İlk günün. Boynunda kart, önünde “Kesinlikle açmayın” yazan on yedi kapı. Bir odada uçan daire, diğerinde nereden geldiği belli olmayan bir motor. İnsanlığın bütün merakı birkaç koridora sığmış. Sen neyi yürütürdün?

Görünmezlik cihazı cazip ama kaybedersen bulması sıkıntı. Işınlanma makinesinin de eve sığıp sığmayacağı belli değil. Bence en kıymetlisi, kimsenin birbirinden ödünç almadığı o tek çalışan şarj kablosu. Böyle bir şey ancak gizli bir tesiste korunuyor olabilir.

Çay kaşığını seçen arkadaşa ayrıca saygı duyarım. İnsan başka gezegenin teknolojisine alışır da ofiste kaşıksız kalmaya alışamıyor.