Kulenin eski fotoğrafına bakın: tepede kocaman bir başlık, altında ahşap bir iskelet, yanında laboratuvar. Bitmemiş bir inşaat gibi duruyor; ama etrafında dönen hikâye dünyanın enerji düzenini değiştirecek kadar büyük. Nikola Tesla burada yalnızca daha iyi bir radyo istasyonu düşünmüyordu. Bilgi ve elektriği büyük mesafelere ulaştıran bir dünya sistemi hayal ediyordu.

Wardenclyffe için inşaat 1901’de Long Island’da başladı. J. P. Morgan’ın sağladığı finansman, ticari haberleşme beklentisiyle de ilişkiliydi. Projenin büyüyen kapsamı, maliyetleri ve sonuç alma süresi, yatırımcıyla mucidin aynı geleceği satın almadığını düşündürüyor. Tesla Science Center’ın proje tarihini okurken asıl çatışma burada beliriyor: Tesla’nın düşündüğü sistemle finanse edilebilen sistem arasındaki mesafe.
“Kablosuz” ile “ücretsiz” arasındaki fark
Elektriğin kablosuz taşınması, kaynağında üretilmesi için enerji harcanmayacağı anlamına gelmiyor. Kullanıcıya ücret çıkarmayan bir hizmet de teknik olarak maliyetsiz değil. Tesla’nın herkesin erişebileceği bir sistem istemesiyle, Dünya’dan sınırsız ve bedelsiz enerji çıkaran tamamlanmış bir santral kurduğu iddiasını aynı cümleye koymayalım. İlki büyük bir hedef; ikincisi ayrı bir deneysel sonuç gerektiriyor.
- Haberleşme sinyali göndermekle bir makineyi çalıştıracak gücü iletmek aynı yük değil.
- Kısa mesafedeki gösteriyle dünya çapında şebeke kurmak arasında kayıp, alıcı ve güvenlik sorunları var.
- Yatırımın kesilmesi gerçek bir tarihsel olay; kesilmenin tek sebebini bir komplo cümlesine indirmek ise yorum.

“Peki elektriğin sayacını nereye takacağız?” sözünü Morgan’ın ağzına yerleştiren anlatı çok etkili. Fakat dolaşan sözün kendisini belge yerine koymadan da para meselesini tartışabiliriz. Bir yatırımcıdan, gelir modelini belirsizleştiren ve bütçesi büyüyen projeyi desteklemeye devam etmesini beklemek neden gerçekçi olsun? Öte yandan yalnızca ticari getirisi kolay hesaplanabilen fikirler destekleniyorsa, hangi olasılıkları daha doğmadan kaybediyoruz? Burada konuşulacak ciddi bir çıkar çatışması var; sahte diyalog eklemeye gerek yok.
Kule 1917’de söküldü. Ama fotoğraflar, patentler ve laboratuvar izi kaldı. Bugünkü kablosuz şarj cihazını doğrudan Wardenclyffe’nin tamamlanmış hâli saymak da doğru değil; çalışma mesafesi ve yöntemi farklı. Buna rağmen her kablosuz güç uygulaması, Tesla’nın sorduğu sorunun ne kadar kalıcı olduğunu hatırlatıyor.
Stanley Meyer’in su yakıtı iddiasıyla ortak tarafı “bedava enerji” etiketi altında toplanmaları. Teknik olarak aynı şeyi söylemiyorlar. Tesla’yı anlamaya, başkasının iddiasını ona yapıştırmadan başlamak lazım. Eski Tesla biyografisinin yanına bu yüzden yalnızca kuleye odaklanan ayrı bir dosya koydum.

—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle