Bir kumaşın üzerinde insan bedeniyle ilişkilendirilen soluk bir iz. Fotoğrafın negatifi çevrildiğinde yüz daha belirgin görünüyor. Torino Kefeni yıllardır tam bu iki duygu arasında duruyor: Bir yüzle karşı karşıya olmanın etkisi ve o yüzün ne zaman, nasıl ortaya çıktığını öğrenme isteği. Dindar ziyaretçiyle kumaş lifini inceleyen araştırmacı aynı nesneye bakıyor; sordukları soru her zaman aynı değil.

1988’de alınan numuneler Arizona, Oxford ve Zürih laboratuvarlarında radyokarbon yöntemiyle incelendi. 1989’da Nature’da yayımlanan sonuç, numunenin tarihini yüzde 95 güven aralığında MS 1260–1390’a yerleştirdi. Bu önemli bir ölçüm; “aslında tarih hiç bulunamadı” diyerek geçemeyiz. Ölçülen malzemenin Orta Çağ aralığına oturması, birinci yüzyıla ait kefen iddiasının karşısındaki en güçlü somut verilerden biri.
İtiraz edenler neye itiraz ediyor?
Numunenin seçildiği kenar bölgenin kumaşın tamamını temsil edip etmediği, sonradan yapılmış onarım veya kirlenme olasılığı ve laboratuvar verilerinin kendi içindeki dağılımı tartışılıyor. Bunların hepsi aynı itiraz değil. “Bir yangın geçirdi” demekle numunenin ölçülen karbonunun hangi oranda değiştiğini göstermek arasında mesafe var. Aynı şekilde sonuçları eleştirmek, otomatik olarak birinci yüzyıl tarihini elde etmek anlamına gelmiyor.

Casabianca ve arkadaşlarının 2019 ham veri incelemesi, örneklerin homojenliği ve istatistiksel değerlendirme üzerine sorular açıyor. Bu çalışma yeni alınmış bir kefen numunesinin bağımsız karbon tarihi değil; önceki verilerin yeniden analizi. İtirazın gücünü tartışmak için önce ne yaptığını doğru tarif etmek gerekiyor.
- Kumaşın yaşı: Liflerdeki karbon ölçümüyle ilgili.
- Görüntünün oluşumu: Yüzeydeki izin fiziksel ve kimyasal yapısıyla ilgili.
- İsa’ya ait olma iddiası: Tarihlendirme yanında tarihsel kimlik ve aktarım zinciri gerektiriyor.
1898’de Secondo Pia tarafından çekilen fotoğrafın yarattığı etkiyi bu yüzden anlamak kolay. Negatifte belirginleşen yüz, insanların bakışını değiştirdi. Fakat negatifte etkileyici görünmek başlı başına tarih damgası değil. Görsellerde pozitif-negatif karşılaştırmasını ve eski fotoğrafı birlikte koydum; aynı nesnenin görüntüleme biçimine göre nasıl başka bir deneyime dönüştüğünü görmek için.
Burada gerçekten süren merak, bir testin adını tekrarlamakla veya testi yok saymakla tükenmiyor. Kumaşa neyin, hangi işlemle, hangi tarihte iz bıraktığı ayrıntılı bir soru. İnanç bakımından değerli bulunması da laboratuvarın tarih aralığını değiştirmiyor. İki tarafı tek bir yarışa zorlamadan nesnenin kendisine bakmak mümkün.

—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle