Peki Marilyn Monroe gerçekte nasıl ve neden öldü? İntihar mı etti yoksa öldürüldü mü? İşte bugüne dek ölümüyle ilgili ortaya atılan teoriler ve gerçekler.
Teori 1: İntihar Etti
Marilyn Monroe, 5 Ağustos 1962'de Los Angeles'daki evinin yatak odasında ölü bulundu. O sırada 36 yaşındaydı. Monroe'un komşuları ve bazı görgü tanıkları, gizlice bir ambülansa bindirildiğini ve birkaç saat sonra evine tekrar getirildiğini söylüyor. Bu esnada kimliği belirsiz kişilerin Monroe'un evine girip bazı eşyaları aldığı da iddialar arasında. Zira Monroe'un bir intihar mektubu bulunamadığı, günlüğü de dahil olmak üzere bazı özel eşyalarının kayıp olduğu, evin kahyası Eunice Murray tarafından da doğrulandı. Her ne olursa olsun, otopsi sonucunda ölüm sebebi "yüksek dozda Barbitürat alımı" (sakinleştirici ve uyku ilacı) ve "muhtemel intihar" olarak kayıtlara geçti.
Adli tabibin raporuna göre, Marilyn Monroe 40'tan fazla Nembutal hapı yutarak aşırı doz aldı. Ancak, midesinde hiç ilaç bulunamadı. Thomas Noguchi'nin ikinci açıklamasına göre ise Marilyn Monroe bir bağımlıydı; daha önceden kullandığı uyuşturucular yüzünden ilaçlar daha çabuk sindirilmişti.
Tabii komplo teorilerine göre midesinde bulunamayan ilaçlar onun FBI, CIA veya kendi hizmetçisi tarafından öldürülüp örtbas edildiğini gösteriyor.
Teori 2: CIA Monroe'yu Öldürdü, Ölümüne İntihar Süsü Verdi
Marilyn Monroe'nun ABD başkanı John F. Kennedy ile aşk yaşadığı, hatta aynı dönemde Kennedy'nin kardeşi Robert (Bobby) ile de ilişkisi bulunuyordu. Öyle ki Monroe'un sakinleştiricilerin ve alkolün etkisindeyken direkt olarak Oval Ofis'i aradığı, Kennedy'yle görüşmek için diller döktüğü birkaç kez yazılıp çizilmişti. 1962'de Monroe Madison Square Garden'da "Mutlu Yıllar Bay Başkan" şarkısını söyledikten sonra söylentiler iyice ayyuka çıktı. Aynı yıl Monroe'nun Kennedy'lerle görüşmeyi durdurması istendi. Monroe ise yakın çevresine kardeşlerin ona yaşattığı acıları ödeteceğini, hatta "onları ifşa edeceğini" söylemeye başladı.
Bir komplo teorisine göre, Monroe ile birlikteliğinin politik kariyerine zarar vereceğini düşünen Kennedy, CIA'daki bir birime bu olayı "halletmesi" konusunda emir vermişti. CIA de alkol ve uyuşturucu bağımlılığı herkesçe bilinen, uzun zamandır depresyonda ve dengesiz durumda olan Monroe'ya yüksek dozda ilaç vererek onu intihar etmiş gibi gösterdi.
Teori 3: John F. Kennedy'nin Kardeşi Bobby Onu Öldürdü
2013 yılında ortaya çıkan belgelere göre, Marilyn Monroe'yu sürekli takip eden, Hollywood'un ünlü özel dedektiflerinden Fred Otash, öldüğü gece neler olduğunu biliyordu. 1992'de ölen Otash'in günlükleri 2013 yılında kızı tarafından bulundu ve pek çok gazetede manşet oldu. Monroe'nun evine dinleme cihazları yerleştiren Otash, günlüğüne "Marilyn Monroe'nun ölümünü dinledim" şeklinde not düşmüştü.
Otash'in günlüklerine göre, Monroe öldüğü gece hem Başkan Kennedy ile hem de kardeşi Bobby ile büyük bir kavga yaşamış; kardeşlerin kendisini "bir et parçası gibi oradan oraya savurduğunu" yazmıştı. Günlükteki notlarda "Monroe çığlık çığlığa bağırıyordu ve kardeşler onu susturmaya çalışıyordu. Kadının yatak odasındalardı ve Bobby bir yastığı yüzüne bastırıp, komşular duymasın diye onu susturmaya çalıştı. Sonunda sesi kesildi ve Bobby de oradan bir an önce çıkmanın yollarını aradı." yazıyor. Otash, kısa bir süre sonra Monroe'nun ölüm saatinin yaklaşık olarak bu kayıtları yaptığı saatler olduğunu öğrenmiş.
Teori 4: Doktorları Onu Yanlışlıkla Öldürdü
Bir başka teoriye göre Monroe'nun ölüm sebebi doktorları. O sıralar 3. kocası Joe DiMaggio ile ayrılık arefesinde olan ve ağır bir depresyon yaşayan Monroe, terapistlerinin tavsiyesiyle güçlü sakinleştirici ilaçlar kullanıyordu. Nembutal adlı sakinleştirici ilaca bağımlılığının azalması için doktorları ona kloral hidrat da yazmıştı. Bu yüzden Monroe'nun elindeki sakinleştiricileri karıştırdığı ve ilaçlardan zehirlenerek ölmüş olabileceği de iddialar arasında. Bir başka iddia da doktorların ilaçların bir arada kullanılmasının ölümcül sonuçları olabileceğini bilmediği ve bu yüzden yanlışlıkla onun ölümüne sebep olmuş olabileceği şeklinde.
Diğer Şüpheler
- 5. Otopsi tamamlanamadı: Dr. Noguchi otopsiden sorumluydu ancak elinde pek incelemelik madde yoktu. Monroe'nun cesedi morga geldiğinde bağırsaklarından ve midesinden alınan örnekler yok olmuştu. Test edilen tek yerler karaciğeri ve kanından örneklerdi.
- 6. Hizmetçinin çarşafları yıkadığı: Los Angeles Polis Departmanı'ndan Jack Clemmons, geldiğinde hizmetçinin çamaşır yıkadığını ve Eunice Murray'nin tuhaf davrandığını not etti.
- 7. Kaygı verici mesaj: Monroe öldüğü gece çok fazla insanla telefon konuşması yaptı. Bunlardan biri John F. Kennedy'nin kayınbiraderi Peter Lawford'dı. Lawford'a göre Monroe uyuşturucu etkisindeydi ve "Patricia'ya hoşça kal de, başkana hoşça kal de ve kendine hoşça kal de, çünkü sen iyi bir adamsın" dedi.
- 8. Teoriler 1970'lere kadar önem kazanmadı: Norman Mailer'ın biyografisi Monroe'nun cinayete kurban gittiğini iddia eden ilk kaynaklardan biriydi. 1975'te Anthony Scaduto, Monroe'nun Kennedy kardeşler tarafından öldürüldüğünü ve devlet sırlarını sakladığı kırmızı bir defteri olduğunu iddia etti.
- 9. 30 dakikada 'mutlu'dan 'ölüm döşeği'ne: Monroe 19:00-19:15 arasında Joe DiMaggio Jr.'dan neşeli bir telefon aldı; 19:40-45 civarında son aramasını Lawford'dan aldı ve konuşma sırasında kendini lekelenmiş hissediyordu.
- 10. İlk bilgilendirilen polis olmadı: Monroe'nun psikiyatrı Dr. Greenson ve hekimi Dr. Engelberg eve vardıktan sonra polise haber verildi. Monroe 3:00'da cansız bulunduktan bir buçuk saat sonra polis bilgilendirildi; bu süre boyunca Murray, Greenson ve Engelberg evde yalnızdı.
- 11. Dava 1982'de neredeyse tekrar açılıyordu: Los Angeles Başsavcısı John Van de Kamp davanın tekrar incelenmesini istedi. Büyük bir araştırmadan sonra Monroe'nun cinayete kurban gitmediğine karar veren Van de Kamp, Monroe'nun ya intihar ettiğini ya da yanlışlıkla aşırı doz aldığını belirtti.
- 12. Hizmetçinin ifadesi sık sık değişiyordu: Eunice Murray'in ifadesi o gece sık sık değişti. İlk başta 3:00 gibi uyandığını söyledi; Jack Clemmons ise Murray'nin Greenson'ı gece yarısında aradığını söylediğini ve ifadesini değiştirdiğini belirtti.
- 13. Ölmeseydi 3 gün sonra evlenecekti: DiMaggio ve Monroe aslen 14 Ocak 1954'te evlendi, ancak evlilikleri 274 gün sürdü. Biyografi yazarlarına göre 8 Ağustos 1962'de evleneceklerdi. Ölümünden sonra DiMaggio 20 sene boyunca haftada birkaç defa mezarına güller yolladı.
- 14. Joe DiMaggio cenazesini düzenledi: DiMaggio, Monroe'nun cenazesini titizlikle tasarladı ve çoğu Hollywood aktörünü davet etmeyerek özel bir tören düzenledi. Yeşil bir Emilio Pucci elbisesiyle gömülen aktrisin makyajını Whitey Snyder yaptı.
- 15. Reklam hakları ve telif ücreti: Vasiyetinde varlığının büyük bir kısmını oyunculuk hocası Lee Strasberg'e bırakmasını istedi. Monroe'un eşyalarının çoğu arkadaşlarına ve ailesine verilmesini istedi ancak bazı arkadaşları bu eşyalara asla ulaşamadı. Strasberg'in 1982'deki ölümüyle karısı eşyaları satışa çıkardı ve 20-30 milyon dolar kazandı; açılan davalara rağmen Anna Strasberg eşyaları ve reklam haklarını sakladı.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.















Ahali bu entry için 19 mesaj gönderdi.1–19 / 19 mesaj