Bir manzarada dağ seçilmiyor. Filtre ve görüntüleme yöntemi değişiyor, uzaktaki ayrıntı belirginleşiyor. Beni kızılötesi kayıtlara çeken şey bu. Düz Dünya’yı savunanların bu konuya ilgi göstermesini gayet anlaşılır buluyorum; çünkü “göremiyorsan arkasına geçmiştir” diye kurulan kolay açıklamayı durdurup görüntünün kendisine bakmamızı sağlıyor.

Burada kızılötesi derken her şeyi aynı sepete atmayalım. Yakın kızılötesi fotoğrafla termal kameranın ürettiği görüntü aynı tür kayıt değil. Aşağıdaki karşılaştırma da bir yolcu uçağından çekilmiş iki görüntü. Bunun üzerine kafadan dağ adı, mesafe ve eğrilik hesabı yazmayacağım; dosyanın açıklamasında olmayan bir ölçümü ben ekleyemem. Ama görüşün kullanılan banda göre değişebilmesini konuşmak için güzel bir örnek.

Uçaktan görünür ışık ve kızılötesi karşılaştırması; uzaklık ölçümü değil.
Uçaktan görünür ışık ve kızılötesi karşılaştırması; uzaklık ölçümü değil. · Volkan Yuksel · CC BY-SA 3.0

Benim bu görüntülerden çıkardığım itiraz net: Görünmezlik, tek başına geometrik bir engelin adı değil. Aradaki hava ve görüntünün kontrastı da var. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün pus tarifinde, bakış yönü ve pus tabakasına göre görüşün değişmesi anlatılıyor. Hatta pus tabakasının üst sınırı da ayrı bir ufuk oluşturabiliyor. Gökyüzünde gördüğümüz her sınırı doğrudan yerin son çizgisi gibi okumamak için yeterince ilginç bir ayrıntı.

Düz Dünya lehine konuşurken benim ilgilendiğim kayıt, yalnızca ekranda daha net olan değil. Uzakta olduğunu bildiğimiz bir nesnenin hangi kısmının seçildiğini gösterebilen kayıt. Zirve mi görünüyor, yamaç mı, taban mı? Üçü farklı şey. Bir dağın tepesini bulup bütün dağın görünür olduğunu söyleyemeyiz.

  • Aynı yerden, mümkün olduğunca aynı anda karşılaştırma.
  • Hedefin kimliği ve bakış yönü.
  • Kameranın yerden yüksekliği.
  • Kullanılan bant veya filtre bilgisi.
  • Görüntünün tamamı; yalnızca büyütülmüş küçük bir parça değil.

Bunlar verilince konu gerçekten açılıyor. Kırılma ile kontrastın artması da birbirinden ayrılabiliyor. Birinin görüntüyü bükmesiyle diğerinin seçilebilir ayrıntıyı artırması aynı süreç değil. Ben Düz Dünya tarafında bu tür karşılaştırmaları daha fazla görmek isterim. Bir kayda yanlış başlık atıp ertesi gün o başlık yüzünden bütün görüntünün tartışmadan düşmesine razı değilim.

Gözümüzün seçemediği bir ayrıntının başka bir bantta ortaya çıkması bana heyecan veriyor. Çünkü bakmayı bildiğimizi sandığımız manzaranın içinde daha önce fark etmediğimiz şeyler olabiliyor. Benim bu konuya ayırmak istediğim yer de o: Görüntünün içinde gerçekten ne var, neresi hâlâ görünmüyor?

İlgili tartışmalar: Ufuk Çizgisi Gözlerimizin Önünde: Neden Eğim Hiçbir Zaman Görünmüyor?