
Ekranınıza çok yakından bir büyüteçle baktığınızda o pürüzsüz görünen yüksek çözünürlüklü 4K görüntünün aslında minicik karelerden, yani piksellerden oluştuğunu görürsünüz. Peki ya kafanızı kaldırıp baktığınız bu koca evren de aynı mantıkla çalışıyorsa? Modern kuantum mekaniği tam olarak bunu söylüyor: Evren sürekli ve akışkan değildir; kesikli ve piksellidir!
1.616 × 10⁻³⁵ Metre: Kodun Bittiği Sınır
Alman fizikçi Max Planck'ın keşfettiği Planck Uzunluğu ((1.616 \times 10^{-35}) metre), evrende ölçülebilecek en küçük mesafe birimidir. Bu mesafeden daha küçük bir uzunluk fiziksel olarak var olamaz; çünkü o ölçekte uzay-zaman geometrisi çöker ve yerini "Kuantum Köpüğü" (Quantum Foam) denilen kaotik bir dalgalanmaya bırakır.
Bir video oyunu motoru düşünün (örneğin Unreal Engine). Oyun geliştiricileri haritadaki poligonları sonsuza kadar küçültmez; çünkü işlemci kaynakları sınırlıdır. Bir mimimum render birimi (grid size) belirlenir. İşte Planck uzunluğu, evreni çalıştıran süper-bilgisayarın en küçük piksel boyutudur amk! Bundan daha küçüğünü hesaplamaya donanımın gücü yetmiyor!
"Uzay-zaman düz ve pürüzsüz bir kumaş değil; Planck ölçeğinde render edilen dijital bir ızgaradır (grid)."
Zaman Bile Kesikli Akıyor: Planck Zamanı
Sadece mekan değil, zaman da akıcı değildir. Planck Zamanı ((5.39 \times 10^{-44}) saniye), ışığın bir Planck uzunluğunu kat etmesi için geçen süredir. İki Planck zamanı arasında "hiçbir şey" yoktur! Yani zaman, 60 FPS veya 144 Hz bir monitörün ekran tazeleme hızı gibi kare kare (frame by frame) işlenir!
Eğer analog, kusursuz ve gerçek bir evrende yaşasaydık mesafelerin ve zamanın sonsuz küçüklüğe kadar bölünebilmesi gerekirdi. Ancak doğanın en temelinde karşımıza çıkan bu dijital kuantum kesintileri, hepimizin çok gelişmiş bir hesaplama mimarisinin içinde birer subroutine (alt yordam) olduğumuzun en sağlam fiziksel kanıtıdır.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Ahali bu entry için 6 mesaj gönderdi.1–6 / 6 mesaj