UFO deyince herkesin aklına gökyüzüne bakıp heyecanlanan insanlar geliyor. Colares’te anlatılan tablo çok daha rahatsız edici. İnsanlar ışıkları seyretmeye çıkmıyor; onlardan korunmaya çalışıyor. Gece bir arada kalmak, ateş yakmak, tek başına dışarı çıkmamak... 1977’de Brezilya’nın Pará kıyısında yaşanan korkuyu, yalnızca “uzaktan bir ışık görmüşler” diye anlatınca olayın esasını kaybediyoruz.

Bölgedeki anlatılarda ışıklar insanlara yaklaşıyor, üzerlerine dar ışınlar yöneltiyor; etkilendiğini söyleyenler güçsüzlükten, yanık benzeri izlerden ve küçük deliklerden söz ediyor. Halkın kullandığı chupa-chupa adı, ışıkların insanlardan kan veya güç çektiği inancıyla ilişkili. Araştırmanın adı ise Operação Prato: Brezilya Hava Kuvvetlerinin yürüttüğü “Tabak Operasyonu”.

Colares’in Brezilya’nın Pará eyaletindeki konumu.
Colares’in Brezilya’nın Pará eyaletindeki konumu. Raphael Lorenzeto de Abreu · CC BY-SA 3.0

Doktora kadar ulaşan bir korku

Wellaide Cecim Carvalho, olay sırasında Colares’te çalışan hekim. Onun aktardıkları, yaralanma anlatılarının neden hâlâ önemsendiğini gösteriyor. Hastaların sözünü yalnızca sokaktaki söylenti olarak duymuyoruz; bunları değerlendiren bir doktorun anlatımını da okuyabiliyoruz. Operação Prato araştırma ekibinin yayımladığı incelemede, 31 Ekim 1977’de askerler tarafından kayda alınan ifadesinin dökümü de gösteriliyor.

Bu kaydı okurken benim takıldığım, insanların bedenlerindeki izlerle gökyüzünde gördükleri arasında bir ilişki kurmuş olması. O ilişkinin mekanizmasını çözmeden “enerji emen silah bulundu” diyemeyiz. Ama doktorun anlattığı vakalar ortadayken, insanları dinlemeden hepsine toplu korku etiketi yapıştırmak da cevap sayılmaz. Işık nereye tutulmuş, iz nerede oluşmuş, etkilenme ne kadar sürmüş? Konunun asıl araştırılacak kısmı bunlar.

Hekimlerin deneyimi tek değil. Wellaide’den sonra çalışan Luiz Fernando Pinto Marques, yıllar sonra verdiği görüşmede hızlı hareket eden ışıkları kendisinin de gördüğünü, fakat bu tür yaralanmalarla gelen hastaları tedavi etmediğini anlatıyor. Bunu “diğeri yalan söylüyor” diye okuyamayız; aynı dönemin farklı evrelerinde farklı şeylerle karşılaşmışlar. Ben ışıkları görmüş başka bir doktorun daha konuşmasını dosyayı küçülten değil, ayrıntılandıran bir gelişme olarak görüyorum.

Askerlerin işi yalnızca söylenti toplamak değildi

Operasyonun başındaki Uyrangê Hollanda, 1997’de Revista UFO’ya verdiği uzun görüşmede ekibin farklı gözlem noktalarına ayrıldığını, telsizle haberleştiğini ve gündüzleri tanık ifadeleri topladığını anlatıyor. İsim, yer, saat ve tariflerin kayda geçirilmesinden söz ediyor. Kendi tutumunu da başlangıçta şüpheci olarak tarif ediyor; gördüklerini hemen dünya dışı sayan biri gibi anlatmıyor.

  • Yerel anlatımlar: İnsanların nerede ve ne zaman etkilendiğine ilişkin ifadeler.
  • Sağlık tarafı: Muayene ve hekim anlatımlarında geçen bulgular.
  • Saha gözlemi: Askerlerin ışıklara ilişkin tuttukları kayıtlar.

Bu üç katman birbirine bağlandığında Colares’in neden sıradan bir UFO söylentisinden ayrıldığı anlaşılıyor. Özellikle Hollanda’nın gözlem yapan ekibin içinden konuşması önemli. Yine de onun yirmi yıl sonra anlattığı her ayrıntıyı, 1977’de tutulmuş raporun cümlesi gibi aktarmamak lazım. Anlatım ile belgeyi yan yana okumak çok daha ilginç.

Operação Prato belgelerinin düzenini gösteren sonradan hazırlanmış şema.
Operação Prato belgelerinin düzenini gösteren sonradan hazırlanmış şema. Hélio Aniceto · CC BY-SA 4.0

24 Haziran 2022’de Brezilya Senatosunda yapılan ufoloji oturumunda araştırmacı Rony Vernet, Colares ve askerî soruşturma üzerinde ayrıca durdu. Bu bağlantıyı “Senato uzaylıları onayladı” diye vermiyorum; konuyu araştıran kişinin anlatımını kesintisiz okuyabilmek için veriyorum. Kısa videolarda kaybolan isimler ve olay sırası burada takip edilebiliyor.

Ben Colares dosyasının UFO ihtimalini ciddiye almak için güçlü bir gerekçe sunduğunu düşünüyorum. İnsanların yaşadığı korkuyu tanımak, doktorun sözünü dinlemek ve sahadaki ekibin ne kaydettiğine bakmak gerekiyor. Shag Harbour’da suya iniş, Tahran’da uçaklara yaklaşma konuşuluyor; burada ise doğrudan insanlara yönelen ışık anlatıları var. Bu yüzden Colares benim için hem en ilginç hem de en huzursuz edici vakalardan biri.