Travis Walton’ın anlattığı içerideki deneyim, her şeyi bilen bir anlatıcının düzenli yolculuğu gibi başlamıyor. Önce ağrı, bulanık görme ve bir masa var. Nerede olduğunu anlamaya çalışırken aklına gelen ilk açıklama hastane. Daha sonra çevresindekilere baktığında, bu açıklamanın çöktüğünü söylüyor. Hikâyenin geri kalanı, o ilk yanlış anlamanın ardından geliyor.

Hastane sandığı oda
Walton, “The Aliens” bölümünde bir masanın üzerinde yattığını ve çevresinde üç küçük varlık bulunduğunu anlatıyor. Önce doktor sandığı figürlerin yüzlerini seçince korktuğunu, ayağa kalkmaya çalıştığını ve kendisini savunmak için yakındaki bir nesneyi eline aldığını yazıyor. Varlıkların konuştuğunu duymadığını da belirtiyor.
Bu bölümdeki gerilim, yalnız görünüşlerinden kaynaklanmıyor. Walton’ın anlatımında onların ne yapmaya çalıştığını da bilemiyoruz. Korkusu açık, karşısındakilerin niyeti ise açıklanmamış. Bir yardım sahnesi mi, alıkonulma mı, başka türlü yorumlanmış bir deneyim mi? Onun hatırladığını söylediği şeyler, bu soruların hepsine hazır bir cevap vermiyor.
Koridorun ardından yıldızlı oda
Sonraki bölümde Walton, kavisli bir koridordan başka bir odaya geçtiğini söylüyor. Merkezdeki koltuğa yaklaştığında çevresinde yıldız benzeri ışıklar belirdiğini, bazı kumandalarla görüntünün değiştiğini anlatıyor. Bulunduğu yeri kullanmayı bildiği bir araç gibi değil, dokunduğunda ne olacağını kestiremediği bir mekân gibi tarif ediyor.

Kapıda bu kez insan görünüşlü biri vardı
“Human?” başlıklı anlatıda kapıda gördüğü kişi, ilk odadaki figürlerden farklı. Walton onu kasklı, insan görünüşlü bir erkek olarak tarif ediyor. Sorularına karşılık alamadığını; bu kişinin kendisini başka bölümlere götürdüğünü söylüyor. Devamında büyük bir kapalı alan, başka araçlar ve insan görünüşlü başka kişiler anlattığı sahneler geliyor.
Bir insan yüzüne benzemek, onun anlatısında iletişim kurulabildiği anlamına gelmiyor. Bu ayrıntı hikâyenin tuhaf tarafını büyütüyor: Görünüş daha tanıdık hâle gelirken nerede olduğu sorusu yine cevapsız kalıyor. Metnin sonunda yüzüne bir maske benzeri nesne tutulduğunu ve yeniden bilincini kaybettiğini yazıyor.
Hatırlanan zaman ile geçen zaman
Walton’ın dönüş bölümünde en çarpıcı ayrım süreyle ilgili. İçeride yaklaşık bir veya bir buçuk saat hatırladığını, dışarıda ise yaklaşık beş gün geçtiğini öğrendiğini anlatıyor. Dolayısıyla bu oda sırası, kayıp günlerin her dakikasını dolduran bir günlük değil. Kendi hatırladığını söylediği bölümün akışı.

Bu sahneleri okurken bütün hikâyeyi bir muayene odasına indirmek zor. Anlatıda kaçmaya çalışan bir kişi, anlam veremediği mekânlar ve sorulara cevap vermeyen figürler var. Burada aktarılanlar, Walton’ın kendi yayımladığı metnin olay sırası; araç içinden bağımsız bir kayıt değil.
Başlangıçta araçtaki diğer insanların ne anlattığını altı arkadaşın gecesinde, sinemanın bu dosyayı nasıl başka bir anlatıma dönüştürdüğünü Fire in the Sky dosyasında okuyabilirsiniz. Ana hikâye ise kayboluşla geri dönüş arasındaki çerçeveyi bir araya getiriyor.
Bu dosyanın diğer bölümleri
- Ormanda Kayboldu, Beş Gün Sonra Aradı: Travis Walton Dosyası
- Altı Kişi Neden Kaçtı? Travis Walton’ın Arkadaşlarının Anlattığı Gece
- Fire in the Sky ile Travis Walton’ın Anlattıkları Nerede Ayrılıyor?
Kaynaklar
Görsel kaynakları
- SMG2019 · CC BY-SA 4.0 · Ölçeklenmiş kopya
- Açıklama şemaları: Medussa.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle