Himmet Makbuzsuz, Kasa Denetimsiz
Televizyon ekranlarında, dergâh salonlarında veya cemaat evlerinde en çok duyduğunuz kelimelerden biri "himmet" veya "infak"tır. Kurban bağışları, fitreler, zekatlar, öğrenci yurdu yardımları, bina inşaları... Her yıl milyarlarca liralık devasa bir nakit akışı bu yapılarca toplanır.
Ancak bu devasa sermayenin en çarpıcı özelliği nedir biliyor musunuz? Ortada ne bir mali denetim, ne fatura, ne de şeffaf bir bilanço vardır.
Her şey "Allah rızası" kisvesi altında kapalı kapılar arkasında döner. Peki, bu denetimsiz değirmenin suyu nereye akıyor ve o paraların hesabı neden hiç sorulamıyor?

1. Mali Şeffaflıktan Uzak "Manevi Kasa" Sistemi
Modern dünyada en küçük bir dernek veya şirket bile mali denetimlere, vergi beyannamelerine ve bağımsız denetçilerin incelemelerine tabidir. Neden? Çünkü toplanan paranın halkın güveniyle toplandığı, kamu yararı gözetmesi gerektiği bilinir.
Ancak tarikat ve cemaat vakıflarında durum bambaşkadır:
- "Sorgulanamazlık" Zırhı: Toplanan paranın nereye harcandığını sormak, müridin gözünde adeta "imanı sorgulamak" veya "hizmete karşı çıkmak" olarak yansıtılır. Bu sayede en ufak bir hesap sorma mekanizması peşinen engellenir.
- Şeyhin ve Ailesinin Lüks İmparatorluğu: Kısıtlı bütçelerle mütevazı bir yaşam sürüldüğü iddia edilen o dergâhların arkasında; son model lüks araç filoları, gayrimenkul imparatorlukları, yurt dışı yatırımları ve nesiller boyu süren bir aile serveti yükselir.
- Kayıt Dışı Fon Yönetimi: Hiçbir resmi kayda girmeyen bu milyonlar, hem siyasi arenada hem de ticari pazarlarda cemaatlere sınırsız bir güç alanı sağlar.
"Paranın şeffaf olmadığı yerde ahlak şüphelidir. 'Allah rızası' kelimesini bir kalkan olarak kullanıp denetimsiz bir ekonomik imparatorluk kurmak, inancın en büyük finansal istismarıdır."
2. Gerçek İhtiyaç Sahibi ile Cemaat Kasası Arasındaki Uçurum
Gerçek hayır; fakirin, yoksulun, gerçekten yardıma muhtaç olanın elinden tutmaktır. Oysa cemaatlerin topladığı fonların çok büyük bir kısmı, yoksullara gitmek yerine o yapının büyümesine, medyasına, binalarına ve liderin konforuna harcanır. Mürit dişinden tırnağından artırıp "himmet" ver mientras şeyh efendi altın varaklı koltuğunda oturmaya devam eder.
3. Sonuç: Hesabı Verilmeyen Paranın Hayrı Olmaz
Bir yapının samimiyetini test etmek istiyorsanız paraya bakışına bakın. Şeffaf olmayan, mali denetime kapalı olan ve her kuruşun hesabını vermekten kaçınan her yapı, manevi bir dernek değil, finansal bir ticarethanedir.
İlgili tartışmalar: Allah rızası için para istiyorsan hesabını da ver
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle