1976 yılında Viking 1 yörünge aracı tarafından Mars’ın Cydonia bölgesinde çekilen ünlü "Mars’taki Yüz" karesi.
1976 yılında Viking 1 yörünge aracı tarafından Mars’ın Cydonia bölgesinde çekilen ünlü "Mars’taki Yüz" karesi. · NASA / JPL / University of Arizona · Public domain

Tarih 25 Temmuz 1976. NASA'nın Viking 1 yörünge aracı Mars'ın Cydonia bölgesinin üzerinden geçerken 035A72 numaralı kareyi yakaladı. Fotoğraf merkeze ulaştığında Jet Propulsion Laboratory (JPL) kontrol odasındaki bilim insanlarının ağzı açık kaldı: Mars yüzeyinde iki gözü, burnu, ağzı ve simetrik bir miğferi olan yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda devasa bir insan yüzü duruyordu!

"Işık ve Gölge Oyunu Efendim, Bir Şey Yok"

NASA sözcüsü Gerry Soffen fotoğrafı basına gösterirken hemen gardını aldı ve "Bakın ışık ve gölge oyunuyla oluşmuş tuhaf bir tepe, birkaç saat sonraki çekimde yüz yok oldu zaten" dedi. Ama Gerry Soffen'ın burada devasa bir yalan söylediği kısa süre sonra ortaya çıktı. Çünkü Viking o bölgeden birkaç saat sonra değil, tam 35 gün sonra farklı bir güneş açısıyla tekrar geçmişti ve 070A13 numaralı karede o yüz hâlâ oradaydı! Güneş açısı değişmesine rağmen yüzün anatomik hatları ve gölgesi simetrisini koruyordu.

Görüntü analiz uzmanları Vincent DiPietro ve Gregory Molenaar, bilgisayar ortamında piksel piksel inceleme yaptıklarında yüzün ağız kısmında diş benzeri çıkıntılar ve göz yuvalarında bebek detayları tespit ettiler. Üstelik olay sadece yüzle sınırlı değildi; yüzün birkaç kilometre ötesinde beş kenarlı, simetrik devasa piramitler (D&M Piramidi) ve "Şehir" adı verilen düzenli geometrik tümsekler bulunuyordu. Jeologlar doğal erozyonun beş kenarlı simetrik piramit üretemeyeceğini çok iyi bilir.

"Eğer Dünya'da böyle bir yüz ve yanındaki piramidal yapıları çölün ortasında bulsaydınız, tereddüt etmeden antik bir medeniyetin kalıntısı derdiniz." — Richard Hoagland

1998 Mars Global Surveyor ve Bulanıklaştırma Rezaleti

Yıllarca süren kamuoyu baskısından sonra NASA, 1998 ve 2001 yıllarında Mars Global Surveyor (MGS) ile Cydonia'yı tekrar fotoğrafladı. Ve basına ne sundular biliyor musunuz? Adeta kum fırtınasına tutulmuş gibi dümdüz, detayları silinmiş, kontrastı düşürülmüş çirkin bir kaya yığını! Bağımsız grafik uzmanları NASA'nın yayınladığı ham dosyayı incelediğinde, görüntünün kasıtlı olarak yüksek geçirgenlik filtresinden (high-pass filter) geçirilip detaylarının bozulduğunu ("kedi kumu kutusu" efekti) kanıtladı.

Daha önce Göbeklitepe ve antik medeniyetler üzerine konuştuğumuz gibi, arkeoloji tarihi "burada bir bok yok" denilip sonradan altından devasa uygarlıklar çıkan yerlerle doludur. Mars'ta bir zamanlar nehirlerin aktığını, okyanusların olduğunu bugün kabul eden NASA, orada geçmişte bir medeniyetin var olma ihtimalini neden bu kadar ölümüne inkar ediyor? Çünkü insanlığa "kainatta yapayalnız ve tesadüfi bir toz tanesisiniz" masalını yutturmak, gerçeği açıklamaktan çok daha az maliyetli de ondan.