
Nostradamus'u herkes bilir; Fransız saraylarında şarap yudumlayarak anlaşılmaz kafiyeler yazan bir burjuvaydı. Ama 17. yüzyılın puslu İskoç Yaylaları'nda (Highlands) öyle bir kahin yaşadı ki, geleceği şifreli şiirlerle değil, köy kahvesinde konuşur gibi dobra dobra anlattı ve bedelini çivili bir katran fıçısında diri diri kaynatılarak ödedi: Coinneach Odhar, nam-ı diğer Brahan Kahini (The Brahan Seer).
Ortası Delik Mavi Taşın Sırrı
Efsaneye göre Coinneach gençken annesi bir mezarlıkta nöbet tutmuş ve ona mezardan çıkan ruhların bıraktığı ortası delik, pürüzsüz mavi bir çakıl taşı vermişti. Coinneach bu taşın deliğinden sağ gözüyle baktığında geleceğin olaylarını bir sinema perdesi gibi görüyordu.
1600'lü yıllarda, henüz buharlı makinenin bile hayal edilmediği bir çağda İskoç köylülerine şunları söyledi: "Tomnahurich tepesinin arkasından dumanlar tüten koca tekneler geçecek!" Köylüler "Dağın tepesinden tekne mi geçer amk?" diye güldüler. Aradan tam 150 yıl geçti ve İngilizler o tepenin hemen arkasına devasa Kaledonya Kanalı'nı kazdılar ve buharlı gemiler dağın ardından yüzmeye başladı! Yine aynı dönemde "İskoçya toprakları boydan boya demir kurdelelerle bağlanacak ve arabalar atsız gidecek" diyerek demiryollarını harfi harfine tarif etti.
"Bir gün gelecek, Kuzey Denizi'nin siyah kanı fışkıracak; İskoçya zenginleşecek ama topraklar yabancıların eline geçecek." — Brahan Kahini Petrol Kehaneti
Kuzey Denizi Petrolü ve Çivili Katran Fıçısı
Coinneach'ın en dehşet verici kehanetlerinden biri Kuzey Denizi petrolüydü. 300 yıl önceden denizin altından çıkacak siyah yapışkan sıvının İskoçya'yı zengin edeceğini söyledi; 1970'lerde Kuzey Denizi'nde Brent petrol yatakları bulunduğunda herkes bu adamın adını yeniden hatırladı.
Peki bu adam nasıl öldü? Tipik bir aristokrat kaprisiyle! Kontes Isabella Seaforth, Paris'te olan kocasının durumunu sordu. Coinneach taşın deliğinden baktı ve gördüğü gerçeği gizlemedi: "Kontunuz son derece sağlıklı leydim; şu an Paris'te güzel bir Fransız kadınının kollarında zevk sefa içinde yatıyor!" Kontes öyle bir öfke krizine girdi ki, gururunun kırılmasını örtmek için Coinneach'ı derhal cadılıkla suçladı.
Kahin Chanonry Point burnuna götürüldü; içi sivri çivilerle döşeli, kaynar katran dolu bir fıçıya tıkılarak yakıldı. Ama fıçıya girmeden önce son lanetini okudu: Seaforth hanedanının son lordunun sağır ve dilsiz doğacağını, dört oğlunun da kendisinden önce öleceğini ve köklü ailenin tamamen silineceğini söyledi. 1815 yılında ailenin son varisi Francis Mackenzie sağır ve dilsiz olarak öldü, dört oğlu da genç yaşta mezara girdi ve koca hanedan tarihten silindi! Taşın deliğinden bakıp geleceği görmek kolaydır; zor olan, o gerçeğin gazabından kaçabilmektir.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle