Kiminle Evleneceğine Şeyhinin Karar Vermesi
Bireyin hayatındaki en kritik kararlardan biri olan eş seçimi, meslek tercihi veya çocuklarının eğitimi; tarikat ve cemaat merkezlerinde kişiye bırakılmaz. "İstişare" adı altında tamamen cemaat imamının, abinin veya şeyhin iki dudağının arasına terk edilir.

Mürit kendi iradesiyle biriyle evlenemez; "Efendi hazretleri uygun gördü mü?", "Cemaat içinden mi?" soruları hayatin merkezine oturtulur.
1. Hayatın Her Alanına El Koyan Feodal Düzen
Bu kontrol mekanizması, bireyi bağımsız bir insan olmaktan çıkarıp tamamen cemaatin çarklarına hizmet eden bir "aile üretim merkezine" dönüştürür.
- Bireysel İradeyi Yok Saymak: Kendi kalbinizin ve aklınızın uyum sağlayacağı kişiyi değil, cemaat içi dengelerin uygun gördüğü kişileri eş olarak kabul etmeye zorlanmak.
- Mutlak İtaatin Aileye Yansıması: Evliliğin bile şeyhin iznine veya onayına bağlanması, evin içine kadar giren bir ruhban diktatörlüğüdür.
"İnsanın en mahrem yuvasını bile bir tarikat merkezinin onay mekanizmasına teslim etmek, özgür birey olma vasfından vazgeçmektir."
2. Sonuç: Kendi Kararlarının Sorumluluğunu Al
Hayatınızın direksiyonunu başkasına verirseniz, kaza yaptığınızda kimseyi suçlayamazsınız. Eşinizi de işinizi de kendi aklınız ve vicdanınızla seçin.
İlgili tartışmalar: Bizim Cemaatten Olsun da Çamurdan Olsun
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle