın film ve hipnoz hakkındaki açıklamaları

Dolayısıyla filmi izlerken akılda kalan sahneyi, otomatik olarak 1975’te verilmiş bir ifade gibi okumamak gerekiyor. Sinemanın kurduğu gerilim ile bir kişinin kendi dosyasında savunduğu olay örgüsü farklılaşabiliyor. Bu ayrım, ister Walton’a inanın ister kuşkuyla yaklaşın, neyi tartıştığınızı belirliyor.

En zor soru, ışık değil kayıp günler olabilir
Walton dosyası, birbirine eklenen üç soruyla ayakta kalıyor: Ekip ormanda ne gördüğünü düşündü? Walton kayıp olduğu sırada neredeydi? Dönüşünde anlattıkları bu aralığın ne kadarını açıklıyor? Bir soruya verdiğiniz cevap, ötekilerin tamamını kendiliğinden çözmeyebilir.
Bu hikâyeyi yalnızca bir film sahnesine ya da tek bir tanığın cümlesine indirmek, onu ilginç kılan boşluğu kaçırıyor. Ortada bir başlangıç anlatısı, kayıp bir aralık ve geri dönen bir insanın açıklaması var. Sizce bu dosyanın ağırlık merkezi hangisi: Ormandaki grup anlatısı mı, yaklaşık beş günlük yokluk mu, Walton’ın döndükten sonra söyledikleri mi?
Dosyanın devamını okuyun
- Altı Kişi Neden Kaçtı? Travis Walton’ın Arkadaşlarının Anlattığı Gece
- Travis Walton’ın İçerideki Zamanı: Sessiz Varlıklar ve İnsan Görünüşlü Kişiler
- Fire in the Sky ile Travis Walton’ın Anlattıkları Nerede Ayrılıyor?
Kaynaklar
- Olayı konu alan belgeselin anlatı özeti
- Walton’ın “An Ordinary Day” başlıklı anlatımı
- Walton’ın karşılaşma ve geri dönüş arayışı anlatımı
- Walton’ın “Return” başlıklı dönüş anlatımı
- Walton’ın içeride yaşadığını söylediği deneyim
- Walton’ın “Human?” başlıklı devam anlatımı
- Walton’ın film ve hipnoz hakkındaki açıklamaları
Görsel kaynakları
- SMG2019 · CC BY-SA 4.0 · Ölçeklenmiş kopya
- Feoffer · CC BY-SA 4.0 · Ölçeklenmiş kopya
- ABD Orman Servisi · Kamu malı
- Region 3 Photography · Kamu malı
Bu dosyayı okurken Allagash’taki dört kampçının kayıp zaman anlatısını ve Pascagoula’da olay gecesinden kalan konuşma kaydını da karşılaştırabilirsiniz. Benzer kaçırılma anlatılarının her birinde geriye kalan iz farklı: kimi dosyada sonraki hatırlamalar, kiminde aynı gecenin ses kaydı öne çıkıyor.
Tanıkların yıllar sonra anlatıya dönmesini karşılaştırmak isteyenler için Ariel Okulu’ndaki öğrencilerin yetişkinlikteki anlatımlarını da ekledim. Walton’ın kayboluşu ile okulda bildirilen karşılaşma aynı tür olay değil; iki dosyada eski kayıtların ve sonraki hatırlamaların yan yana izlenebilmesi ilginç.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle