Öyle zincir şakırdatan, üç yüz yıldır aynı koridorda volta atan bir hayalet olmayacaksın. Duvarlardan geçebiliyorsun, görünmezsin, kira derdin bitmiş. Önünde koca bir öteki dünya kariyeri var. İlk mesaiyi kime ayırırsın?

Gece üçte matkap çalıştıran komşunun kulağına her uykuya dalışında “Bir raf daha mı taksak?” diye fısıldamak mesela. Ya da mesajına üç gün sonra “Yeni gördüm” yazan kişinin telefonuna görünmeden “Ben de seni görüyorum” bildirimi bırakmak.

Benim tek çekincem ev sahibine musallat olmak. Adam “Evde bir kişi daha kalıyormuş” diye kiraya zam yapar; ölümden sonra da depozitoyu kurtaramayız.