Bir ülke işgal edilirse geride kalıp direnişi örgütleyecek gizli bir ağ kurmak kulağa askerî tedbir gibi geliyor. Fakat işgal hiç yaşanmazsa o ağ ne yapar? Silahlar nerede durur, insanları kim yönetir, seçilmiş hükümet bu yapıdan ne kadar haberdardır? Gladio tartışmasını büyüten soru bu.

1990’da Giulio Andreotti döneminde İtalya’daki yapının kamuoyuna açılması, Avrupa’daki stay-behind düzeneklerini görünür kıldı. Gladio, İtalya’daki ad. Farklı ülkelerdeki yapılanmaları aynı personeli ve aynı geçmişi olan tek örgüt gibi düşünmek yanıltır; ama ortak Soğuk Savaş mantığını da görmezden gelemeyiz. Sovyet işgali ihtimali için hazırlanan gizli haberleşme, saklı silahlar ve direniş ağları söz konusu.
Avrupa Parlamentosunun 22 Kasım 1990 kararı, bu ağların demokratik denetimi ve faaliyetlerinin araştırılması meselesini açıkça gündeme taşıdı. Gizlilik burada soyut bir kelime değil: bir ülkenin güvenlik düzeninin, o ülkede yaşayanların ve hatta bazı yöneticilerin bilmediği bir katmanı olması demek.
İtalya’nın karanlık yılları
Bombalamalar, aşırı sağ örgütlenmeler, istihbarat bağlantıları ve “gerilim stratejisi” üzerine yapılan araştırmalar Gladio dosyasıyla birlikte okunuyor. Ancak bir saldırının faili, yargılaması ve bağlantı zinciri kendi başına incelenmeli. Bütün saldırıları tek isim altında topladığımızda, gerçek bağlantı kadar gerçek sorumlular da bulanıklaşıyor.
P2 Locası aynı dönemin başka bir denetim krizini gösteriyor. Biri gizli askerî hazırlık, diğeri nüfuz ve üyelik ağı; kesişen isimler bulunması iki dosyayı birbirinin yerine geçirmez. Asıl rahatsız edici ihtimal şu: Devleti korumak için kurulduğu söylenen bir yapı, hangi noktada devleti ve toplumu kendisinden habersiz yönetmeye başlar?
Bu tarih, yalnızca geçmişteki antikomünizmi anlamak için değil, bugün “millî güvenlik” denilerek denetim dışına çıkarılan her mekanizmanın sınırını konuşmak için de önemli.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle