Kul-Köle Zihniyeti ve Onursuzlaştırma Politikası
Tarikat sohbetlerinde, ilahilerde veya mektuplarda sıkça duyduğumuz, ilk başta kulağa "aşırı tevazu" gibi gelen ama aslında insan onurunu yerle bir eden zehirli bir ifade vardır: "Biz efendi hazretlerinin ayağının tozuyuz, kapısının köpeğiyiz..."
İnsanı, Yaratıcı'nın özenle yarattığı, akıl ve irade bahşettiği şerefli bir varlık olmaktan çıkarıp, başka bir beşerî kulun kapısında paspas olmaya çağıran bu zihniyet, tarihin en büyük onursuzlaştırma projesidir.

1. Bireyselliği Yok Etme ve Köleleştirme Mekaniği
Bir insanı kontrol etmenin, onu sömürmenin ve her istediğinizi yaptırmanın en kesin yolu; onun kendi öz değerini, benliğini ve onurunu tamamen yok etmektir.
- Kendi Benliğini Sıfırlamak: Mürit, kendi iradesinin, kendi fikirlerinin ve kendi kişiliğinin hiçbir kıymeti olmadığını; ancak şeyhin yanında bir hiç olarak değer kazandığını düşünmeye başlar.
- Köleliği "Aşk" Diye Pazarlamak: İnsan onurunu zedeleyen en utanç verici biat biçimleri, "ilahî aşk" ve "dervişlik" sosuna batırılarak müride gurur verici bir erdem gibi yutturulur.
- Sorgulama Yetisini Dondurmak: Kendi ayakları üzerinde durmaktan korkan, bir başkasının ayağının tozunu baş tacı eden bir zihin; o şeyh yanlış yapsa, hırsızlık yapsa veya suç işlese bile "vardır bir hikmeti" diyerek ona kölelik yapmaya devam eder.
"Yaratıcı insana başını sadece hakikat önünde eğmeyi emretmişken; bir insanın çıkıp başka bir beşerî varlığın ayağının tozu olmayı marifet sayması, insan onuruna atılabilecek en ağır iftiradır."
2. Sonuç: Onurlu Bir İnsan Olmak
İnsanın değeri başkasına köle olmakta değil, kendi vicdanının, aklının ve onurunun efendisi olmaktır. Ayağının tozu olmayı vaat edenlerden uzak durun; çünkü onların tek istediği derviş değil, tebaadır.
İlgili tartışmalar: "Bizim Sırrımız Bize Yetmez": Tarikat Paranoyası ve Sahte Gizem Perdesi · Şeyhe soru sorunca neden suçlu oluyoruz?
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle