
Komplo teorileri aleminde bazı konular vardır ki, "Yahu bunlar paranoyakça uydurmalar" dersiniz; sonra biri çıkar, gözünüzün önüne tonlarca ağırlıkta granit taşları diker ve üstüne açık açık "İnsan nüfusunu doğayla uyum içinde 500 milyonun altında tutun" yazar! İşte 1980 yılında ABD'nin Georgia eyaletinde, Elbert County'nin ıssız bir tepesine dikilen ve "Amerikan Stonehenge'i" olarak bilinen Georgia Guidestones tam olarak böyle bir meydan okumaydı.
"R. C. Christian" ve Granit Üzerine Kazınan 10 Emir
Haziran 1979'da iyi giyimli, kibar bir adam Elberton Granit Şirketi'nin kapısını çaldı. Kendisini R. C. Christian olarak tanıttı ama bunun bir takma isim olduğunu, "küçük bir grup sadık Amerikalı" adına hareket ettiğini söyledi. Bankacı Joe Fendley ile gizlilik sözleşmesi imzaladı. Adamın öyle bir parası ve organizasyon gücü vardı ki, astronomik olarak Güneş'in ve Kutup Yıldızı'nın hareketlerine göre kusursuz hizalanmış, 6 parça devasa granitten oluşan dev bir anıt inşa ettirdi.
Taşların üzerinde sekiz modern dilde (İngilizce, Rusça, Çince, Arapça, İbranice, Svahili, Hintçe ve İspanyolca) insanlığa yönelik 10 rehber ilke kazınmıştı. Ve o ilkelerin ilk maddesi herkesin kanını dondurmaya yetti: "İnsan nüfusunu daima doğayla uyum içinde 500.000.000'un altında tutun." Ulan o tarihte dünya nüfusu 4.5 milyardı, bugün 8 milyar! Yani bu adamlar nüfusun %95'inin yok edilmesi gerektiğini taşa kazıyıp kamuya açık bir tepeye dikmişlerdi. Diğer maddelerde tek bir dünya mahkemesi, evrensel dil ve üremenin kontrol altına alınması gibi tam bir "Yeni Dünya Düzeni" manifestosu sıralanıyordu.
"Doğanın üzerinde bir kanser olmayın; doğaya yer bırakın — doğaya yer bırakın." — Georgia Guidestones Son Maddesi
6 Temmuz 2022: Sabah 04:03 Patlaması ve Yıldırım Hızıyla Yıkım
Yıllarca tarikatçıların, Hristiyan grupların ve araştırmacıların hedefi olan bu anıt, 6 Temmuz 2022 sabahı saat 04:03'te kimliği belirsiz kişilerce patlayıcıyla havaya uçuruldu. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir araba yaklaşıyor, patlama oluyor ve araba hızla uzaklaşıyor. Buraya kadar her şey bir vandalizm gibi görünebilir. Ama asıl şüphe uyandıran rezillik patlamadan sonra yaşandı!
Normal şartlarda bir terör veya bombalama olayında FBI ve polis olay yerini sarı bantla çevirir, delil toplar, haftalarca inceleme yapar değil mi? Devlet yetkilileri ne yaptı dersiniz? Patlamadan sadece birkaç saat sonra koca iş makinelerini getirdiler ve taşların ayakta kalan diğer parçalarını da tamamen yerle bir edip enkazı kamyonlarla bilinmeyen bir yere taşıdılar! Adeta olay yerindeki tüm kanıtları yangından mal kaçırır gibi temizlediler. O taşları kim dikti, altındaki zaman kapsülünde ne vardı ve o gün neden bir anda tarihten silindi? Küresel elitler planlarını gözümüzün içine baka baka ilan eder, zamanı geldiğinde de delilleri böyle bir gecede buharlaştırırlar.
—
Tartışmaya katıl
Yorum yazmak ve etkileşimde bulunmak için giriş yapmalısın.
Bu tartışmaya ilk yorumu sen ekle