Bir yıldızın yüksekliğini sekstantla ölçtüğümüzde elimizde ilk olarak bir açı var. Nathan Oakley’nin itirazı, bu açının hangi aşamada Dünya’nın biçimi hakkında bir sonuca dönüştürüldüğüne yöneliyor. “Küre modeli neden düz ölçümlere ihtiyaç duyuyor?” sorusuyla pusulayı, yerel yatayı ve göksel navigasyon hesaplarını aynı tartışmada buluşturuyor.
▶YouTubeOakley önce kullanılan kelimeleri ayırıyor. Bir cihaza bakıp sayı okumak, bir model içinde hesap yapmak ve bir değişkeni deneyle sınamak aynı işlem değil. Onun görüşüne göre küre savunularında bu işlemler birbirinin yerine geçirilerek sonuca baştan giriliyor. Söyleşinin ölçüme dönük kısmı bu yüzden yalnızca “ufuk düz görünüyor” cümlesinde kalmıyor.
Sekstanttan çıkan sayı
16:00 civarında yıldızlar ve sekstant, 20:56 civarında ise hesap sırası öne çıkıyor. Göksel navigasyonda kullanılan 90 dereceden çıkarma ve dereceyi yay dakikasına çevirme adımları üzerinden, ölçülen yükseklik açısıyla haritada elde edilen uzaklığı tartışıyor. Oakley bu ilişkileri kendi düzlem savunusunun lehine okuyor. Savının konusu, cihazın ölçmediği bir biçimin hesap sırasında devreye girdiği düşüncesi.
Burada iki şeyi ayırmak işe yarıyor: Yıldızın ufka göre açısını okumak ve bu okumadan yeryüzünde nerede bulunduğumuzu çıkarmak. Bunların arasına zaman bilgisi, seçilen yıldızın konumu ve kullanılan geometrinin kuralları giriyor. Ben Oakley’nin itirazını bu aradaki adım üzerinden konuşmaya değer buluyorum. Bir cihazın üzerinde küre resmi olmaması tek başına bütün sonucu vermiyor; tartışılan asıl bağlantı hesapta.
- 11:48 — Yükseklik açıları
- 16:00 — Yıldızlar ve sekstant
- 20:56 — Hesap adımları
- 27:25 — Kuzey ile yukarı arasındaki fark
Son ayrım basit ama sık karışıyor: Pusulada Kuzey’e gitmek, yukarı çıkmak değil. Haritanın üstünü yönle özdeşleştirmek, fiziksel ölçümün kendisine ait bir özellik oluşturmuyor. Oakley bu noktayı azimut ve yükseklik konuşmasına bağlayarak, haritada görmeye alıştığımız biçimlerin düşünceyi nasıl yönlendirdiğini sorguluyor.
Eratosthenes’in gölge deneyi de ölçüyle geometrik yorumun birleştiği başka bir örnek. O konuyla buradaki hesapları yan yana okumak, iki farklı düzeneğin neyi doğrudan verdiğini görmeye yarıyor. Oakley’nin daha uzun savunusu Measured Flat kitabında; bu açık söyleşi ise yaklaşık 68 dakika. Yayıncının bölüm listesi doğrudan ilgilenilen yere geçmeyi kolaylaştırıyor.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle