Diogo Alves ve Portekiz tarihine damga vuran kan dondurucu cinayetleri

Lizbon Feneri'nin Gölgesinde Bir Cani: Diogo Alves ve Kanlı Mirası

Tarihin karanlık sayfaları incelendiğinde, insan zihninin ne denli canice boyutlara ulaşabileceğini gösteren az sayıda figür vardır. 19. yüzyılın başlarında Portekiz’i dehşete düşüren Diogo Alves, şüphesiz bu figürlerin en başında gelir. İşlediği vahşetlerin soğukkanlılığı ve ölümünden sonra günümüze kadar ulaşan ürpertici mirasıyla Alves, sadece bir cani değil; insan doğasının karanlık sınırlarını gösteren somut bir örnektir.

1. Dehşete Giden Yol: Sorunlu Çocukluk ve İlk Vahşet

Neredeyse tüm seri katillerin biyografisinde karşılaşılan trajik örüntü Diogo Alves için de geçerliydi. İspanya doğumlu olan Alves, küçük yaşlarda Portekiz’e göç etmiş; sevgisizlik, ihmal ve şiddet dolu bir çocukluk geçirmişti. Zihnindeki karanlık dürtüler, gençlik yıllarında işlediği küçük suçlarla filizlenmeye başladı.

Ancak bu karanlığın tam anlamıyla patlak vermesi 1836 yılına dayanır. Alves, bilindiği kadarıyla ilk cinayetini bir tüccarı gasp ettikten sonra işledi.

"Cevapsız sorular veya gelecekte arkasında bırakacağı bir tanık istemiyordu. Kurbanını sadece soymakla kalmadı; ileride başını ağrıtmaması ve kendisini yetkililere ihbar etmemesi için soğukkanlılıkla hayatına son verdi."

Cinayeti işledikten sonra yakalanma korkusuyla hareket eden Alves, izleri yok etmek adına akılalmaz bir yönteme başvurdu: Kurbanının bedenini tam 170 parçaya ayırdı. Sonradan yapılan incelemelerde ortaya çıkan bu detay, onun ne derece metodik ve acımasız olduğunu kanıtlıyordu. Fakat bu ilk cinayet, Alves için bir son değil; içindeki bastırılamaz cani hazzın ve sadizmin uyanış anı oldu.

2. Águas Livres Su Kemeri Cinayetleri ve Dehşet Yılları

İlk cinayetinde hissettiği tahakküm ve öldürme hazzı, Alves’i tam anlamıyla bir seri katile dönüştürdü. Lizbon'un simgelerinden biri olan Águas Livres Su Kemeri (Águas Livres Aqueduct), Alves'in avlanma sahası haline geldi. Gece geç saatlerde su kemerinden geçen gariban köylüleri, tüccarları ve yolcuları hedef alıyordu.

Alves'in 3 yıl süren bu kanlı tiranlığı boyunca izlediği yöntemler ve bilinen gerçekler şunlardır:

  • Soğukkanlı Avlanma Yöntemi: Kurbanlarını tenha yüksek kemer açıklıklarında kıstırıyor, üzerlerindeki tüm değerli eşyaları ve paraları gasp ediyordu.
  • Yüksekten Atarak İnfaz: Soyduğu kurbanlarını canlı canlı veya yaralı halde yaklaşık 65 metre yükseklikteki su kemerinden aşağı atıyordu.
  • İntihar Süsü: O dönemki kolluk kuvvetleri, kemerden düşen insanları uzun süre boyunca ekonomik kriz ve çaresizlik nedeniyle yaşanan "toplu intiharlar" olarak değerlendirdi. Alves, bu durumu fırsat bilerek uzun süre tespit edilemeden eylemlerine devam etti.
  • Beden Parçalama ve Yok Etme: Yüksekten atamadığı ya da kimliği tespit edilmesin istediği kurbanlarını ilk cinayetinde olduğu gibi parçalara ayırarak su kanallarına ve ıssız alanlara gizledi.

Kan Donduran Bilanço:

Alves, 1836 ile 1839 yılları arasında 3 yıl boyunca toplam 70'ten fazla insanı katletti. İnsan hayatını bir hiç sayan bu cani ritüel, Lizbon halkı arasında zamanla gizemli ve korkunç bir fısıltıya dönüştü.

3. Yakalanış, İdam ve Kavanozdaki "Canlı" Kafa

Alves’in su kemerindeki cinayetleri, kemere girişlerin kapatılmasıyla son bulsa da öldürme arzusunu durduramadı. Kendisine kurduğu bir çete ile ev soygunlarına ve cinayetlere devam eden Alves, nihayetinde bir doktorun evinde gerçekleşen kanlı soygun sonrası yakayı ele verdi.

1841 yılının Şubat ayında hakim karşısına çıkarılan Diogo Alves, işlediği onlarca cinayet ve vahşet nedeniyle idama mahkûm edildi.

Bilimin Karanlık Merakı:

O dönem Avrupa'sında insan zihnini, suça yatkınlığı ve kafatası yapısını inceleyen Frenoloji (Kafatası İnceleme Bilimi) oldukça popülerdi. Alves’in yargılandığı dönemde yaşayan bilim insanları, bir insanın nasıl bu kadar acımasız ve hissiz olabileceğini anlamak istedi.

  1. Alves'in başı, idamından hemen sonra vücudundan ayrıldı.
  2. Beyin ve kafatası yapısının incelenmesi için bir denek olarak kullanılmasına karar verildi.
  3. Hazırlanan özel bir formaldehit çözeltisiyle dolu cam kavanoza konularak koruma altına alındı.

4. Lizbon Tıp Fakültesi'ndeki Ürkütücü Miras

Bugün Diogo Alves’in kesik başı, Lizbon Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde (Anatomi Müzesi) sergilenmektedir.

DİOGO ALVES'İN KAFASI                        
 • Durum: Formol dolu cam bir kavanoz içerisinde muhafaza ediliyor. 
 • Görünüm: Saçları, sakalları ve cilt dokusu neredeyse bozulmamış.  
 • İfadesi: Donuk, boş ve bakışları hâlâ izleyene bakıyormuş hissi  veren ürpertici bir canlılığa sahip.  

Neredeyse iki yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, kavanozun içindeki baş hâlâ dün kesilmiş gibi canlılığını ve tazeliğini korumaktadır. Soluk cildi, açık duran gözleri ve donuk ifadesiyle Lizbon’a gelen ziyaretçilerin tüylerini ürpertmeye devam eden Alves, tarihin en tüyler ürpertici ve ayrıcalıklı müze parçalarından biri olarak sergilenmektedir.

Seri Katil: Diogo Alves

Seri Katil: Diogo Alves