Bitmemiş bir makineyi başarısızlık diye rafa kaldırmak kolay. Babbage’ın hikâyesi tam da bu yüzden güzel: Kendi döneminde tamamlanamayan tasarımlarından biri, çok sonra çizimlerine göre inşa edildi ve çalıştı. Fikir ile onu üretebilecek atölye aynı tarih çizgisinde yürümeyebiliyor.

Babbage tasarımına dayanan Fark Makinesi’nin sonraki yapımı.
Babbage tasarımına dayanan Fark Makinesi’nin sonraki yapımı. · Jitze Couperus from Los Altos Hills, California, USA · CC BY 2.0

Önce iki makineyi ayıralım. Fark Makinesi belirli sayısal tabloları sonlu farklar yöntemiyle üretmek için tasarlanıyor. Analitik Makine ise bellek, işlem bölümü ve kartlarla yönetilen daha genel bir hesaplama düzeni fikrine uzanıyor. İkisinin fotoğrafını aynı “ilk bilgisayar” etiketiyle paylaşınca Babbage’ın düşüncesindeki değişim kayboluyor.

Tablolardaki baskı ve hesap hataları, soyut bir matematik yakınması değildi. Navigasyon, mühendislik ve ticaret böyle tablolara dayanıyordu. Hesabın otomatik yapılması kadar çıktının doğrudan basılması da önemliydi: Sonucu tekrar elle kopyalarsanız hatayı geri çağırabilirsiniz.

Fark Makinesi’nin dişli ve sayı düzeni.
Fark Makinesi’nin dişli ve sayı düzeni. · Don DeBold from San Jose, CA, USA · CC BY 2.0

Science Museum’un kayıtları, 1991’de tamamlanan Fark Makinesi No. 2’yi bu nedenle özellikle ilginç kılıyor. Bu, Babbage’ın hayattayken kurduğu dev bir bilgisayarın fotoğrafı değil; tarihsel çizimlerden yapılan sonraki bir yapım. Modern bir üretim başarısı, eski tasarımın uygulanabilirliğini sınamış oluyor.

  • Dişli toleransları hesap kadar önem taşıyor.
  • Bir parçadaki sıkışma sonraki basamaklara taşınabiliyor.
  • Finansman ile tasarımın sürekli değişmesi, imalatı zorlaştırıyor.

“Zamanının ötesindeydi” demekle yetinince bu zorlukları biraz sisin içine atıyoruz. Metal dişlinin pahalı, ustanın zamanı sınırlı, işverenin sabrı sonlu. Babbage’ın tasarım masasıyla bugünkü yazılım projeleri arasında beklenmedik bir akrabalık var. Lovelace’ın notlarını da bu bitmemiş donanımın etrafında doğan düşünceler olarak okumak gerekiyor; çalışan dizüstü bilgisayarın başında yazılmış kodlar gibi değil.

Farklar yönteminin cazibesi, uygun tabloları tekrar eden toplamalarla üretmeye elvermesi. Karmaşık bir ifadenin her değerini en baştan hesaplamak yerine düzenli bir işlem zinciri kurabiliyorsunuz. Mekanik bir aygıt için bu büyük avantaj: Çok farklı işi yapan karmaşık bir düzen yerine aynı güvenilir hareketi tekrar ettirmek.

Analitik Makine’de hedef büyüyor. Bir tabloyu üretmekten, farklı işlem dizilerini çalıştırabilecek yapı düşüncesine geçiliyor. Depolanan değerlerle işlemi yapan bölümün ayrılması ve kartlarla kontrol, makinenin yalnızca boyunu değil kavramsal kapsamını değiştiriyor. Bu yüzden iki tasarımın adını karıştırmak küçük bir isim hatası değil; Babbage’ın neyi genişletmeye çalıştığını kaçırmak.

Sonraki yapımın çalışması da bütün tarihsel tartışmaları tek başına kapatmıyor. “Bu tasarım üretilebilirmiş” başka, “o dönemin aynı bütçesi ve iş ilişkileriyle kesin tamamlanırdı” başka. Metalin izin verdiği şeyle kurumların, paranın ve insan ilişkilerinin izin verdiği şey bazen çakışmıyor. Bitmeyen projede yalnızca bir mucidin inadı değil, bütün bu sınırlar var.

Analitik Makine’nin 1840 tarihli planının arşiv görüntüsü.
Analitik Makine’nin 1840 tarihli planının arşiv görüntüsü. · ArnoldReinhold · CC BY 4.0