1692’de içi boş eşmerkezli küreler modelini ortaya atan astronom Edmond Halley.
1692’de içi boş eşmerkezli küreler modelini ortaya atan astronom Edmond Halley. · Michael Dahl · Public domain

Modern bilim insanlarına "Dünya'nın içi boş olabilir mi?" diye sorsanız size hemen deli muamelesi yapar, magmadan, sismik dalgalardan dem vururlar. Ama o küçümsedikleri teorinin babası kimdir bilir misiniz? Newton'un kankası, Principia'nın masraflarını cebinden ödeyen ve gökyüzündeki periyodik kuyruklu yıldıza adı verilen dahi astronom Sir Edmond Halley!

1692 Kraliyet Cemiyeti Bildirisi: İç İçe Üç Küre

Halley sadece gökyüzüne bakmıyordu; aynı zamanda dönemin en büyük deniz haritacısı ve manyetizma uzmanıydı. İngiliz donanmasının pusulalarında ekvator civarında meydana gelen açıklanamayan manyetik sapmaları (manyetik kutupların kaymasını) incelerken bir gariplik fark etti: Dünya'nın tek bir manyetik kutbu yoktu; içeride bağımsız hareket eden başka bir manyetik alan daha vardı!

Halley 1692 yılında Londra Kraliyet Cemiyeti'ne (Royal Society) sunduğu tarihi makalede şu devrimsel hipotezi ortaya attı: Dünya yaklaşık 800 kilometre (500 mil) kalınlığında bir dış kabuktan ve bu kabuğun içinde birbirinin içinde dönen, aralarında kendi atmosferi olan üç eşmerkezli küreden ve en merkezde Merkür büyüklüğünde katı bir çekirdekten oluşuyordu!

"Halley'in resmi portresine bakın; elinde gururla tuttuğu diyagramda iç içe geçmiş oyuk dünya katmanları açıkça çizilidir."

Kutup Işıkları (Aurora Borealis) İç Dünyanın Sızıntısı mı?

Halley'e göre bu iç katmanlar arasında lüminesans (kendi kendine ışık saçan) bir atmosfer tabakası vardı ve yerin altı tamamen yaşama elverişliydi. Peki geceleri gökyüzünde yeşil ve mor renklerle dalgalanan Kutup Işıkları (Aurora Borealis) neydi? Halley bunu da açıkladı: Kutuplardaki kabuk tabakası daha inceydi ve içerideki manyetik atmosferik gazlar kutup çatlaklarından dışarı sızdığında gökyüzünde bu ışık şovunu yaratıyordu!

Bugün jeofizikçiler Halley'in bu teorisini "dönemin bilgi eksikliği" diye sümen altı etmeye bayılır. İyi de birader, bugün bile Rusların Kola Yarımadası'nda kazdığı en derin delik (SG-3) sadece 12 kilometreye inebildi ve orada bile beklemedikleri su katmanları ve aşırı sıcaklıkla karşılaşıp matkabı eritip durdular! Yani 6370 kilometrelik Dünya yarıçapının binde ikisini bile kazamamışken yerin altının katı demir-nikel topu olduğunu nereden biliyorsunuz? Edmond Halley gibi bir deha bile yerin altındaki o gizemli boşluklara işaret ediyorken, her şeyi bildiğini iddia eden modern bilimin kibri gerçekten komik duruyor.