Uçakta kahveni içiyorsun, önündeki ekranda irtifa aynı. Pilot da her dakika “şimdi biraz daha burnu aşağı basıyoruz” diye anons yapmıyor. İnsan buradan soruyor: Dünya eğriliyorsa bu uçak o eğriliği nasıl takip ediyor? Gayet normal bir soru. Bunu sormak için pilot olmaya gerek yok.

Önce masaya bir top ve bir cetvel koyalım. Cetveli topun bir noktasına teğet tut. Cetvelin gösterdiği doğrultuda yürüyen bir çizgi, topun yüzeyinden uzaklaşır. Ama yüzeyden hep aynı uzaklıkta giden çizgi topun etrafında döner. “Düz gidiyor” derken hangisini kastettiğin belli değilse iki kişi saatlerce kavga eder, ikisi de ötekini aptal sanır.

Uçakta söylenen sabit irtifa, çevreye göre belirlenen yükseklikle ilgili. Küre modelinin hesabında aynı irtifayı koruyan araç, yol boyunca yönünü değiştiriyor. Pilotun koltuğundan bakınca durmadan aşağı dalıyor gibi görünmesi gerekmiyor; aşağı ve yatay dediğin yönün kendisi yol boyunca değişmiş kabul ediliyor.

Peki ne kadar bir değişimden söz ediyoruz? Yaklaşık 40 bin kilometrelik çevreyi kullanırsan, 900 kilometrelik yol 360 × 900 / 40.000 hesabıyla yaklaşık 8,1 derece ediyor. Bu hesabı düz dünyanın ölçümü diye vermiyorum; küre açıklamasının kendi hesabını anlaşılır hâle getiriyorum. Bir saatte 900 kilometre giden uçak örneğinde, sözünü ettiğimiz toplam dönüş bu.

Burada “pilot sekiz derece aşağı dalar” diye resim çizmek yanlış bir izlenim yaratıyor. Değişim bütün yol boyunca. Tam da bu yüzden ben göstergeyi merak ediyorum. Yerel yatay durmadan değişiyorsa, kokpitteki yapay ufuk onu neyle takip ediyor?

Jiroskobun yapısı ve çalışma düzenine ilişkin görsel.
Jiroskobun yapısı ve çalışma düzenine ilişkin görsel.

Jiroskop dediğimiz şey hızlı dönen bir düzenek. Yönünü korumaya çalışması sayesinde göstergede işe yarıyor. Ama kokpitteki aleti, elindeki oyuncak jiroskopla tamamen aynı sanınca konu yine dağılıyor. İçinde onu yeniden ayarlayan düzenek olabilir. FAA'nın gösterge el kitabında bu doğrultma mekanizması anlatılıyor. Yani “mekanik” olması, hiçbir düzeltme yapılmadığı anlamına gelmiyor.

Elektronik göstergede başka bir iş daha var: Ekranda gördüğün çizgi, algılayıcılardan gelen bilginin işlenmiş hâli. Jiroskop, ivmeölçer ve cihaza göre başka kaynaklar işin içinde olabiliyor. Gösterge üreten şirketin kendi ayrımı da farklı türlerin aynı şey olmadığını gösteriyor.

Benim düz dünya tarafından açtığım soru kaybolmuş değil. Hangi cihaz neyi referans alıyor? Düzeltiyorsa neye göre düzeltiyor? Bunu cihazın modeli üstünden konuşalım. Murphy bir pilotla, bir de üreticiyle konuştuğunu anlatıyor ama isim ve model vermeden bütün uçaklara aynı sonucu yazamayız. O görüşmeyi ben yapmışım gibi anlatmam zaten saçma olur.

Konuya cevap vermek isteyen biri “pilotlar biliyor” yerine bir gösterge modeli getirse daha fazla yol alırız. Kılavuzundaki parçaya bakalım, nasıl ayarlandığını anlayalım. Ben de derdimi anlatayım, o da açıklamasını yapsın. “Uçak uçuyor işte, uzatma” cevabı bir şey açıklamıyor kardeşim.

Bir de hızla yüksekliği karıştırıyoruz. Kokpitteki hava hızı, yer üstünde ne kadar yol aldığınla birebir aynı sayı değil. Rüzgâr araya giriyor. İrtifa göstergesi de gövdenin burnunun kaç derece kalkık olduğunu göstermiyor. Ekranda yükseklik aynı diye aracın bütün hareketi aynı kalmış olmuyor. O yüzden üç ayrı şeyi ayıralım: Yükseklik, burnun duruşu ve yerde kat edilen yol.

Basit bir yokuş örneği düşün. Arabanın ön camından baktığında önündeki yol düz devam ediyor gibi gelebilir. Ama uzaktan çekilen görüntüde yokuşun kendisi görülür. Aynı hareketi başka yerden izleyince başka bir ayrıntı yakalarsın. Uçakta da yalnız yolcunun koltuğundan gördüğüne bütün ölçüleri sığdıramayız. Benim aradığım, o ölçülerin birbirine nasıl bağlandığı.

Bu sorunun güzel tarafı, bir kelimeyi bilince kapanmaması. Jiroskop deyip durmak kolay. Birini masaya koy, neyi koruduğunu göster; ardından kokpitteki cihazın içine hangi düzeltmenin eklendiğini anlat. O zaman ben de itirazımı doğru yere yöneltebilirim. Yoksa biri çıplak jiroskobu, diğeri komple uçuş sistemini anlatıyor. İkisi de karşı tarafı cevaplamış sanıyor.

Roketin eğri yolu meselesi de bu yüzden yanında duruyor. İkisinde de ilk soru aynı: Hangi yola, hangi referanstan bakıyoruz?

Dave Murphy videosunun önizlemesi
Dave Murphy, Milenko’nun programında Düz Dünya’yı anlatıyorVideoyu izlemek için tıkla