Telefonun duvar kâğıdındaki o meşhur mavi Dünya var ya. İnsan bakınca tek kare sanıyor. Biri uzaktan kamerayı çevirmiş, basmış deklanşöre, çıkmış gibi. Sonra görüntünün nasıl hazırlandığını okuyorsun; kara ayrı tarihlerden, bulutlar başka kayıtlardan, hepsi bir araya getirilmiş. Lan, bunu fotoğrafı gösterirken söylesenize.

Burada sözünü ettiğim 2002 Blue Marble görseli. NASA kendi açıklamasında aylar boyunca toplanan gözlemlerin birleştirildiğini anlatıyor. Yani bunu ortaya çıkarmak için gizli dosya çalmaya gerek yok. Görselin kendi sayfasında yazıyor. Ama sosyal medyada o açıklama kayboluyor, resim tek başına kalıyor. Altına da “Dünya'nın fotoğrafı, daha neyi tartışıyorsunuz?” yazılıyor.

İtirazım burada başlıyor. Birleştirilmiş görüntüye bakmakla tek çekime bakmak aynı şey değil. Biri sana mahallenin farklı günlerde çekilmiş fotoğraflarını birleştirip verse, “bugün mahallede durum bu” diyemezsin. Sokaklar aynı sokaklar olabilir; ama o karedeki bütün arabalar aynı anda orada değildi. Bulutu, ışığı, yüzeyi konuşurken de zaman bilgisi önem taşıyor.

Hubble sorusu aslında buradan çıkıyor. Madem bu kadar uzağı gösterebiliyorsun, yaşadığım yeri de tanıyabileceğim şekilde göster. “Şurası kıyı, şurası ada, şu da üstünden geçen bulut” diyebileyim. Bir sonraki kayıtta aynı yere dönüp bakabileyim. Sadece güzel bir poster istemiyorum.

Tabii teleskobun her şeyi aynı şekilde çektiğini sanmıyorum. Dürbünle karşındaki apartmanın bir penceresine bakmakla bütün mahalleyi tek kareye almak ayrı iş. Hubble adını söyleyince de bu fark yok olmuyor. Asıl talep o cihaza kilitli değil. İster başka kamera kullan, görüntünün nasıl üretildiğini açık tut.

Ayrı görsel katmanlarından bir kompozisyon kurmak. Temsilî çizim.
Ayrı görsel katmanlarından bir kompozisyon kurmak. Yapay zekâyla hazırlanmış temsilî çizim.

EPIC arşivi bu yüzden bakmaya değer. Tarih tarih kayıtlar var. Çekim saatiyle birlikte açıp karşılaştırabiliyorsun. Burada tartışılacak bir dosya var en azından. Hangi görüntünün hangi gün çekildiğini bilmediğin sosyal medya paylaşımından daha fazla şey söylüyor.

Bir de renk meselesi var. Gerçek renk, yapay renk, kızılötesi görüntü… Hepsine fotoğraf deniyor ama hepsi gözümüzle göreceğimiz görünüşü vermiyor. Bir görüntüde başka dalga boyları renge çevrildiyse bunu bilmek isterim. Adam işlem yapmış olabilir; derdim işlem yapılması değil, işlem yapılmamış gibi önümüze konması.

  • Tek çekimse hangi kameradan geldiği belli olsun.
  • Birleştirmeyse hangi kayıtların birleştiği yazsın.
  • Mercek görüntüyü büküyorsa düzeltme yapılıp yapılmadığını görelim.

Ben düz dünyayı savunuyorum. Bana gösterilen her mavi yuvarlağı, sırf altında kurum logosu var diye kabul etmem. Balık gözü mercek ve CGI konusu da buraya bağlanıyor. Dışarıdan çekilmiş kayıt, bilgisayarda kurulmuş küre ve bir haritanın küreye sarılmış hâli aynı şey değil. Üçüne aynı ismi verirsek neye itiraz ettiğimizi bile anlatamayız.

Resmin güzel olmasıyla sorunun cevaplanması arasında fark var kardeşim. Ben o farkın üstünün kapatılmasına karşıyım.

Dave Murphy videosunun önizlemesi
Dave Murphy, Milenko’nun programında Düz Dünya’yı anlatıyorVideoyu izlemek için tıkla