Belçika UFO dalgasını aratınca karşınıza genellikle karanlık bir üçgen ve köşelerindeki ışıklar çıkıyor. Sonra bütün tartışma o fotoğrafın üstüne yıkılıyor. Oysa bu dosya tek bir kişinin tek bir gece çektiği kareden ibaret değil. Aylar boyunca gelen bildirimler, jandarmaların anlattıkları, bir sivil araştırma kuruluşunun topladığı kayıtlar ve savaş uçaklarının devreye girdiği ayrı bir gece var.

Wilfried de Brouwer’in Belçika UFO gözlemleri hakkındaki basın toplantısından fotoğraf.
Wilfried de Brouwer’in Belçika UFO gözlemleri hakkındaki basın toplantısından fotoğraf. · Arşiv: RR0
Belçika’daki üçgen cisim anlatıları ile radar takibini birlikte hatırlatan özgün illüstrasyon; fotoğraf veya radar verisi değildir.
Belçika’daki üçgen cisim anlatıları ile radar takibini birlikte hatırlatan özgün illüstrasyon; fotoğraf veya radar verisi değildir. · Medussa.

29 Kasım 1989’da Eupen çevresinde bildirilen olaylar, dalganın en çok anılan başlangıç noktalarından. İnsanlar alçakta, ağır hareket eden, belirgin ışıkları bulunan büyük cisimler tarif ediyor. Bazı anlatılarda üçgen biçim özellikle öne çıkıyor. Benim burada dikkatimi çeken şey “çok kişi görmüş” cümlesinden fazlası: Aynı bölgede, farklı görev ve güzergâhlardaki insanların neyi birbirinden bağımsız söylediğini ayırabilmek.

Petit-Rechain fotoğrafı. Fotoğrafçı 2011’de ışıklı bir maket kullandığını söyledi; görüntü, Belçika dalgasının diğer tanıklıklarıyla aynı kayıt değil.
Petit-Rechain fotoğrafı. Fotoğrafçı 2011’de ışıklı bir maket kullandığını söyledi; görüntü, Belçika dalgasının diğer tanıklıklarıyla aynı kayıt değil. · J.S. Henrardi · Public domain

SOBEPS bu bildirimleri toplayan kuruluştu. Daha sonra COBEPS çevresinde yayımlanan Franck Boitte’nin değerlendirmesi, kayıt tutmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bildirim sayısı, tanık sayısı ve araştırılan olay sayısı ayrı ayrı ele alınıyor. Bunları tek bir büyük rakama çevirince hikâye etkileyici görünüyor, fakat hangi insanın hangi olayı gördüğünü kaybediyoruz. Ben sayıyı şişirmektense iyi kaydedilmiş birkaç gözlemi uzun uzun okumayı tercih ederim.

Moignelée–Sambreville dosyasında yayımlanan fotoğraf: ön plandaki yapı ve yatay ip de kadrajda.
Moignelée–Sambreville dosyasında yayımlanan fotoğraf: ön plandaki yapı ve yatay ip de kadrajda. · Franck Boitte / COBEPS raporu, s. 33

F-16’ların kalktığı gece

30–31 Mart 1990 gecesi, radar temasları ve havalanan iki F-16 nedeniyle dosyanın askerî yönü öne çıkıyor. Burada üç ayrı göz var: Yerde göğe bakan insanlar, yer radarları ve uçaktaki cihazlar. Birinin gördüğünü diğerinin otomatik olarak gördüğünü varsayamayız. Ama kayıtları yan yana koyabildiğimiz ölçüde, sıradan bir “ışık gördüm” anlatısından çok daha ayrıntılı bir olay dizisi çıkıyor.

Aynı Moignelée–Sambreville serisinin diğer görüntüleri; Petit-Rechain fotoğrafından ayrı bir dosya.
Aynı Moignelée–Sambreville serisinin diğer görüntüleri; Petit-Rechain fotoğrafından ayrı bir dosya. · Franck Boitte / COBEPS raporu, s. 34

Pilotların görsel olarak uzay aracı teşhis ettiği bir sahne anlatmıyorum. Tartışmanın güçlü tarafı, radar temaslarının hangi koşullarda oluştuğu ve neden takip edilmeye değer görüldüğü. Radardaki bir değişimi hemen inanılmaz bir ivmeye çevirmek de, bütün temasları tek kelimeyle silmek de bana kolaycılık geliyor. O gecenin saatleri, kilitlenme süreleri ve diğer cihazlardaki karşılıkları konuşulmalı. Türkçe vaka aktarımı genel bir giriş sunuyor; ayrıntı için olay kayıtlarıyla birlikte okumak daha iyi.

Moignelée–Sambreville fotoğraf serisindeki parlak biçimin diğer görünümü.
Moignelée–Sambreville fotoğraf serisindeki parlak biçimin diğer görünümü. · Franck Boitte / COBEPS raporu, s. 34
  • Kasım 1989: Yerdeki gözlemler ve jandarma bildirimleri.
  • Mart 1990: F-16 müdahalesi ve radar tartışması.
  • Fotoğraflar: Ayrı kişilerden, ayrı tarihlerde gelen görüntüler.

Bu üç satırı özellikle ayırdım. Çünkü Petit-Rechain fotoğrafının üreticisi 2011’de bir maketle sahte görüntü yaptığını açıkladı. Bu kareyi gerçek bir aracın fotoğrafı olarak dolaştırmak doğru değil. Fakat bundan “o hâlde aylar boyunca yapılan bütün gözlemler de aynı kişinin maketiydi” sonucu çıkmıyor. Araştırma kuruluşunun kendi içinden gelen eleştiriler de zaten bu ayrımı tartışıyor. Bir görüntüdeki sorun başka kayıtlardaki soruları otomatik olarak cevaplamıyor.

Bence Belçika dosyasının asıl yüzü, internette en çok paylaşılan üçgen fotoğrafı değil; tarihlerine göre ayrılmış tanık dosyaları. Calvine’de tek bir baskının yolculuğunu konuşurken burada yüzlerce bildirimin birbirine karışmasını konuşuyoruz. Benzer görünen gökyüzü şekillerinin altında bambaşka kayıt sorunları var. Onları ayrı tutabildiğimizde araştıracak daha az şey kalmıyor; daha doğru sorular kalıyor.