Bir kitabın son sayfasına geldiniz; aynı harfleri söküp başka bir kitabı basabiliyorsunuz. Gutenberg meselesinin büyüklüğü bence tam burada. Tek bir metni çoğaltan kalıp yerine, metin bittikten sonra yeniden kullanılabilen küçük parçalar. Bugünün gözünden basit duruyor; üretimin mantığını değiştiriyor.

Gutenberg baskı presinin tasviri.
Gutenberg baskı presinin tasviri. · International Printing Museum · CC0

Baskı Gutenberg’den önce de vardı. Asya’da blok baskı ve hareketli harf örnekleri bulunuyordu. Mainz’daki yeniliği değerli kılmak için bütün önceki tarihi silmeye gerek yok. Burada konuştuğumuz, 15. yüzyıl Avrupa’sında metal harflerin dökümü, mürekkep, kâğıt ve presin birlikte çalışan bir sisteme dönüşmesi. Gutenberg Müzesi’nin açıklaması özellikle harfin nasıl çoğaltıldığını gösteriyor: zımba, matris, döküm ve dizgi birbirini tamamlıyor.

Bir harfin güzel olması yetmiyor. Aynı harfin yüzlercesinin benzer yükseklikte olması gerekiyor; yoksa bazıları basarken bazıları kâğıda değmiyor. Mürekkep de harfe tutunacak, basınç da satırı ezmeden aktarılacak. Dâhi bir adamın bir sabah “matbaa!” diye bağırması kadar kısa bir hikâye değil bu.

Gutenberg İncili’nin New York Public Library’deki nüshası.
Gutenberg İncili’nin New York Public Library’deki nüshası. · NYC Wanderer (Kevin Eng) · CC BY-SA 2.0
  • Metin harf ve işaretlere ayrılıyor.
  • Harfler satır ve sayfa düzeninde bir araya getiriliyor.
  • Baskıdan sonra aynı metal parçalar başka bir metinde kullanılabiliyor.

Gutenberg İncili’nin sayfalarında hâlâ el yazması kültürünün izi var. Basılmış metin, bazı nüshalarda elle eklenen süslemelerle birlikte yaşıyor. Yeni teknoloji eskisini bir düğmeyle kapatmıyor. İlk otomobillerin atsız arabaya benzemesi gibi, yeni araç önce eski dünyanın görünüşünü taşıyabiliyor.

Bu başlıkta asıl tartışacağım şey “ilk kim buldu”dan ziyade bilgi çoğaltmanın kimlerin eline geçtiği. Kopya sayısı arttığında doğru metin de yanlış metin de daha hızlı yayılıyor. Pres, yazarın haklılığını ölçmüyor. Yalnızca sesinin erişebileceği mesafeyi büyütüyor.

Hareketli harfin bir başka sonucu düzeltme imkânı. Bir satırda hata varsa bütün sayfayı tahtaya yeniden oymak yerine ilgili harfe veya satıra müdahale edebilirsiniz. Bunun karşılığında dizgi emeği ve düzeni ortaya çıkıyor. Harf kasası, satır arası, sayfanın ters görüntüsü, mürekkebin dağılımı… “Teknoloji işi kolaylaştırdı” derken hangi aşamadaki işin kolaylaştığını belirtmek lazım. İş ortadan kalkmıyor; biçim değiştiriyor.

Görsellerde pres ile kitabı bilerek ayırdım. Pres üretim aracını gösteriyor; açık sayfa ise çıkan nesnenin hâlâ el yazması dünyasına ne kadar yakın durabildiğini. Metnin çoğaltılması değişirken okurun güzel kitap beklentisi bir gecede değişmiyor. Yeni üretim yöntemi önce eski beğeniye hizmet edebiliyor.

Tarihsel baskı presi; müze görünümü.
Tarihsel baskı presi; müze görünümü. · Vis M · CC BY-SA 4.0