Önce evdeki bütün ışıklar açılır. Sonra mutfaktan alınan bir aletle koridora çıkılır. Beş dakika içinde olayın sahibi bulunur: askılığa asılmış mont. Az önce ona aile büyüklerinin adını sayıyorduk, şimdi cebinden bozuk para çıkarıyoruz.

Gece duyulan garip nefesin uyuyan kediden, kendi kendine çalışan cihazın unutulmuş zamanlayıcıdan çıktığı o an… Korku bir anda bitiyor ama yapılan hazırlıklar ortada kalıyor. Elinde kevgirle evi aradığını kendine nasıl açıklayacaksın?

Burada anlatma cesareti gösterene “Ben hiç korkmam” yok. Herkesin bir gün sandalye üstündeki kıyafet yığınıyla göz göze gelmişliği vardır. Vakanın en komik kısmı, gerçeği anladıktan sonra sanki başından beri biliyormuş gibi davranmaya çalışmak.