Bunu yapan kişi kil henüz yumuşakken küçük damgaları eline almış. Birini bastırmış, kaldırmış, öbürünü seçmiş. İşaretleri sarmal bir yol boyunca yerleştirmiş. Aradan yaklaşık dört bin yıl geçince biz o baskılara bakıp ne dediğini anlamaya çalışıyoruz. Phaistos Diski benim gözümde önce bir şifre değil, birinin oturup hazırladığı bir nesne.

Girit’teki Phaistos sarayında, 1908’de bulunan küçük kil diskin iki yüzü de işaretlerle dolu. “45 işaret” ifadesi bazen yanlış anlaşılıyor: toplam 45 baskı yok, yaklaşık 241 baskıda tekrar eden 45 farklı işaret türü var. Bunlar bölmeler içinde, spiral bir düzen izliyor. Ottawa Üniversitesi’nin kopya nesne açıklaması, bu fiziksel düzeni karşılaştırmalı biçimde anlatıyor. Özgün eser ise Heraklion Arkeoloji Müzesi’nde.
Asıl gariplik: bunun için bir takım hazırlanmış
İşaretler tek tek kazınarak çizilmemiş. Damgalanmış. Bu da diskin dışında düşünmemiz gereken bir şey olduğu anlamına geliyor: işaretleri basmak için kullanılan araçlar. Birileri biçimleri hazırlamış, sonra gerektiğinde aynı izi yeniden üretmiş. Böyle bir sistem neden var? Yalnızca bu nesne için mi yapıldı, başka metinlerde de mi kullanıldı? Başka örnekler bulunursa bugün tek başına duran parçanın bütün bağlamı değişebilir.
Diskin yüzeyine yakın bakınca resim gibi görünen şekiller yanıltıcı bir rahatlık veriyor. Baş var, kuş var, bitki gibi duran biçimler var; insan “Buradan bir anlam çıkarırım” diye düşünüyor. Fakat resme benzeyen bir işaret bir nesnenin adı, bir hece, bir ses veya başka bir işaretle birleşen bir parça olabilir. Bugünkü gözümüzle bir figüre isim vermek, dört bin yıl önceki okuyucunun zihnindeki karşılığı bulmak değil.

Scuola Normale Superiore’nin Mnamon incelemesi, buluntu bağlamını ve işaretlerin teknik özelliklerini ele alıyor. Burada tarihlendirme de yalnızca “şu gün yapılmış” diye kapatılamıyor; bulunduğu alanın durumu ve başka buluntularla karşılaştırmalar değerlendiriliyor. Saraydaki odanın geçmişini bilmek, internette önerilmiş on farklı çeviriyi yan yana koymaktan daha fazla işe yarayabilir.
Bir çeviri kulağa güzel geldiği için doğru olmaz. Aynı yöntemin, yeni bir metinde de çalışmasını isterim.
Bu yüzden “Disk çözüldü” haberlerinde ilk baktığım şey sonuç cümlesi değil, yöntem. Kaç işarete karşılık atanmış? Bilinmeyen her yerde yeni bir varsayım mı eklenmiş? Bölmelerin ve tekrarların hesabı verilmiş mi? Aynı şekil, zor bir noktaya gelince başka anlama mı çekilmiş? Tek bir metinde esnek kurallarla çok farklı hikâyeler üretilebilir. Sorun öneri getirmek değil; önerinin kendi dışındaki bir şeyle sınanabilmesi.
- İki yüzü birlikte incelemek: yalnızca etkileyici bir bölümden sonuç çıkarmamak.
- Aynı damganın tekrarlarını izlemek: şekil benzerliğini ses veya anlamla hemen eşitlememek.
- İşaret gruplarının uzunluklarına bakmak: ayrımların metindeki işlevini anlamaya çalışmak.
İndus Yazısı için yüzlerce kısa metin, Rongorongo için farklı tabletler arasında karşılaştırma yapılabiliyor. Phaistos Diski ise çok daha yalnız. Belki eksik olan büyük bir zekâ gösterisi değil, henüz bulunmamış ikinci bir nesne. Beni kazı haberlerine döndüren ihtimal de bu: sıradan görünen bir parçanın üstünden aynı damgalardan biri çıkabilir ve bütün tartışma bir anda başka yere taşınabilir.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle