Meslek hayatı boyunca Cadı Avcısı Hopkins, 200 ila 400 arası kişiyi büyücülükle suçlamış.
İlk Kurban ve Şöhret
Tek bacaklı Elizabeth Clarke, Tanrı düşmanlarını arayan Hopkins'in ilk kurbanıdır ve onun sorgulanması sırasında zavallı kadın işbirlikçisi olan 31 kişinin ismini de vermek zorunda kalmıştır. Böylece bir seferinde 32 cadıyı tespit edip yakarak kendi döneminde korkunç bir şöhret sahibi olmuştur.
Hopkins'in kariyeri mütevazı bir şekilde başlamışsa da şöhreti hızla yayıldı ve kibiri de arttı. İlk olarak kendini "Cadı Avcılarının Generali" ilan etti. O dönemde saray tarafından görevlendirilen cadı avcıları gittikleri kasabalarda açlık, fakirlik, hastalık gibi uğursuzluğa sebebiyet verdiği inanılan cadıları tespit etmek, yargılamak (işkence etmek) ve cezalandırmak için para almaktaydılar. Matthew Hopkins yapacağı işler karşısında çok yüksek ücretler istemeye başladı. O zamanlar ortalama günlük çalışma ücreti iki pens iken Hopkins bir kasabayı cadılardan kurtarmak için 20 sterlin istemekteydi.
İşkence yapmak kanunla yasaklandığı ve sıkı şekilde takip edildiğinden Hopkins ve hizmetkârları kurbanı itirafa zorlamak için onun uyumasına engel olur; günlerce uykusuz tutarlardı. Böylece güya işkence olmaksızın gayet insani bir biçimde cadıları açığa çıkardıklarına inanırlardı. Ancak kapalı kapılar ardında geçen ve kurbanın bu işlemler sonunda konuşmaya bile mecali kalmadığı bu insanlık dışı uygulamalar sırasında Hopkins aşırılığa kaçtığını da ağzından kaçırmaktaydı.
Yöntemleri
Dıştan bakıldığında oldukça dürüst ve azimli görünen Matthew Hopkins aslında mahkûmiyeti sağlamak için akla gelmedik hilelere başvururdu. İçten pazarlıklı, hırslı ve paragöz bir adamdı. Ustalığını kanıtlamak için türlü hilelere başvurmakta çekinmezdi. Cadıların yaralarının kanamadığına inanıldığı için Hopkins kurbanının derisine vurduğunda içeriye geçen ve onu yaralamayan bir bıçak yaptırmıştı. Uzmanlık alanlarından biri de yaşlı kadınları sorguya çekmekti. Örneğin Faith Mills'e yaptığı sorgulamalar sonunda Tom, Robert ve John adıyla bilinen üç evcil kuşunun bir inek yaratarak domuz ahırının üzerine düşürdüklerini ve at arabasının bu nedenle kırıldığını ikrar etmiştir. Böylece Faith Mills asılmıştır.
Gölge Atma Testi
Büyücüyü açığa çıkarmanın bir başka metodu sanığı göle atmaktır. Cadılar vaftiz edilmediklerinden su onları reddedeceği ve batmayacakları inancı hakimdi. Bunun tespiti için iki metod kullanılmaktaydı. Birincisi suçlu bir sandalyeye bağlanır ve oturur pozisyonda suya batırılırdı. Tabii ip yeterince bırakılmadığı için kurban suyun üstünde kalır ve cadılığı kanıtlanmış olurdu. Diğer metotta ise kurban elleri ve ayakları birlikte bağlanarak suya atılırdı. Suyun üstünde kalırsa cadı olduğu anlaşılırdı. Ancak bu metodta pek cadı tespiti yapılamazdı; çünkü cadılık ile itham edilen genelde suya batar ve yüzme bilse bile boğulur ve böylece masum olduğu açığa çıkardı. İnanılanın aksine kurban boğulmaz, bağlı olduğu ip çekilmek suretiyle suyun dışına çıkarılırdı.
70 yaşındaki eski bölge papazı John Lowe bu uygulamaya tabi tutulmuştur. Üç gün üç gece uykusuzluktan ve ayaklarının altı su toplayana kadar durmaksızın yürütüldükten sonra göle atıldı. Ancak gene Hopkins'in yardımcıları ile birlikte hileleri ile zavallı adam bir türlü suya batmadı ve yüzme bilmesine rağmen bir türlü de yüzemedi. Rahiplerin kendini ziyaret etmesini istemedi ve darağacına giderken kendi cenaze duasını kendi okudu.
Düşüşü ve Ölümü
Bir süre sonra yaptığı vahşilikler o dönemin Avrupalısı için bile fazlasıyla insafsız olduğu anlaşılmaya başlandı. Bu katliamlar sürerken bazı kasabalar Hopkins'in girişine izin vermemeye başladılar. Onun metodlarına karşı artan bir kızgın kesim ortaya çıktı. Papaz John Gaule, 1646 yılında yayınladığı "Select Cases of Conscience Towards Witches and Witchcraft" adlı kitapçığında onun metodlarını açığa çıkardı; hatta Cadı Avcısı Generali'nin gerçekte bir cadı olduğunu iddia etmişti. Hopkins karşılık olarak "Büyücüleri Keşfetmek" adlı bir kitap yayınladıysa da şöhreti yerle bir olmuştu. Gittikçe daha az kasaba onun hizmetlerini talep etmeye başladı. Ölümü tamamen sır olmuştur; onun veremden öldüğü söylenir. Ancak bazılarına göre gittiği bir kasabada büyücülükle suçlanarak halk tarafından linç edilmiştir.
Sinemadaki Yansıması
Ancak Hopkins her şeye rağmen gerek görünümü ve gerekse yaptıkları ile fantastik ve korku edebiyatında klasik cadı avcısı profilini oluşturacaktır. Filmlerde gördüğümüz sakıllı, sivri uzun şapkalı, kara elbiseli ortaçağ soylusu görünümündeki cadı avcılarının hepsi aslında Hopkins'in birer kopyasıdır. 1968 yılında yönetmen Michael Reeves tarafından çekilen ve başrolünü ünlü korku filmleri artisti Vincent Price'ın oynadığı "Witchfinder General - Cadı Avcısı General" isimli film, tüm sansürlemelere rağmen gösterime girdiği tüm ülkelerde gişe rekorları kırdı.
Bu yapıt 2005 tarihinde Total Film dergisi tarafından "tüm zamanın en korkunç 15 filminden biri" olarak seçildi. Film gösterime girdiği ülkelerde "Yılın En Çok Şiddet İçeren Filmi" olarak tanıtılmış ve afişlerinde "Çocuklarınızı evden çıkartmayın, hatta mideniz sağlam değilse siz de onunla kalın" sloganı ile sunulmuştu.
Konuyla ilgili görseller

Görsel açıklamaları, kaynaklar ve lisanslar
- Portrait of Matthew Hopkins, witch-finder general. Wellcome L0000662.jpg — Wellcome Collection (özgün sanatçı belirtilmemiş). CC BY 4.0. WebP biçimine dönüştürüldü; oranı korunarak en fazla 1400 piksel genişliğe ölçeklendi.
Cadı avcısı Matthew Hopkins'e ilişkin tarihî tasvir.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Ahali bu entry için 11 mesaj gönderdi.1–11 / 11 mesaj