Düz Dünya tartışmasını sürekli uzay fotoğraflarından açmak zorunda değiliz. Ben biraz daha aşağıya, bir kanalın kıyısına inmek istiyorum. Ortada teleskop var, su var, uzaklaşan bir tekne var. Samuel Birley Rowbotham bu kadar basit bir düzenekten dünyanın şekline itiraz çıkarıyor. Bence bu hikâyenin hâlâ okunmasının sebebi de o. Bir kurumun ekranından bakmak yerine gözlemcinin durduğu yere gidip aynı soruyu sorabiliyorsun.

Earth Not a Globe’daki ilk deneyi açın. Rowbotham, altı mil boyunca uzaklaşan tekneyi, gözü suya çok yakın bir konumdayken izlediğini yazıyor. Bu baskıdaki tarifte göz yaklaşık sekiz inç, bayrağın tepesi ise suyun beş fit üzerinde. Yazdığı sonuç şu:

“Bayrak ve tekne bütün mesafe boyunca açıkça görülebiliyordu!”

Rowbotham’ın kendi anlatımından çeviri.

Rowbotham’ın kitabında küresel yüzey varsayımını gösteren çizim.
Rowbotham’ın kitabında küresel yüzey varsayımını gösteren çizim. · Zetetic Astronomy, by 'Parallax' (pseud. Samuel Birley Rowbotham), [1881], at sacred-texts.com · Public domain

Ben Düz Dünya tarafında duran biri olarak bu deneyi önemsiyorum. Çünkü savını yalnızca “bana öyle geliyor” diye kurmuyor; bir mesafe, bir göz yüksekliği ve görüldüğünü söylediği bir hedef veriyor. Buradan tutup çalışabilirsin. Bugün bu düzenek yeniden kurulacaksa, birinin anlattığına güvenmekle yetinmeyip görüntüyü başından sonuna kayda alabiliriz.

Yalnız internette dönüp duran resimle kitabın tarifini birbirine karıştırmayalım. Farklı anlatımlarda yükseklikler değişebiliyor. İddiayı savunacaksak hangi metni savunduğumuz belli olsun. Benim görmek istediğim kayıt şunları beraber içersin:

  • Teleskobun suya göre gerçek yüksekliği.
  • Teknenin ve işaretin ölçüleri.
  • Başlangıç ve bitiş noktaları.
  • Aynı hedefin farklı göz yüksekliklerinden görünüşü.

Bedford’un yalnızca Rowbotham’dan oluşan bir tarihi de yok. Wallace’ın 1870’te üç işaretle yaptığı başka düzenek, küresellik lehine yorumlandı; dönemin taraflarının yazıları ve çizimleri okunabiliyor. Bunu saklamanın kimseye faydası yok. Benim savunduğum, Rowbotham’ın gözleminin tek başına bütün tartışmayı kazandığı değil; onun su başında sorduğu soruyu bugün kendi araçlarımızla ele almanın değerli olduğu.

Suya yakın bakışta kırılma meselesi de deneyin içinde. “Kırılma var” deyip kaydı çöpe atmak yerine, aynı anda farklı yüksekliklerden görüntü alalım. O zaman laf yarıştırmaktan çıkıp görüntünün hangi koşulda nasıl değiştiğini konuşuruz. Düz Dünya’yı savunmak bana göre eski bir çizimi kutsallaştırmak değil. O çizimin arkasındaki itirazı alıp yeniden suyun başına götürmek.

Kanalın dışına çıkınca nasıl bir model kuruyor?

Zetetic Astronomy yalnızca bir tekne deneyinden oluşmuyor. Rowbotham, suyun yüzeyi hakkındaki savını daha geniş bir dünya düzenine bağlıyor. Merkezde kuzey, dışa doğru uzanan kıtalar ve güneyde çevreleyen alan fikri; daha yakın gök cisimleri; görünen hareketlerin başka şekilde yorumlanması… Tek bir gözlemden bütün bir kozmolojiye geçiyor. Düz Dünya tarihini anlamak için bu bağlantıyı da okumak gerekiyor.

Rowbotham’ın 1865 baskısındaki düzlem haritası; tarihî model tasviri.
Rowbotham’ın 1865 baskısındaki düzlem haritası; tarihî model tasviri. · Samuel Birley Rowbotham (Parallax), 1865 · Project Gutenberg · Public domain

Burada 1865 baskısındaki haritayı ekledim. Yukarıdaki ilk deney aktarımında kullanılan 1881 baskısıyla bu çizimin baskı tarihini karıştırmayalım. 1865 metni ve çizimleri açık biçimde okunabiliyor. Baskılar arasında iddianın nasıl genişlediğini karşılaştırmak, internette birbirinden koparılmış birkaç görsele bakmaktan daha iyi bir başlangıç.

Zetetik yaklaşımın benim için çekici yanı, önce gözlemden başlama iddiası. “Bu büyük sistemi kabul et, gördüğünü sonra ona uydur” demek yerine, suyun başına gidip görüneni tartışmaya çağırıyor. Fakat bu tavrı savunmak, Rowbotham’ın ulaştığı her sonucu peşinen doğru saymayı gerektirmiyor. Onun vardığı sonucu da kendi önerdiği gözlem ciddiyetiyle inceleyebiliriz.

Rowbotham’ın 1865 baskısında küre varsayımı için çizdiği kanal karşılaştırması; gözlem fotoğrafı değil.
Rowbotham’ın 1865 baskısında küre varsayımı için çizdiği kanal karşılaştırması; gözlem fotoğrafı değil. · Samuel Birley Rowbotham (Parallax), 1865 · Project Gutenberg · Public domain

Özellikle karşılaştırma çizimlerini okurken hangisinin görüldüğü söylenen durum, hangisinin rakip modele göre beklenen durum olduğunu ayıralım. Kitapta bir eğri çizilmiş olması, fotoğrafla ölçülmüş eğrilik değil. Aynı şekilde düz çizgi de doğrudan bir ölçüm kaydı değil. Bunlar yazarın geometrik anlatımları. Asıl ağırlık, tarif edilen deneyin nasıl kurulduğunda.

Eratosthenes’in gölge hesabına yöneltilen itiraz bu yüzden aynı tartışmanın başka bir kolu gibi görünüyor. Bir gözlemi hangi ek kabulle bütün Dünya’ya yayıyoruz? Yakınlaştırınca geri gelen tekne örneğinde de aynı soru var. Bence Rowbotham’ı bugün konuşmaya değer kılan şey eski bir otorite olması değil, kontrol edilebilir bir itiraz kurmaya çalışması. O itirazın hakkını vermek, kitabını slogan olarak değil, deneyi yeniden kurmaya yarayan bir metin olarak okumak.