Yanınızdaki insan hiçbir şey duymuyor. Siz ise uzakta çalışan bir motor gibi bir uğultuyla uyumaya çalışıyorsunuz. Elektriği kapatmak da, pencereye gitmek de aradığınız kaynağı göstermiyor. Taos Uğultusu denilen olayın en zor tarafı bence bu yalnızlık: Aynı evde birinin hayatını kaplayan şeyi diğeri duymuyor. “Ben duymadım” diyenle “Susmuyor” diyen aynı odada oturabiliyor.
New Mexico’daki Taos çevresinde bu şikâyetler öyle yaygın biçimde gündeme geliyor ki 1993’te farklı kurumlardan araştırmacıların katıldığı bir inceleme başlıyor. Joe Mullins ve James Kelly’nin 1995’te Acoustical Society of America bülteninde yayımladığı anlatım doğrudan araştırma ekibinden. Yani ortada yalnızca internette dolaşan bir ses dosyası yok. İnsanlarla görüşülmüş, algıladıkları ses karşılaştırılmış ve ölçüm yapılmış. Kayıtlar, ortak bir adla anlatılan deneyimin ayrıntılarının herkeste aynı olmadığını gösteriyor. Bu ayrıntı bana, insanları hemen tek bir açıklamanın içine yerleştirmemek gerektiğini düşündürüyor.

Dışarıdaki fiziksel bir kaynak aranması çok anlaşılır: Makineler, uzaktaki tesisler, titreşim, düşük frekansın çevrede yayılması. Fakat incelemede şikâyetleri açıklayan ortak bir dış sinyal belirlenemiyor. Buradan “Hiçbir şey duymuyorlar” sonucunu çıkarmak doğru gelmiyor. Araştırmacıların işitmenin kendi mekanizmalarına yönelmesi de insanlara yalancı demek değil. Kulağın ürettiği veya işlediği bir algı da kişinin uykusunu ve günlük hayatını etkileyebilir. Bu yön, uğultunun neden yalnızca bazı insanlarda ortaya çıktığını araştırmak için en az çevredeki bir makine kadar önemli.
Yalnız düşük frekans deyince bugün dinletilen her bas sesi de olayın kaydı olmuyor. Birinin tarifine benzetilerek üretilmiş örnek ses, kaynağı bulunmuş bir kayıt değil. Aynı şekilde Taos’taki şikâyetlerle başka şehirlerde kaydedilen metalik gökyüzü seslerini sırf ikisine de uğultu dendi diye birleştirmek istemiyorum. Birinde konuşulan şey sürekli veya tekrarlayan kişisel bir duyum olabilir; ötekinde mikrofonla kaydedilmiş belirli bir olay vardır. Karşılaştırma yapacaksak süresini, ortamını ve kimin ne duyduğunu da karşılaştıralım.
Benim ilgim tek bir büyük gizli vericiden çok, duyumun neden o kişilerde ve o şartlarda belirginleştiğinde. Yer değiştirince kesiliyor mu? Başka bir ses varken fark edilmiyor mu? Kaynak bulunamaması kadar, algının nerede değiştiğini takip etmek de bilgi. Eklediğim manzara fotoğrafları yalnızca olayın geçtiği yeri gösteriyor; “uğultuyu fotoğrafladık” diye bir numarası yok. Teknik kaydı okumak isteyen için asıl önemli ek, incelemeyi yapanların kendi yazısı. Duyulmayan bir şeyi konuşmanın ilk şartı, duyduğunu söyleyen kişiyi cümlenin başında susturmamak.
Fotoğraflar, belgeler ve haritalar


İlgili konular
Kaynaklar
- Mullins ve Kelly, 1995: araştırma ekibinin kendi anlatımı
- Sandia Lab News: Taos araştırmasına ilişkin kurum kaydı
Görsel kaynakları ve lisanslar
- Taos meydanı; uğultunun kaydı değildir. — Zeality · CC BY-SA 3.0.
- New Mexico içinde Taos’un konumu. — The original uploader was Seth Ilys at English Wikipedia. · CC BY-SA 3.0.
- Taos ve çevresinin dağ patikasından görünümü. — Billy Hathorn at en.wikipedia · CC BY-SA 3.0.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle