
UFO kaçırılma olaylarında şüphecilerin en büyük kozu nedir? "Efendim tek bir kişinin tanıklığı, uyku felci geçirmiştir, dikkat çekmek istiyordur." Peki ya gece yarısı ıssız bir dağ yolunda, birbirini hayatında hiç görmemiş üç ayrı araba dolusu bağımsız insan aynı saatte durdurulup aynı varlıklar tarafından kaçırıldıysa ne diyeceksiniz? İşte Avustralya tarihinin en sarsıcı toplu kaçırılma dosyası: Kelly Cahill Vakası.
8 Ağustos 1993: Belgrave-Hallam Dağ Yolu
27 yaşındaki üç çocuk annesi Kelly Cahill ve kocası Andrew, arkadaşlarının evindeki akşam yemeğinden dönüyorlardı. Dandenong Dağları'nın virajlı orman yolunda ilerlerken yolun kenarındaki bir otlakta havada asılı duran, pencerelerinden parlak turuncu ışıklar saçan devasa dairesel bir araç gördüler. Kelly arabayı durdurup bakmak istedi ama araç aniden yükselip hızla uzaklaştı.
Fakat bir mil sonra virajı döndüklerinde kabus asıl yüzünü gösterdi: Araç yolun tam ortasına inmişti ve etrafı kör edici bir beyaz ışıkla kaplanmıştı! Kelly yolun kenarında başka arabaların da farlarının yandığını ve durduğunu fark etti. Sonraki an tam bir boşluktu; Kelly gözlerini açtığında araba hareket halindeydi, kocası direksiyondaydı ve kocasının ilk sözü şu oldu: "Aman Tanrım, ne oldu bize az önce?" Saate baktıklarında tam bir saatin kaybolduğunu anladılar!
"Kelly eve vardığında göbeğinin hemen altında üçgen şeklinde tuhaf bir yara izi buldu ve ertesi gün ağır bir rahim kanaması ve enfeksiyonla hastaneye kaldırıldı."
Birbirini Tanımayan Diğer İki Arabadaki Tanıklar
Olayı araştıran Avustralyalı araştırmacı Bill Chalker inanılmaz bir keşif yaptı: O gece o yolda olan ve birbirini hiç tanımayan iki ayrı araba daha vardı! Chalker bu insanlara ulaştı ve onları sorguladı. Ortaya çıkan tablo tüyler ürperticiydi: Her üç arabadaki insanlar da aynı şeyi anlatıyordu!
Araçtan inen varlıklar klasik "gri" uzaylılara benzemiyordu; yaklaşık 2 metre boyunda, zifiri karanlık bir gölge gibi siyah pelerinli veya derili, ancak yüzlerinde içten alev alev yanan kan kırmızısı devasa gözleri olan onlarca varlık etraflarını sarmıştı. Varlıkların yaydığı telepatik güç o kadar eziciydi ki, insanlar hareket edemeden oldukları yerde kilitlenip kalmışlardı.
Üç ayrı arabadaki altı bağımsız tanığın, daha önce hiç karşılaşmadıkları halde aynı kırmızı gözlü gölge varlıkları, aynı üçgen yaraları ve aynı kayıp zamanı anlatması, modern bilimin "bireysel halüsinasyon" yalanını yerle bir etti. O gece o dağ yolunda bir şeyler yaşandı ve o kırmızı gözler tanıkların zihnine bir daha asla silinmeyecek bir kabus olarak kazındı.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle