Listenin sonuna yaklaşınca metnin biçimi değişiyor. Önce birkaç kelimelik Latince tanımlar var. Sonra birden, büyük sıkıntılar içinde sürüsünü güdecek bir Petrus’tan, yedi tepeli şehrin yıkımından ve yargıdan söz eden bir paragraf geliyor. Malachy’nin Papa Kehaneti etrafındaki bütün o “son papa” gerilimi, işte bu birkaç satırda düğümleniyor.

1595 baskısının 311. sayfası: listenin son kısa ibareleri ve Petrus Romanus paragrafı.
1595 baskısının 311. sayfası: listenin son kısa ibareleri ve Petrus Romanus paragrafı. · Arnold Wion, 1595 · The Matheson Trust dijital kopyası · Public domain

Fotoğrafta bir sosyal medya tasarımı değil, Arnold Wion’un 1595’te yayımlanan Lignum vitae eserinin sayfası var. Ortada gerçekten eski bir metin bulunuyor. Asıl tarih sorusu ise bir sonraki adımda başlıyor: 1595’te basılan liste, kendisine atfedilen 12. yüzyıl kişisi Aziz Malachy’ye nasıl bağlanıyor? Metnin eski olması ile Malachy’nin kaleminden çıktığının gösterilmesi aynı şey değil. Arada yaklaşık dört buçuk yüzyıllık bir mesafe var.

Malachy, İrlanda’daki Armagh ile bağlantılı bir din adamıydı. Papa listesinin yaygın anlatımında ise onun gelecekteki papaları kısa tanımlarla gördüğü söyleniyor. Genellikle 112 maddelik bir sıra olarak sunulan bu metin, II. Celestinus’tan başlayarak farklı papalara ve bazı karşı-papalara eşleştiriliyor. Fakat özgün sayfayı açınca modern listelerdeki gibi her satırın yanında gelecekteki papanın adı ve seçilme tarihi yazmıyor. O eşleştirme işinin bir kısmını sonraki yorumcular yapıyor.

Bir ibare nasıl bir papaya dönüşüyor?

Örnek olarak zeytinin şanı anlamında çevrilen Gloria olivae ifadesini alalım. Son dönem sıralamalarında bu satır XVI. Benedictus ile eşleştirildi. Buradaki bağ, kişinin doğrudan adının verilmesiyle kurulmuyor; simge, dinî gelenek veya ad seçimi üzerinden yorumlanıyor. Bir eşleştirmeyi değerlendirirken yalnızca kulağa hoş gelen benzerliğe değil, aynı yöntemin diğer satırlarda da sürdürülüp sürdürülmediğine bakmak gerekiyor.

Listede bir yerde doğum yeri, başka bir yerde aile arması, daha sonra seçilen ad, bir sonraki papada bir tarihsel olay kullanılıyorsa yöntem genişliyor. Bu, her yorumun değersiz olduğunu söylemek değil. Ama yorumcuya çok fazla kapı açıyor. Sonuçtan geriye yürüyerek bir simge bulmakla, yeni papa seçilmeden önce aynı simgeden bir aday çıkarmak çok farklı işler.

Arnold Wion’un Lignum vitae eserinin 1595 tarihli başlık sayfası.
Arnold Wion’un Lignum vitae eserinin 1595 tarihli başlık sayfası. · Arnold Wion, 1595 · The Matheson Trust dijital kopyası · Public domain

1595 baskısının önemli bir özelliği de bu noktayı görünür kılması. Önceki papalarla ilişkili açıklamaların bulunduğu bölümle ilerideki kısa ibareleri yan yana inceleyebilirsiniz. İlk kayıt, metnin aktarımı ve sonradan kurulmuş karşılıklar aynı sayfada buluşuyor. Tam nüshaya gitmek isteyenler için başlık sayfası ve ilgili bölümün taramasını bağlantıya koydum. Son paragrafı tek başına kırpıp paylaşmak yerine önceki sayfalarla birlikte okumak daha ilginç.

Franciscus son papaysa XIV. Leo’yu nereye koyacağız?

2013’te seçilen Franciscus, popüler sıralamalarda Petrus Romanus ile ilişkilendirildi. Adı Petrus değildi; dolayısıyla bu kez doğrudan ad eşleşmesi yerine aile kökeni, Roma ile bağ veya sembolik görev gibi açıklamalar devreye girdi. 2025’te ölümünün ardından XIV. Leo seçildi. Papalık, Franciscus’tan sonra da devam etti.

Burada iki ayrı iddiayı birbirine dolamamak lazım. “Franciscus’tan sonra başka papa gelmeyecek” yorumu ile metnin son paragrafının daha geniş bir kriz dönemini anlattığı yorumu aynı öngörü değil. Birincisi için halefin seçilmesi doğrudan sorun oluşturuyor. İkincisi ise sınırları daha belirsiz bir sembolik okumaya geçiyor. Bir yorumdan ötekine geçildiğinde, ilk iddianın aynen korunmuş olduğunu söyleyemeyiz.

  • Petrus bir özel ad mı? Belirli bir kişiyi anlatıyorsa onun kim olduğu gösterilmeli.
  • Bir görev veya simge mi? Öyleyse kişi adı üzerinden yapılan kesin eşleştirmeler yeniden düşünülmeli.
  • Listenin hemen ardından son mu geliyor? Metnin dizilişiyle modern numaralandırma birlikte incelenmeli.
Armagh’ta Aziz Malachy’yi betimleyen heykel.
Armagh’ta Aziz Malachy’yi betimleyen heykel. · Andreas F. Borchert · CC BY-SA 4.0

Bu metnin güçlü yanı, tek bir korkutucu tarihten çok, bir kurumun bütün geleceğini kısa bir sıraya sığdırması. Son satırın gelmesi, yalnızca bir insanın ölümü değil bütün düzenin kapanışı gibi okunuyor. Ama metin bize takvim üzerinde “şu gün dünya bitecek” demiyor. Asıl çekişme, o son paragrafın hangi kişiye ve hangi döneme ait sayılacağı üzerinde sürüyor. Nostradamus’un çevirilerinde bir kelime değişince olayın değişmesi gibi, burada da bir ibarenin kimi tarif ettiğine karar verdiğiniz an bütün gelecek sırası yer değiştiriyor.