Bir mucit mikroorganizmaları farklı biçimde gördüğünü söylüyor. Sonra onlara uygun frekansı uygulayıp yok edebileceğini ileri sürüyor. Yıllar geçtikçe anlatı büyüyor: Tedavi bulunmuş, güçlü çevreler engellemiş, cihaz kaybolmuş. Royal Raymond Rife etrafındaki hikâyenin insanı yakalayan tarafı bu. Kanser gibi korkulan bir hastalığın çözümünün elden alınmış olması fikri, yalnızca teknik bir iddia değil; öfke ve umut da taşıyor.

Önce gerçekten elde olan nesneye bakalım. Rife’ın mikroskopları ve fotoğraf düzenekleri tarihsel görüntülerde mevcut. 1929 tarihli mikroskop lambası patenti de okunabiliyor. Bu belge, aydınlatmanın düzeneğe yerleştirilmesini ve ışığın kontrolünü anlatıyor. Dolayısıyla “adam ve bütün cihazları hayal ürünü” demek yanlış olur. Fakat bir optik aletin varlığı, tedavi iddiasının da aynı belgeyle doğrulandığı anlamına gelmiyor.
Aynı ad altında iki ayrı cihaz
Mikroskopla bir yapıyı görüntülemek başka iş; hastadaki bir tümörü güvenli ve etkili biçimde tedavi etmek başka. Popüler anlatımda ikisi “kanseri gören ve ışıkla öldüren makine” diye birleşiyor. Rife’ın savunucuları ise hastalıkla ilişkili belirli bir titreşim oranının hedeflenebileceğini anlatıyor. Bugün Rife adıyla satılan frekans üreteçleri çoğunlukla düşük enerjili elektromanyetik alan iddiaları taşıyor; hepsini tarihsel mikroskobun kendisi sanmak hatalı.

Rife Historical Documents gibi savunucu arşivlerde farklı mikroskop modellerinin ve parçaların fotoğrafları bulunuyor. Bu malzemeler, cihazın teknik tarihini araştırmak için değerli. Ama fotoğrafın yanında yazan tedavi başarısını ayrıca değerlendirmek gerekiyor. Bir laboratuvar masasının görüntüsü hastaların tanılarını, uygulanan diğer tedavileri ve uzun dönemli sonuçlarını göstermiyor.
- Hangi tarihsel cihazdan söz ediliyor: mikroskop mu, ışın/frekans düzeneği mi?
- İddia laboratuvar örneği üzerinde mi, insanlarda mı sınanmış?
- Hastaların başlangıç tanıları ve sonraki takipleri nerede?
- Sonucu cihazı tanıtan ekipten bağımsız kim tekrarlamış?
“1934’te hastalar iyileştirildi” anlatısını bu yüzden kayıtsız bir sonuç cümlesine çevirmiyorum. Cancer Research UK’nin değerlendirmesine göre Rife cihazlarının kanseri tedavi ettiğini gösteren güvenilir klinik kanıt bulunmuyor. Bu, bütün elektromanyetik araştırmaları aynı torbaya atmak değil; bu cihaz ve bu tedavi vaadi için söylenen sonuç.
Tıbbın tarihinde çıkar çatışmaları, hatalar ve görmezden gelinen çalışmalar araştırılabilir. Bunun için işe yaradığı gösterilmemiş bir tedaviyi kanıtlanmış ilan etmek gerekmiyor. Hastalığı üzerinden umut satılan insan, bu hikâyenin seyircisi değil. Rife’ı merak edebiliriz; onun adına pazarlanan aygıtları kanser tedavisinin yerine koyamayız.

—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle