Bir işi ne kadar çok zorlarsan o kadar iyi sonuç alacağına inanıyoruz. Bazen de tam tersini yaşıyoruz: Her ayrıntıyı kontrol etmeye çalışırken işin kendisini bozuyoruz. Taoizm içindeki wu wei düşüncesi bu gerilime başka yerden bakıyor.
Wu wei çoğu zaman eylemsizlik diye çevriliyor. Fakat bunu bütün gün hiçbir şey yapmadan oturmak şeklinde okumak yetersiz. Mesele, gereksiz zorlamayı ve yapay müdahaleyi azaltan, şartlarla uyumlu eylem üzerine düşünmek. Laozi incelemesi bu kavramı doğallık ve Dao fikriyle birlikte ele alıyor; tek bir çeviri bütün anlamını taşımıyor.

Bir benzetmeyle düşünelim
Konuşmakta zorlanan birini sürekli sıkıştırdığımızı düşünün. Her susuşunu dolduruyor, her cümlesini düzeltiyoruz. Daha çok müdahale ediyoruz ama karşıdakinin konuşması kolaylaşmıyor. Bazen yapılacak en iyi şey alan açmak. Bu günlük benzetme Taoizm’in bütün öğretisi değil; “daha az zorlama” ile “hiç ilgilenmeme” arasındaki farkı görmek için bir yol.
Laozi adına bağlanan Daodejing, yol ve erdem üzerine kısa ama çok farklı yorumlara açık bir metin. Yazarının tarihsel kimliği ve eserin oluşumu üzerine tartışmalar var. Buna rağmen metnin etkisi yalnızca akademik bir yazar sorusuna sıkışmıyor; siyaset, ahlak, gündelik davranış ve dinî hayat içinde uzun bir geçmişi bulunuyor.
- Dao: Yol; yalnızca yürünecek fiziksel bir güzergâh değil.
- Ziran: Doğallık, kendiliğindenlik çevresinde açıklanan kavram.
- Wu wei: Gereksiz ve zorlayıcı müdahaleyi sorgulayan eylem anlayışı.
Taoizm üzerine felsefe incelemesi doğayla insanın kurduğu düzenler arasındaki gerilimi açıyor. Ancak Taoizm’i yalnızca birkaç güzel sözden ibaret saymamak gerek. Tapınakları, ritüelleri ve farklı dinî gelenekleri de var. Felsefî metinle yaşanan din birbirinden bütünüyle kopuk değil.
Wu wei, başkalarının her istediğine razı olmakla da karıştırılmamalı. Sınır koymak gerektiğinde sınır koymamak, kendiliğinden bilgece davranış olmuyor. Kavramın açtığı soru, eylemden tamamen vazgeçmekten çok müdahalenin kaynağı ve biçimi. Bir durumu gerçekten anladığımız için mi hareket ediyoruz, yoksa belirsizliğe tahammül edemediğimiz için sürekli bir şeylere mi dokunuyoruz?
Su benzetmeleri bu gelenekte sık karşımıza çıkıyor: Yolunu bulabilen, engelin etrafından geçebilen ve sert görünmeden etkili olabilen bir hareket. Bunu her soruna uyacak sihirli formüle çevirmek kolay; metinlerin asıl verimi ise alıştığımız kuvvet ve başarı ölçülerini bir süreliğine sorgulatmalarında. Bir şeyi yapmak kadar, nasıl yaptığımız da düşüncenin konusu oluyor.
Bu düşüncenin benim için konuşulmaya değer yanı, her sorunu daha fazla baskıyla çözmeye alışmış olmamız. Zorlamamak bazen ihmalkârlık olabilir; bazen de neyi ne zaman yapacağını anlamak. Wu wei, bu ikisinin farkına dikkat kesilmeye çağırıyor. Kolay bir hayat hilesinden çok, eylemin nasıl yapıldığına dair uzun bir soru.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle