2004’te Amerikan başkanlık seçimini izleyen biri, karşı karşıya gelen iki adayın ortak noktasını öğrenince haklı olarak duraksayabilirdi: George W. Bush da John Kerry de Yale’deki Skull and Bones cemiyetine seçilmişti. Rakip partiler, farklı kampanyalar, fakat aynı kapalı çevrenin geçmiş üyeleri. Sırf bu bağlantı bile “Elitler ne kadar dar bir havuzdan çıkıyor?” sorusunu sormaya yeter.

Skull and Bones, 1832’de Yale’de kurulan bir öğrenci cemiyeti. Fotoğraflarda görünen penceresizliğe yakın, kapalı ve ağır görünümlü binasına Tomb denmesi de atmosferi tamamlıyor. Fakat konuya yalnızca kapıdaki kurukafa işaretinden girersek asıl mekanizmayı kaçırabiliriz. Üniversite bitiyor, üyelik geçmişi bitmiyor. Aynı çevre, yıllar sonra siyasette, iş dünyasında veya hukukta yeniden karşınıza çıkabiliyor.
Yale Üniversitesi mezun dergisinin 2004 tarihli tarih yazısı, Kerry’nin 1965’te, Bush’un 1967’de seçildiğini anlatıyor. Burada ihtiyacımız olan şey belirsiz bir internetteki üyeler listesi değil; isimleri ve tarihleri izlenebilen bir bağ. Bu bağdan “Seçim sonucu önceden kararlaştırıldı” sonucuna atlamıyorum. Ama aynı çevrelerin farklı siyasi seçeneklerin içine nasıl yayıldığını incelemek için ciddi bir örnek görüyorum.
Kasada yalnızca sır yok, gayet sıradan evrak da var
Cemiyetin izini sürerken Yale’in kendi arşivine bakınca ilginç bir şey oluyor: sis biraz dağılıyor ama konu küçülmüyor. Russell Trust Association kayıtlarının rehberi, 1832 tarihli anayasa metnini, 1866 bina sözleşmesini ve mimari planlarını, üye hatıralarını listeliyor. 2026’da düzenlenen rehberde 1910 tarihli fotoğraf albümü de yer alıyor. Yani araştırılabilecek maddi bir geçmiş var.
Russell Trust Association burada önemli. 1856’da kurulan bu tüzel yapı, cemiyetin mal varlığı ve mali işleriyle bağlantılı. Gizli bir topluluğun gayrimenkulü, vergisi, bina sözleşmesi ve hukuki devamlılığı var. Ben bu ayrıntıyı seviyorum; çünkü komplo anlatısının içinden araştırılabilir bir zemin çıkarıyor. Binaya kim sahip, nasıl finanse edilmiş, üyelik nasıl devam etmiş? Bunlar cevabı aranabilir sorular.
Kapalı bir çevrenin gücü, her üyeye emir vermesinden değil, bazı insanları sürekli birbirine yakın tutmasından da gelebilir.
Bir öğrenciyi düşünün. Mezuniyetinin ardından binlerce yabancının arasına atılmıyor; kendisinden önce güçlü yerlere ulaşmış bir çevrenin içinden çıkıyor. Bunun her durumda kayırma ya da suç olduğunu söyleyemeyiz. Ama başlangıç çizgilerinin eşit olmadığını görebiliriz. Tavsiye, referans, ortak güven ve erişim bazen bir talimattan daha kalıcı işler.
- Belgelenmiş üyelik ile internette dolaşan üyelik iddiasını ayırmak gerekiyor.
- İki üyenin güçlü olması, her icraatın cemiyetin kararı olduğunu göstermiyor.
- Buna karşılık, güç sahibi insanlar arasındaki bağları görmezden gelmek de meseleyi açıklamıyor.
Bilderberg veya Bohemian Grove ile karşılaştırınca ortak bir manzara ortaya çıkıyor: güçlü insanların birbirini tanıdığı, dışarıdan erişimin sınırlı olduğu ortamlar. Fakat her birinin tarihi ve işleyişi farklı. Hepsini tek bir tabelanın altına yazınca kulağa büyük bir açıklama gibi geliyor; gerçekte ise somut izleri birbirine karıştırmış oluyoruz. Skull and Bones’u ciddiye almak istiyorsak karanlık binasının fotoğrafından sonra arşivdeki dosyayı da açalım.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle