Bir insanın yüzünü tarif edebiliyorsunuz, hangi otellerde kaldığını araştırabiliyorsunuz, bazı seyahatlerini yeniden kurabiliyorsunuz. Ama adını söyleyemiyorsunuz. Isdal Kadını dosyasının ürkütücü yanı tam da bu: Bilgi yokluğu değil, kişiye ulaşamayan bilgi çokluğu.

Bergen yakınındaki Isdalen; fotoğraf ölümün gerçekleştiği anı göstermez.
Bergen yakınındaki Isdalen; fotoğraf ölümün gerçekleştiği anı göstermez.

Bergen’de biten yolculuk

29 Kasım 1970’te Norveç’in Bergen kenti yakınındaki Isdalen’de bir kadının bedeni bulundu. Üzerinde onu kolayca tanımlayacak bir kimlik yoktu. Soruşturmanın ardından ortaya çıkan farklı otel adları, bu vakayı sıradan bir kayıp kişi dosyasından ayırdı.

BBC ve NRK’nin eski görevlilerle görüşerek yeniden incelediği belgelerde, giysi etiketlerinin çıkarılması ve eşyalardaki tanımlayıcı işaretlerin silinmesi öne çıkıyor. Bu ayrıntılar kimliğin gizlenmiş olabileceği düşüncesini güçlendiriyor. Fakat kimin neyi, hangi aşamada yaptığı sorusu ile kadının hangi amaçla seyahat ettiği sorusu aynı değil.

Otel defterlerindeki insan

Soruşturma farklı adlarla yapılan konaklamaları ve yolculuk notlarını birbirine bağladı. Başlangıçta esrarengiz bir şifre gibi görünen notların bir bölümü, tarihler ve gidilen yerlerle açıklanabildi. Bu önemli: Bir parçanın çözülmesi, dosyanın tümünün çözülmesi anlamına gelmediği gibi, o parçayı hâlâ anlaşılmaz bir şifre diye sunmak da doğru değil.

Isdalen’in tarihsel bir görünümü.
Isdalen’in tarihsel bir görünümü.

Kadının geride bıraktığı düzen, tek bir kimlik üzerinden ilerleyen normal kayıt aramasını zorlaştırıyor. Ancak her takma ad başka bir gerçek insan demek değil. Aynı kişinin farklı adları kullanmış olması ile birden fazla kişinin aynı hikâyeye karışmış olması, belgelerde birbirinden ayrılmalı. Otel formunun tarihi, el yazısı ve tanığın anlatısı bu nedenle tek başına ad listesinden daha değerli.

Casus açıklamasının çekiciliği

Soğuk Savaş Norveç’i, yabancı ziyaretçiler, değişen adlar ve belirsiz yolculuklar: Bu parçalar casusluk ihtimalini düşünmeyi anlaşılır kılıyor. Fakat bir açıklamanın dönemin atmosferine uyması, belirli bir görev veya örgüt bağlantısını göstermiyor. Gizli çalıştığı varsayılan bir insan için her eksik kaydı “işini iyi yapmış” diye yorumlamak, iddiayı sınanamaz hale getirir.

Casusluk yorumunu güçlendirecek şey, yalnızca gizlilik izleri değil, bunları somut bir görevle bağlayan bağımsız bir kayıt olurdu. Aynı nedenle başka bir kişisel hayatı saklama ihtimali de ayrıntıları açıklamadan yeterli cevap sayılamaz. Kimliğini gizlemek ile devlet adına çalışmak arasındaki boşluk, dosyanın en çok hikâyeyle doldurulan yeri.

Dişler isim söylemez, sınır çizer

Sonraki araştırmalarda DNA, diş dokusu ve izotoplar yeniden önem kazandı. Bergen üniversite çevresindeki çalışmalara ilişkin haberler, korunmuş örneklerin yeni yöntemlerle değerlendirilmesini anlatıyor. İzotoplar, kişinin çocukluk çevresine ilişkin olasılıkları daraltabilir; doğrudan pasaport bilgisi üretmez.

2021’de yayımlanan radyokarbon çalışması da dişlerin oluştuğu dönemi sınamak için kullanılan yöntemi ve Isdal vakasını ele alıyor. Buradaki tarihleme, belirli bir ismin doğrulanması değil. Bir yöntemin yaş veya bölge aralığını daraltması, ancak karşılaştırılabilir bir kişi ya da aile kaydı bulunursa kimliğe doğru ilerler.

Bu dosyada yeni bir laboratuvar sonucu, tek başına bütün olayın finali olamaz. Sonuç önce aynı kişiye ait örneklerle, sonra tarihî kayıtlarla uyuşmalı. Isdal Kadını’nı yalnızca bir casusluk karakteri gibi okumak yerine, kayıtları birbirine bağlanamamış gerçek bir insan olarak düşünmek daha zor bir soruyu öne çıkarıyor: Bunca yolculuktan geriye nasıl oldu da doğrulanabilen tek bir isim kalmadı?

Dosyadaki kişiler ve yerler

Araştırmanın devamı

Kaynaklar

Görsel kaynakları ve lisanslar

Fotoğraflar WebP biçimine dönüştürüldü; oranları korunarak boyutlandırıldı.