George ve Kathy Lutz, evin geçmişini taşındıktan sonra öğrenmedi. 1974’te orada altı kişinin öldürüldüğünü biliyorlardı. Yine de büyük odaları, kayıkhanesi ve ailelerine açacağı alan ağır bastı. Aralık 1975’te Amityville’deki eve girdiler. Yirmi sekiz gün sonra geride eşyalarını bırakarak çıktıklarını anlatacaklardı.

Amityville anlatısıyla ilişkilendirilen evin dış görünüşü.
Amityville anlatısıyla ilişkilendirilen evin dış görünüşü. · Seulatr · Public domain

Filmleri bir süre unutalım. George Lutz’ın kendi anlattığı başlangıç çok daha gündelik: Evin bazı yerlerinde hissedilen soğuk, beklenmedik sesler, gece kapanmış gibi duyulan bir kapı. İnsan ilk seferde evin bir yerinde açıklık arar. Lutz’ın anlatısında huzursuzluğu büyüten şey, kontrol etmek için aşağı indiğinde kapıyı kilitli ve köpeği uyurken bulması.

Aşağıdan gelen ayak sesleri

Lutz, sonraki günlerde merdivenden ve alt katlardan gelen seslerin çoğaldığını, bazen evin içinde kalabalık yürüyormuş gibi duyulduğunu söylüyor. Kathy’nin bodrumdaki bir kitaplığın arkasında kırmızıya boyalı küçük bir alan bulması da anlatının merkezinde. Yer sandıkları kadar geniş değil; ama evin görülmemiş bir bölümü olması, zaten bozulan güven duygusunu iyice değiştiriyor.

Bu ayrıntıları Jeff Belanger’ın George Lutz’la yaptığı uzun söyleşiden okuyabilirsiniz. Filmdeki saldırgan evle karşılaştırınca, anlatıcının daha yavaş ilerleyen bir ev içi huzursuzluktan söz ettiği fark ediliyor. Taşınmanın yorgunluğu, yeni bir düzen kurma çabası ve artık rahat edilemeyen odalar aynı hikâyede.

Olayın korkutucu fikri burada: Tehlike dışarıdan kapıyı zorlamıyor. Ailenin güvenli yer diye seçtiği ev, onların anlattığına göre günler içinde yabancılaşıyor. Her odada beklediğiniz şeyi bulamayınca evden çıkmakla eve dönmek arasındaki duygu da tersine dönüyor.

Kitap, film ve birbirine karışan sürümler

Jay Anson’ın 1977 kitabı ve ardından gelen film, Amityville’i dünyanın en tanınan hayaletli evlerinden biri yaptı. Fakat ailenin sözleri, kitabın sahneleri ve sinema görüntüleri aynı kayıt değil. Lutz’ın da görüş verdiği ABC dosyası, hem iddiaları hem bunlara karşı çıkan kişileri bir araya getiriyor.

Para anlaşmaları, hukuk mücadeleleri ve bazı ayrıntıların değişmesi hakkında ciddi itirazlar var; bunların izini Psi Encyclopedia’nın kaynaklı değerlendirmesinde de görmek mümkün. Ailenin yaşadığını söylediği korkuyu, bu tartışmaları atlayarak sinemanın kesin görüntülerine çevirmek istemiyorum. Amityville’i ilginç yapan, yalnızca bir evin kötü şöhreti değil; aynı evin insanlar tarafından bambaşka biçimlerde hatırlanması.

Winchester’ın odaları yıllar içinde çoğalıyor; Amityville’de ise aynı odalar birkaç hafta içinde başka bir anlama bürünüyor. İkisinde de bir noktadan sonra binayı fotoğrafta gördüğümüz haliyle düşünmek zorlaşıyor.