İki ayrı savaş uçağı yaklaşıyor, iletişim ve gösterge sorunları bildiriliyor; uzaklaşıldığında sistemler geri geliyor. UFO konularında “pilot da yanılabilir” denip geçildiğinde aklıma gelen dosyalardan biri bu. Elbette pilot yanılabilir. Peki burada anlatılan bütün olay sırası, radar teması ve yaklaşma anları ne olacak?

18 Eylül’ü 19 Eylül 1976’ya bağlayan gece, Tahran’ın kuzeyindeki Shemiran çevresinden gökyüzündeki alışılmadık ışıklar için telefonlar geliyor. Olayı incelemek üzere İran Hava Kuvvetlerine ait F-4’ler kaldırılıyor. O yıllarda İran’ın kullandığı Amerikan yapımı F-4 Phantom II, iki kişilik mürettebatıyla önleme görevleri yapan bir uçak. Yani hikâyenin merkezinde yerde ışık seyreden bir kişi kadar, onu yakından incelemeye gönderilmiş hava mürettebatı da var.

İran Hava Kuvvetleri F-4D filosu, 1971; olayda kullanılan uçak tipinin tarihî görüntüsü.
İran Hava Kuvvetleri F-4D filosu, 1971; olayda kullanılan uçak tipinin tarihî görüntüsü. Üreticisi bilinmiyor · Public domain

Rapordaki üç kritik aşama

Olayın ardından Amerikan askerî kanallarına geçen mesaj NSA’nın yayımladığı belgeler arasında bulunuyor. Belgenin okunabilir dökümü ve sayfa görüntülerine de buradan ulaşılabiliyor. Ayrıntıları kaybetmemek için en önemli kısmını sıralayayım:

  1. İlk F-4: Yaklaşık 01.30’da kalkıyor. Cisme yaklaşık 25 deniz mili, yani 46 kilometre mesafedeyken gösterge ve haberleşme kaybı bildiriliyor. Takibi kesip uzaklaşınca sistemlerin geri geldiği anlatılıyor.
  2. İkinci F-4: Yaklaşık 01.40’ta kalkıyor. Arka koltuktaki mürettebatın 27 deniz milinde radar kilidi aldığı, yaklaşma sürerken hedefin mesafeyi yeniden açtığı kaydediliyor.
  3. Silah kullanma girişimi: Ana ışıktan ayrıldığı bildirilen başka bir ışıklı nesne uçağa yöneliyor. Pilot AIM-9 füzesi kullanmaya çalıştığında silah kontrol paneli ve iletişim kaybı yaşandığı anlatılıyor.

Bu sıra önemli. Konunun dikkat çekici yanı yalnızca “ışık çok parlaktı” değil; mürettebatın, yaklaşma ve uzaklaşmayla birlikte değiştiğini anlattığı durum. Bir UFO’nun uçağın elektronik sistemlerine müdahale edebilmesi ihtimalini bu yüzden ciddi buluyorum. Burada elimizdeki kayıt, mürettebat anlatımlarını aktaran istihbarat mesajı; uçuşun bütün ham radar verisi değil. Yine de mesajın söylediğini görmezden gelmek için bu ayrımı bahane edemeyiz.

Radar yankısının bir Boeing 707’ye benzetilmesi de sık yanlış aktarılıyor. Bu, karşımızda cetvelle ölçülmüş 707 boyunda bir gövde olduğu anlamına gelmiyor; radardaki dönüşün büyüklüğüne ilişkin karşılaştırma. Görsel büyüklük ise parlaklık yüzünden kestirilemiyor. Gerçek ayrıntı zaten yeterince çarpıcı; üstüne ölçülmemiş bir kilometrelik ana gemi eklemeye gerek yok.

İran’a ait bir F-4 havada yakıt alırken; UFO takibinin fotoğrafı değildir.
İran’a ait bir F-4 havada yakıt alırken; UFO takibinin fotoğrafı değildir. IRIAF · Public domain

Parviz Jafari, bu takipteki pilot olarak yıllar sonra açıkça konuşan isim. 2007’de Washington’daki tanık buluşmasında da olayını anlattı; CNN’in o günkü yayını Jafari’nin sözlerine yer veriyor. Onun gördüğünü bir araç olarak yorumlamasını önemli buluyorum. O gece görev yapan insanın kanaatini sırf alışılmış açıklamalara uymuyor diye dışarı atamayız.

Bir yıldız, arıza ve tesadüf demek yeterli mi?

NICAP’ın topladığı araştırmalar arasında Bruce Maccabee’nin incelemesi de var. Maccabee, cismin uçakların davranışına tepki veriyor gibi görünmesini ve elektronik sistemlerdeki sorunları özellikle öne çıkarıyor. Burada savunulan şey, gökyüzündeki her parlak noktayı uzay aracı kabul etmek değil. Bu olay sırasını açıklamaya çalışan bir görüş.

Ben de bu dosyada UFO ihtimalinin güçlü olduğunu düşünüyorum. Sadece yıldız yanılgısı önerilecekse, radar temasının ve iki uçakta bildirilen sorunların nasıl aynı hikâyeye girdiği açıklanmalı. Sadece arıza denilecekse, yakınlaşma ve uzaklaşma anlatısıyla ilişkisi ele alınmalı. Birbirinden bağımsız birkaç ihtimali arka arkaya söylemek, hepsinin o gece yaşandığını göstermiyor.

Colares’te ışıkların insanlara etkisi, burada uçak sistemlerine etkisi tartışılıyor. İkisini aynı teknoloji ilan edemem ama araştırılabilecek bir ortak soru var: Bu anlatılarda neden yalnızca görülme değil, çevreyle etkileşim de tarif ediliyor? Tahran dosyasını güçlü yapan da tam olarak bu etkileşim iddiası.