
NASA'nın resmi basın açıklamalarını dinlerseniz uzayda başıboş gezen astronot çorapları ve buz kristallerinden başka hiçbir şey yoktur amk. Ama 25 Şubat 1996 tarihinde STS-75 Columbia görevi sırasında canlı yayına yansıyan öyle bir kayıt var ki, 28 yıldır NASA mühendislerinin boğazına kılçık gibi takılmış duruyor: Meşhur Tether Vakası.
20 Kilometrelik Dev Kablo Aniden Kopunca
Görev aslında İtalyan Uzay Ajansı ile ortak yürütülen bir fizik deneyiydi. Amaç, uzay mekiğinden 20 kilometre uzunluğunda iletken bir kablo (tether) uzatarak Dünya'nın manyetosferinden elektrik enerjisi üretmekti. Kablo 19. kilometredeyken devasa bir elektrik arkı oluştu ve kablo aniden koptu. Kablo yüksek voltajla parlayarak mekikten uzaklaşmaya başladı. İşte o anda Columbia'nın kargo bölümündeki özel ultraviyole ve kızılötesi kameralar kayda girdi.
Kamera kaydını izleyen herkes şok geçirdi: Kopan ve kilometrelerce uzakta parıldayan kablonun etrafında onlarca, yüzlerce devasa dairesel cisim belirdi! Bu cisimler rastgele sürüklenmiyordu; yön değiştiriyor, birbirlerinin etrafında manevralar yapıyor, kablonun yanına kadar gelip yavaşlıyor ve en önemlisi kablonun arkasından geçiyorlardı! Optik analizler, kablonun arkasından geçen bu cisimlerin çapının kilometrelerce büyüklükte olması gerektiğini ortaya koydu. Ortasında çentik olan, içi parıldayan devasa yüzen diskler...
"Eğer bir nesne 100 kilometre uzaktaki bir kablonun arkasından geçiyorsa, o nesne kameranın burnunun dibindeki küçük bir toz tanesi olamaz; devasa bir yapıdır." — Dr. Jack Kasher, Fizik Profesörü
"Kameranın Önündeki Buz Parçacıkları" Yalanı
NASA bu görüntüler televizyonlara düşünce hemen acil durum moduna geçti ve o meşhur ezberini patlattı: "Onlar mekiğin atık su tahliyesinden çıkan ve merceğe çok yakın duran odak dışı (out-of-focus) buz parçacıklarıdır." Ulan taşak mı geçiyorsunuz bizimle? Bir buz parçacığı nasıl zikzak çizerek ters yöne ivmelenir? Nasıl kilometrelerce uzaktaki kablonun arkasından geçer? Odak dışı mercek parlaması dediğin şey kendi ekseni etrafında ritmik pulsar gibi yanıp söner mi?
Üstelik kayıtlarda astronotların kendi aralarındaki konuşmalar da sızdı: "Aman Tanrım, şunların sayısına bak, ne kadar büyükler..." STS-75 kaydı, NASA'nın canlı yayınları birkaç saniye gecikmeyle verip "anormal bir şey" çıktığında yayını kesme protokolünü devreye sokmasından önceki son büyük hediyedir. O günden sonra ne zaman canlı yayında parlak bir nokta belirse ekrana "Lütfen bekleyiniz, bağlantı kesildi" yazısı koymayı alışkanlık haline getirdiler. Gerçekleri sonsuza kadar bir buz tanesinin arkasına saklayamazsınız baylar.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle