Bir çocuğun gökyüzüne bakıp tuhaf bir şey gördüğünü söylemesini kolayca geçiştirebilirsiniz. Aynı okulda öğrenciler dışarı koşuyor, öğretmen de cismi izliyor, yerel gazete günlerce tanıkların peşinden gidiyorsa mesele değişir. Westall’ı ciddiye almamın nedeni tam olarak bu. Gece karanlığında çekilmiş, ne olduğu seçilmeyen tek bir görüntüden söz etmiyoruz.

6 Nisan 1966 sabahı, Melbourne’ün Clayton South bölgesindeki Westall okulunun çevresinde gümüş renkli, disk veya kubbeli oval biçiminde tarif edilen cisimler görüldü. Okul bahçesinden bakıldığında hareketleri izlenebiliyordu. Anlatıların devamında cisimlerin The Grange denilen ağaçlık açıklığa yönelmesi, bazı öğrencilerin de peşlerinden gitmesi var. Tanık sayısı için internette dolaşan her rakamı toplamaya gerek yok: olayın ertesi günündeki gazete haberi bile öğrencilerle birlikte öğretmenlerin gözleminden söz ediyor.

Westall’ın bulunduğu Melbourne çevresinin haritası.
Westall’ın bulunduğu Melbourne çevresinin haritası. Diliff · CC BY-SA 3.0

Ertesi gün doldurulan form

Yıllar sonra hatırlananlar kadar, olay henüz tazeyken yazılanları da görmek istedim. Keith Basterfield’ın bir araya getirdiği kaynak dökümlerinde 12 yaşındaki Joy Tighe adına düzenlenmiş, 7 Nisan 1966 tarihli bir gözlem formu bulunuyor. Saat 10.20, gümüş renk, iki cisim, farklı yönlerde hareket; bunlar formdaki ayrıntılardan bazıları. Hatta kaydın sonunda şu ifade var:

“UFO yan döndü ve hızla kayboldu.”

Joy Tighe adına düzenlenen gözlem formundan çeviri, 7 Nisan 1966.

Bu kadar erken bir kayıt önemli. Olayın tamamını yıllar sonra yapılmış bir belgeselin etkisine bağlamak istiyorsanız, bu formun ve 1966 haberlerinin de açıklanması gerekiyor. Formdaki bütün mesafe ve hız tahminlerini ölçüm kabul etmiyorum; fakat bir öğrencinin neyi tarif ettiğini, olaydan hemen sonra nasıl anlattığını öğreniyoruz.

Fen öğretmeni Andrew Greenwood ise 21 Nisan tarihli Dandenong Journal haberinde gümüşümsü cismin görünüşünün açı değiştirdikçe farklılaştığını, çevresinde küçük uçaklar bulunduğunu anlatmıştı. Öğretmenin gözlemi ile öğrencilerin heyecanını tek torbaya atıp “çocuklar birbirini gaza getirmiş” demek bana kolaycılık geliyor. Uçakları izlediğini söyleyen yetişkin tanığın anlatımı ayrıca ele alınmalı.

Gazetenin peşine düştüğü ayrıntı: pilotlar

Victoria Eyalet Kütüphanesi’nin gösterdiği gazete sayfalarında olayın kendi zamanında ne kadar dikkat çektiği görülüyor. 14 Nisan sayısında okulun sessizliği, 21 Nisan sayısında ise cisme yakın uçtuğu bildirilen pilotların kimliği tartışılıyor. Uçak meselesi küçücük bir dipnot değil. Öğretmenin tarif ettiği hareketlerin başka bir bakış açısından karşılaştırılabileceği kişiler bunlar.

  • Uçaklar tam olarak hangi bölgede, hangi saatteydi?
  • Okuldan bakıldığında aynı hizada görünen cisimle gerçekten yakın mıydılar?
  • O günkü uçuş ve balon kayıtlarının hangileri bu gözlemle doğrudan eşleştirilebiliyor?

Balon açıklamasını yalnızca “balon olabilir” cümlesiyle yeterli bulmuyorum. Önerilen balonun uçuşu, saati ve rüzgârla izleyeceği yol anlatımla karşılaştırılmalı. UFO ihtimaline karşı çıkan kişinin de somut bağlantı kurması lazım. İsmi konmuş bir ihtimal, tanımlanmış bir cisim demek değil.

Shane Ryan’ın tanıklara ulaşmak için yaptığı çalışma ve hayatta olan öğrencilerin anlattıkları ABC’nin 2026 tarihli dosyasında bir araya geliyor. Tania Vassie yön değiştiren bir diskten, Ken Stallard belirgin gümüş bir cisimden söz ediyor. Bunlar aynı ayrıntının kopyaları değil; farklı konumlardan bakmış insanların anlatımları. Özellikle iniş yeri ve yerdeki izler konusunu, gökyüzünde cisim görenlerin sayısıyla birbirine karıştırmadan okumak gerekiyor.

Benim için Westall, UFO tanıklarının baştan alaya alınmasının ne kadar çok şeyi kaybettirdiğini gösteriyor. O gün görülen şeyin ne olduğunu bulmak istiyorsak, okulun bahçesindeki insanları konuşmanın dışına itemeyiz. Phoenix’te yıllar sonra ortaya çıkıp gördüğünü anlatan valiyle burada konuşmaya devam eden eski öğrencilerin ortak yanı bu: kendilerine hazır bir cevap verilmiş olması, yaşadıklarını unutmalarını sağlamamış.