
Millet sanıyor ki İlluminati pelerin giyip kuru kafa üzerinde ayin yapan tiplerden ibaret. Yahu adamların öyle ucuz teatral şovlara ihtiyacı yok ki amk! Gerçek güç; New York'ta Park Avenue ile 68. Sokağın köşesindeki neo-klasik Harold Pratt binasında, kravatlı ve pahalı takım elbiseli beylerin kahve yudumlayarak aldığı kararlarda yatar: Council on Foreign Relations (CFR) ve onun küresel yavrusu Trilateral Komisyon.
"Demokrasinin Fazlası Zararlıdır": Trilateral'in Kuruluşu
1973 yılında Chase Manhattan Bankası'nın patronu milyarder David Rockefeller ve ünlü jeopolitik stratejist Zbigniew Brzezinski, Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Japonya arasındaki ekonomik ve siyasi elitleri tek bir çatı altında toplamak için Trilateral Komisyon'u kurdu. Bu adamların 1975 yılında yayınladığı "The Crisis of Democracy" (Demokrasinin Krizi) adlı resmi raporunu okursanız kanınız donar: Raporda açık açık "toplumda aşırı bir demokrasi fazlalığı olduğu, halkın yönetime fazla karıştığı ve hükümetlerin etkin çalışabilmesi için halkın siyasetten uzaklaştırılması gerektiği" yazılıdır!
Bakın bunu komplo teorisyenleri uydurmuyor; adamların kendi bastığı akademik raporda yazıyor! Sistem tam bir döner kapı (revolving door) mantığıyla çalışır. İster Demokratlar kazansın ister Cumhuriyetçiler; ABD Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları, CIA Başkanları ve Ulusal Güvenlik Danışmanları neredeyse istisnasız CFR ve Trilateral Komisyon üyeleri arasından seçilir. Jimmy Carter başkan seçildiğinde kabinesinin neredeyse tamamı Trilateral üyesiydi!
"Hangi partinin iktidara geldiğinin bir önemi yoktur; kabine listeleri sandıklar kurulmadan çok önce aynı kulüplerin koridorlarında onaylanır."
Sandık İllüzyonu ve Kalıcı Politika
Daha önce Bilderberg toplantıları konusunda da belirttiğimiz gibi, bu kulüplerin amacı "yarın kimi zehirleyelim" diye plan yapmak değildir. Asıl amaç; küresel serbest piyasa akışını, enerji koridorlarını, merkez bankaları politikalarını ve askeri müdahaleleri halkın oyuna ve denetimine kapatmaktır. Siz sandığa gidip A partisi ile B partisi arasında kavga ettiğinizi sanırsınız; ama her iki partinin de dış politika kurmayları aynı akşam CFR resepsiyonunda yan yana şampanya kadehi tokuşturuyordur.
David Rockefeller 2002 yılında yayınladığı otobiyografisinde (Memoirs) ne yazmıştı biliyor musunuz? Aynen aktarıyorum: "Bazıları ailemizin gizli bir komplonun parçası olduğuna, dünyayı tek bir küresel yapı altında birleştirmeye çalıştığımıza inanıyor. Eğer suçlama buysa, ben suçluyum ve bundan gurur duyuyorum." Adamlar gizlenmiyor bile dostlar; her şey gözümüzün önünde, kurumsal antetli kağıtlarla yapılıyor. Görmek istemeyen körler ise hâlâ müzik kliplerinde üçgen aramakla meşgul.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle