Varlık, potansiyel enerjisinin ancak bir kısmıyla bu dünyada yaşarken, şuurun da tamamını değil sadece daraltılmış bir kısmını kullanabilir. Dolayısıyla sahip olduğu pek çok ruhsal yeteneklerini bu dünya yaşamında kullanamama durumuyla karşı karşıya kalır. Bütün bunların sonucunda kendisini sadece bedenden ibaret bir varlık olarak görme yanılgısına düşebilir. Oysa ki "ben" dediği bilinci, asıl ruhun sonsuz imkânlarından sadece ve sadece çok küçük bir kısımdır.

Aura Nedir?

Bu enerjetik bedenin fiziki bedenle irtibatından doğan bir ışınım vardır. Mavimsi-gri renkteki bir dumana benzer görüntüsü olan bu ışınımı, bazı medyomik hassasiyete sahip insanlar görebilmektedir. Bu ışınım hareketi, fiziki bedenin her yerinde çeşitli renklerde kendini gösterir. Biyomanyetik bu enerji alanına Parapsikoloji'de "Aura" ismi verilir.

Anlayışımızı kolaylaştırmak için fiziki bedeni bal peteklerine benzetecek olursak, söz konusu enerjetik astral bedenin bu petekleri dolduran bir akışkan olduğunu söyleyebiliriz.

Hayaletler Astral Beden

Belirli bir şekli olmayan bu maddeler topluluğu, varlığın düşünceleriyle istenilen bir görünüme sokulabilir. Hayalet gördüğünü iddia eden insanların gördükleri şey, aslında işte bu astral bedenin çeşitli şekillere bürünmüş hâlidir. Yani hayalet denilen şey; ruhun görüntüsü değil, ruhsâl enerjinin şekillendirdiği astral bedendir.

Bilim Dünyasında Yankı

1960'lı yılların sonlarına doğru dünyanın birçok ülkesinde bu konuyla ilgili çalışmalar doğru ve önemli sonuçların alınmasına yol açmıştır. Hatta ruhsâl bir enerjinin varlığını kabul etmeyen ve materyalizmin kalesi olan eski Demirperde Ülkeleri'nde bile...

Örneğin 1968 yılında Çekoslovak ve Bulgar bilim adamları, dünya kamuoyuna ortak bir açıklama yaparak; bitkiler ve hayvanlar da dahil olmak üzere tüm canlı varlıkların sadece atom ve moleküllerden meydana gelen fiziki bir bedenlerinin olmadığını, fiziki bedenin eşi olan bir enerji bedenin de mevcut olduğunu keşfettiklerini ilan etmişler ve bu bedene de "biyolojik plazma bedeni" adını vermişlerdi.

Kirlian Fotoğrafçılığı

Herhangi bir organı kesilen hastalar çoğunlukla o organı yerinde hissettiklerini belirtirler. Rus bilim adamları, yaptıkları aura ile ilgili denemelerde esası Kirlian Fotoğrafçılık Metodu'na dayanan bir metot ile önce sağlam bir yaprağın, sonra da üçte biri kesilmiş olan bir yaprağın fotoğraflarını çekmişlerdir.

İlk fotoğrafta yaprak üzerinde yanıp sönen parlak canlı ışık huzmeleri ve yaprağın kenarlarında bir hat şeklindeki aydınlık alanın mevcûdiyeti kendini göstermiştir. İkinci fotoğraftaki görüntü ise oldukça farklı olmuştur. Bu sefer yaprağın yüzeyi yine tam olarak görünmüş ancak kesilen parçanın olduğu yer, diğer kısımlardan bir çizgi ile ayırt edilebilecek şekilde şeffaf kalmıştır.

Astral Bedenin Özellikleri

Astral bedenin maddesi, devamlı bir hareket halinde olup akıcıdır. Kendisine has bir titreşim hızı vardır. Frekansı, duyu organlarımızla algılayabildiğimiz maddelerin frekanslarından çok yüksektir. Bu sebeplerden dolayı fiziki maddeler onun için bir engel teşkil edemez. Örneğin bir duvarın içinden kolaylıkla geçebilir.

Astral bedenin akıcı olması ona bölünerek kendi eşitlerini meydana getirebilme özelliğini kazandırır. Böylelikle astral bedenin bölünmesi sağlanarak frekansı değiştirilebilir. Astral bedenimizin mevcut frekansını yükseltebilmemizle düşüncelerimizin pozitif kalabilmesi arasında büyük bir paralellik vardır.

Konuyla ilgili görseller

Astral beden düşüncesine ilişkin kültürel bir tasvir; ruhun bedenden ayrılmasının deneysel kaydı değildir.
Astral beden düşüncesine ilişkin kültürel bir tasvir; ruhun bedenden ayrılmasının deneysel kaydı değildir.

Görsel açıklamaları, kaynaklar ve lisanslar

  1. Astral Body from Carrington and Muldoon.png — Hereward Carrington, Sylvan Muldoon.. Public domain. WebP biçimine dönüştürüldü; oranı korunarak en fazla 1400 piksel genişliğe ölçeklendi.
    Astral beden düşüncesine ilişkin kültürel bir tasvir; ruhun bedenden ayrılmasının deneysel kaydı değildir.

Konunun arka planı: Astral seyahat.