Oldukça kibirli olan kontes, bütün Avrupa'da meşhur olan güzelliğinin solmasından ölesiye korkmaktaydı. Bir keresinde hizmetçilerinden birine o kadar hızlı bir tokat atmıştı ki, genç kızın kulağından çıkan ve kontesin üzerine sıçrayan kanın derisini daha yumuşattığını hayretle fark ederek bu büyülü tedaviyi keşfetmişti.
Kan Banyosu
Kontes, hizmetçiyi öldürterek kanıyla tüm bedenini yıkamaya karar verdi. Hizmetçiyi boğazlatıp kanını bir tüpe doldurttu, daha sonra hafif ısıtarak içinde duş aldı.
Katliam
Bu caniliğin sürdüğü on sene içerisinde para ve iş verileceği vaadi ile kandırılan yüzlerce genç kız kaleye alınarak orada katledildi ve kanları alındı. Zavallı kurbanlar bir hücreye kapıtılarak türlü işkencelerle vücutlarındaki son damlasına kadar kanları çıkarılarak, sabah güzellik banyosu yapacak olan kontes için hazırlanıyorlardı.
Yakalanışı
Önceleri kale duvarları arkasında sürdürülen bu cani çalışma daha sonra halk içerisinde kulaktan kulağa anlatılmaya başladı ve Kontes'in "Kanlı" şöhreti diğer ülkelere de yayılmaya başladı. Kralın görevlendirdiği bir grup yargıç ve asker kaleyi bir gece ansızın bastı ve öncelikle hizmetçiler ile Kraliçeyi ele geçirdi. Sarayın her tarafı arandı ve insan cesetleri çıkarılmaya başlanınca Kraliçe bir hücreye hapsedildi. Yargıçlar önce hizmetçileri sorguladı; anlattıkları öylesine tüyler ürperticiydi ki mahkeme çok sürmeden hizmetçiler duruşma salonunda öldürülerek cezalandırıldı.
Kraliçe de bir süre için hücresinde kaldı. Bu dönem içinde güzelliği görmeye gelen birçok asilzade kaleyi ziyaret etti. Daha sonra Kraliçe ifadesi alınarak sürgüne gönderildi. Burada hayatının kalan kısmını tek başına geçirecek ve sırrıyla birlikte ölecektir.

Konunun arka planı: Elizabeth Báthory.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Ahali bu entry için 11 mesaj gönderdi.1–11 / 11 mesaj