Thirsk Museum’daki bu sandalyenin en garip tarafı biçimi değil, bulunduğu yer. Sandalyeyi yerden yükseğe asmışlar. Ziyaretçi bakabiliyor, fotoğrafını çekebiliyor; fakat gidip üzerine oturamıyor. Çünkü onunla birlikte müzeye gelen hikâye, oturan kişinin başına felaket geleceğini söylüyor.

İngiltere’nin Yorkshire bölgesindeki Busby Stoop sandalyesi, adını Thomas Busby’den alıyor. Yerel rivayet 1702’ye uzanıyor. Busby ile Daniel Awety arasındaki kavga cinayetle sonuçlanıyor; Busby idam ediliyor. Lanet anlatısına göre son günlerinde, en sevdiği sandalyeye oturacak kişilere ölüm diliyor.
Yıllar geçiyor ama sandalye bir hanın içinde kullanılmaya devam ediyor. Hikâyeye yeni insanlar ekleniyor: Oturup meydan okuyanlar, kısa süre sonra kazada öldüğü anlatılan müşteriler, askerler ve yolcular. Anlatılan vakaların sayısı kaynaktan kaynağa değişiyor. Sandalyenin ünü de tek bir olaydan çok, bu ölümlerin kuşaklar boyunca birbirine eklenmesiyle büyüyor.

Bir gün han sahibi de istemiyor
Müzenin kendi anlatımına göre 1978’de hanın işletmecisi sandalyenin kaldırılmasını istiyor. Eşya müzeye getiriliyor ve kimse oturamasın diye yükseğe asılıyor. Lanetli olduğu söylenen bir şeyi korumanın oldukça tuhaf bir yolu: Onu sergiliyorsunuz ama asıl kullanımını engelliyorsunuz.
O noktadan sonra ziyaretçinin karşısında yalnızca eski bir mobilya kalmıyor. Bir yasağın etrafında duran nesneye dönüşüyor. Sandalyenin bir insanı nasıl öldürebileceğini düşünmeyen biri bile müzedeki düzeni görünce aynı soruyu sorabilir: Madem sıradan bir sandalye, neden hiç kimse denemiyor?
Bu hikâyeyi ilginç yapan tam da o küçük tereddüt. Bir masaya oturmak, handa dinlenmek veya boş bir sandalyeyi çekmek gündelik hareketler. Busby anlatısında ise en sıradan hareketin sonradan geri alınamayacağı söyleniyor. Korku, sandalyenin görüntüsünden çok onunla ne yapmamamız gerektiği fikrine bağlanıyor.
Bugün sandalyeyi görmek isteyenler müzenin sergi kaydına bakabilir. Fotoğraftaki eşya gerçekten orada sergilenen sandalye; ölüm hikâyeleri ise onunla birlikte aktarılan yerel rivayetler. Oturan herkesi kapsayan eksiksiz bir ölüm listesi varmış gibi sayı vermek yerine, hanın ve müzenin bu eşyayı neden sakladığına bakmak daha anlamlı geliyor.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle