Dr. Josef Mengele, antropoloji üzerine çalışmalar yapan çok ünlü bir antropologtu. Mengele'nin tek hayali insan kanı ve virüs numuneleri toplayıp, farklı ırkların kanları arasındaki farklılığı kanıtlayan faktörleri belirlemek olduğu çoğu insan tarafından bilinmekteydi. O dönemi ve yaşanan vahşeti en iyi anlatan olay kamplardaki esirleri "Sen sağa geç. Sen sola. Sen sola. Sen sağa. Sen sola. Sen sola…" diye ayırmalarıydı.

Kamp Liderliği ve "Ölüm Meleği"

Sol tarafa yönlendirilenler ya yanarak ya da kimyasal gaz ile dolu odalarda boğulana kadar "ölüme" götürülecek olanlardı; kalanlar ise ya işlerde köle olarak ya da deneylerde "kobay" olarak kullanılacaktı. Bu kararın arkasında ise binlerce insanı öldürmeye yetkisi ve gücü yeten, "Ölüm Meleği" olarak adlandırılan Joseph Mengele vardı. Kurbanlar bu dış görünüşü zararsız asker tarafından seçilmekteydi. Hala çalışabilecek güçte ve görünümde olanlar ile günlerce aç susuz kalmış, vagonlarla onlarca gün bu kamplara getirilirken halsiz düşenler sağa veya sola diyerek ayırıyorlardı. Sağa gidenler şimdilik yaşamaya devam edecekti; sola gidenler ise herhangi bir suçları olmamasına rağmen yargılama veya mahkeme olmadan, sadece "bir bakışla" ölüme mahkum edilmişlerdi.

Josef Mengele: Ölüm Meleği

Sadece Yahudiler üzerinde değil, homoseksüeller, çingeneler, özürlü ve zihinsel engelli insanların üzerinde de deneyler yapan Mengele, Alman ırkından olmayan Almanları Nazilerin zihniyetindeki forma sokmak için de çalışmalarda bulunmuştu.

Josef Mengele: Ölüm Meleği

Josef Mengele: Ölüm Meleği

Josef Mengele: Ölüm Meleği

Çocuklar Üzerindeki Deneyler

Josef Mengele, çocukların üstünde de basınç testi, hadım etme, karşı direnç ve ilaç testi gibi deneyler uygulamıştır. Her şeyden habersiz çocukları laboratuvara götürmek için şekerle, çikolatayla kandırıyor, deney sonrası deyim yerindeyse parçalayarak öldürüyorlardı. Yaptığı akıl ve vicdan dışı uygulamalarına bir örnek daha verecek olursak Auschwitz kampında bir koğuşta başlayan "bit salgınını", bitlenen 750 kadını bitleriyle birlikte gaz ile çözüp öldüren bir Nazi doktorundan söz etmekteyiz. Renkli gözlü çocukların gözlerine bir takım kimyasal maddeler enjekte ederek deneyler yapan, doğum yapmış kadının göğüslerini bantlayarak bebeğin beslenmeden kaç gün yaşayabileceğini görmek isteyecek kadar da cani ruhlu bir doktordu.

Ölüm Meleğinin insanlık dışı deneylerine maruz kalan çocuklardan biri olan Yitzhak Ganon'un yıllar sonra ağzından çıkan sözler insanların kanını donduracak türdendi:

"Mengele içeri girdi. Narkoz yapmadan karnımı yardı ve tek böbreğimi keserek eline aldı. Böbrek onun elinde başı kesilmiş bir tavuk gibi kıvranıyordu. Ben ise acıdan avazım çıktığı kadar bağırıyordum."

İzak'ın denek olarak kullanıldığı tek olay bu değildi. En sonunda "kobay" olarak işleri bittiğinde onu gaz odasına gönderdiler ve kapasitesi 200 olan gaz odasının önünde, elinde 201 yazan kâğıt sayesinde o kampta ölmekten kurtuldu. Fakat kız kardeşleri ve annesi kendisi kadar şanslı olamamışlardı.

Kaçışı ve Ölümü

Dr. Josef Mengele 17 Ocak 1945'te Rus ordusunun Almanya'ya girmesinin ardından hemen Auschwitz'den kaçarak Arjantin'e yerleşti ve neredeyse unutulmuştu. 17 Ocak 1985'te Auschwitz'den canlı kurtulan birkaç kişinin orayı ziyaretleri ve hatıraları sayesinde tekrar gündeme gelmişti. Bir anda bütün dünya televizyonlarında ona dair haberler ve görüntüler yayınlanmaya başlamış ve herkes yaşanan vahşeti daha detaylı öğrenmişti. Arama çalışmaları yeniden başlatıldı. 31 Mayıs 1985'te Mengele'nin eski bir arkadaşı ve Avrupa'daki bağlantı noktası olan Hans Sedlmeyer'in evine yapılan baskın sırasında yazdığı birkaç mektup ele geçirildi. Brezilya'da olduğu öğrenilmiş, yetkililere haber verilmişti ve bir hafta içinde yanında kaldığı aile ve mezarı bulunmuştu. Ölüm Meleği 1979'da boğularak ölmüştü; iskeletinin adli tıpta incelenmesi sonucunda gerçekten o olduğu ortaya çıkmıştı.

Kaynakça

Kaynaklar: Onedio.com, Kaan Ünsal, Alphan