Önce bir uçak kazası olabileceği düşünülüyor. İnsanlar suyun üstündeki ışığa ulaşmaya çalışıyor. Sonra sahil güvenlik, tekneler, askerî dalgıçlar devreye giriyor. Ama aranan uçağın adı yok, bulunmuş enkazı yok, kurtarılmış yolcusu yok. Shag Harbour olayını aklımda tutan şey, hikâyenin bu somut arama çabası.

Shag Harbour kıyısı; 1967 gecesindeki gözlemin yapıldığı yerleşim.
Shag Harbour kıyısı; 1967 gecesindeki gözlemin yapıldığı yerleşim. J5255 · CC BY-SA 4.0

4 Ekim 1967 gecesi, Kanada’nın Nova Scotia kıyısındaki Shag Harbour yakınlarında ışıklı bir cismin alçaldığı bildirildi. Bölge Lower Woods Harbour adıyla da belgelerde geçiyor. İlk askerî haberleşme, yan yana dört beyaz ışığı olan karanlık bir nesneden, suya doğru hızlı bir inişten ve ardından yüzeyde kalan ışıktan söz ediyor. Polis teşkilatı RCMP’den bir görevlinin de bulunduğu tanık grubu kayda alınmış.

Burada “birileri yıllar sonra bir şey anlatmış” noktasında değiliz. 1967 dosyasındaki yazışmalar hangi kurumun kime haber verdiğini, su altı araması istendiğini ve aramanın nasıl bittiğini takip etmeye imkân veriyor. 6 Ekim tarihli W. W. Turner notunda, su üstündeki ışık için şu cümle yer alıyor:

“Bir ışık yüzeyde oldukça uzun süre kaldı, fakat bir tekne ulaşamadan battı.”

Turner’ın 6 Ekim 1967 tarihli notundan çeviri.

Bu ayrıntıyı düşünün: yalnızca havada bir an parlayan şeyden söz edilmiyor. Tanıkların ulaşmaya çalıştıkları bir konum var. Bir şey suya inmiş veya iniyormuş gibi görünmüş; insanlar bunu acil müdahale gerektirecek kadar ciddi bulmuş. Bana göre UFO araştırmasında peşinden gidilecek türden bir kayıt tam olarak budur.

Arama yapıldı; cevap çıkmadı

  1. İlk müdahale: Yerel tekneler ve sahil güvenlik bölgeyi aradı.
  2. Su altına bakılması: Askerî makamlar dalış ekibi görevlendirdi; 6–8 Ekim günlerinde arama sürdü.
  3. Son kayıt: Aranan cismi açıklayacak bir buluntu elde edilemedi ve operasyon sonlandırıldı.

Enkaz bulunamamasına iki farklı anlam yükleniyor. Birisi “demek ki ortada hiçbir şey yokmuş” diyor, diğeri “araç suyun altında kaçtı” diye düşünüyor. Ben ikinci ihtimali araştırmaya değer buluyorum; fakat dalgıçların bunu gördüğünü anlatan bir rapor varmış gibi yazmayacağım. Aramada buluntu çıkmaması, hareket edebilen bir nesne ihtimalini sınamayı gerekli kılıyor; tek başına onun hareket ettiğini göstermiyor. Dosyanın açıklayamadığı nokta burada.

Shag Harbour olayının anısına düzenlenen park.
Shag Harbour olayının anısına düzenlenen park. SnowyBadger · CC BY-SA 4.0

Bugün kıyıdaki anı alanına bakınca olay turistik bir hikâye gibi gelebiliyor. Oysa Kanada Kütüphane ve Arşivleri’nin koleksiyonunda askerî incelemenin izleri duruyor. Kanada’nın 2025 tarihli Sky Canada raporu da Shag Harbour’ı, suya alçalan ışıklar sonrasında harekete geçen ekipler ve bulunamayan enkazıyla anıyor. Yani bu arama, internet efsanesinin sonradan eklediği bir sahne değil.

UFO denince neden yalnızca gökyüzünü düşünüyoruz, onu da anlamıyorum. Tanımlanamayan bir araç söz konusuysa suya girip çıkabilmesi ihtimali araştırmanın dışında kalmamalı. Bu tip anlatılar için kullanılan USO ifadesi, tanımlanamayan su altı nesnesi demek. Shag Harbour benim gözümde bu ihtimalin en ilginç eski dosyalarından biri. Tahran’da jetlerin yaklaşırken bildirdiği davranış ile burada suya iniş anlatısını aynı olay gibi göstermiyorum; ikisinde de asıl ilgimi çeken, nesnenin pasif bir ışık olarak tarif edilmemesi.

Belgeyi açacaklara küçük bir kolaylık: bağlantıdaki dosyanın 10–18. sayfalarında ilk mesaj ve dalış yazışmaları, 21. sayfasında Turner’ın sonraki özeti bulunuyor. Dosyanın etrafına örülen gizli denizaltı üsleri hikâyelerine geçmeden önce, şu birkaç sayfayı okumaya değer.