NASA’nın ve Aerodinamiğin Çaresiz Kaldığı An
Modern havacılık sektörü, türbülansları önlemek, jet motorlarının güvenliğini sağlamak ve uçuş emniyetini maksimuma çıkarmak için milyarlarca dolarlık mühendislik yatırımları yapar. Boeing ve Airbus gibi devler, aerodinamik yasalarını milimetrik olarak hesaplar. Ancak Muhammed Mardini gibi vaizlerin sohbet kürsülerinde bu devasa mühendislik harikaları tek bir parmak hareketi ve boğazdan çıkan garip seslerle adeta oyuncağa dönüşür. Onların anlattığı dünyada, yerden 10 bin metre yüksekte giden bir yolcu uçağının kaderi jet yakıtına veya motor pervanelerine değil, uçaktaki şeyhin çekeceği "feyz dolu" zikirlere bağlıdır. Bu makalede, havacılık fiziğini felç eden o meşhur "uçak kurtarma" menkıbelerini inceleyeceğiz.
I. Kabin Memurları Panikte, Şeyh Efendi Seccadede
Bu tarz absürt vaazların en klasik sahnesi 35.000 feet yükseklikte başlar.
- Motorların Durma Anı: Hikayeye göre uçak seyir halindeyken aniden şiddetli bir türbülansa girer ve iki jet motoru birden patlayarak durur. Pilot anons yapar: "Sayın yolcular, motorlarımız bitti, irtifa kaybediyoruz, kelime-i şehadet getirin!"
- Kabin İçi Şov: Yolcular çığlık çığlığa ağlarken, arka sıradaki şeyh efendi hiç istifini bozmaz. Oturduğu koltukta kemerini çözer, gözlerini kapatır ve derin bir hırıltıyla zikir çekmeye başlar.
- Anlatıya göre şeyhin çıkardığı o ilahi ses dalgaları, uçağın türbinlerine sirayet eder. Durmuş olan motorlar benzinsiz, yakıtsız ve mekanik müdahalesiz bir şekilde sırf şeyhin "zikir frekansı" yüzünden yeniden dönmeye başlar!
II. Aerodinamik Yasalarının Ağladığı An
Bir jet motorunun çalışma prensibi bellidir: Hava emilir, yakıtla sıkıştırılır, ateşlenir ve itme kuvveti sağlanır. Ancak Mardini tarzı anlatılarda fiziksel yasalar tamamen tatile çıkar.

- Ses Dalgasıyla İtme Kuvveti: Şeyhin gırtlağından çıkan sesin, tonlarca ağırlıktaki bir uçağı havada tutacak itiş gücünü (thrust) nasıl yarattığı asla sorgulanmaz.
- Oksijensizlik ve Basınç: Motorları patlamış ve irtifa kaybeden bir uçakta kabin basıncı düşer. Ancak şeyhin "feyz küresi" uçağın etrafını bir kalkan gibi sardığı için ne yolcuların ciğeri patlar ne de uçak çakılır. Muhtemelen Airbus firması bu teknolojiyi bilse, jet motoru üretmeyi bırakıp doğrudan dergahlara hoparlör sistemi kurardı.
III. Neden Bu Kadar Kolay Sallanıyor?
Bu kadar bariz ve komik bir uydurmanın kürsülerde bu kadar rahat söylenebilmesinin arkasında tek bir sebep vardır: Dinleyici kitlesinin cehaleti ve sorgulama korkusu.
- "Hoca Söylüyorsa Bir Bildiği Vardır": Kürsüdeki figür ne kadar büyük saçmalarsa saçmalasın, dinleyici onu "Allah dostu" olarak etiketlediği için zihnindeki kritik düşünme mekanizmasını tamamen kapatır.
- Süper Kahraman Sendromu: İnsanlar Marvel filmlerindeki Thor veya Superman karakterlerini dinler gibi bu şeyhleri dinlerler. Tek fark, sinemadakilerin kurgu olduğunu bilirler; bu toplantılardakiler ise anlatılan bu komediyi "dinî hakikat" sanırlar.
IV. Sonuç: Gerçek Havacılık vs. Mistik Şovculuk
Uçak motorunu zikirle çalıştırdığını iddia eden bu zihniyet, gerçek hayatta en ufak bir türbülansa girdiğinde herkesten önce emniyet kemerine sarılır ve dualarla pilotun tecrübesine sığınır.
Mardini ve takipçilerinin yarattığı bu masal dünyası, dinî sohbetten ziyade yüksek bütçeli bir absürt komedi senaryosudur. Ancak ne yazık ki, aklını cebine koyup bu adamları huşû içinde dinleyen binlerce insan için bu durum bir gülme vesilesi değil, acı bir zihinsel tutulmadır!
Bu tartışmayla bağlantılı: Uçan Şeyhler, Işınlanan Takunyalar · Dünyanın Dönüş Hızını Frenleyen Dinlenme Seansı (Zamanı Esneten Şeyhler).
Görsel kaynakları- Boeing 777-300ER motorunun yakından görünümü. — Mark Kobayashi-Hillary · CC BY 2.0. WebP biçiminde boyutlandırıldı.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle