1977 yılında Big Ear radyo teleskobu tarafından kaydedilen ve Jerry Ehman’ın kenarına "Wow!" yazdığı 6EQUJ5 sinyal çıktısı.
1977 yılında Big Ear radyo teleskobu tarafından kaydedilen ve Jerry Ehman’ın kenarına "Wow!" yazdığı 6EQUJ5 sinyal çıktısı. · Credit: Big Ear Radio Observatory and North American AstroPhysical Observatory (NAAPO). · Public domain

Ana akım akademik gatekeeper'ların (kapı tutucuların) en tipik refleksi nedir bilir misiniz? Ne zaman evrende kendi ders kitaplarındaki kurallara uymayan, fiziksel olarak açıklanamayan bir anomali belirse; önce bir hafta sessiz kalırlar, sonra da sanki hiçbir şey olmamış gibi "Efendim o aslında doğal bir gaz patlamasıydı / hidrojen buzuydu / bataklık gazıydı" diyerek dosyayı kapatırlar. Yahu taşak mı geçiyorsunuz koca insanlıkla?

1977: 72 Saniyelik Kusursuz Çığlık "6EQUJ5"

Tarih 15 Ağustos 1977. Ohio Eyalet Üniversitesi'nin Big Ear radyo teleskobu gökyüzünü tararken hidrojen frekansında (1420 MHz - evrensel iletişim çizgisi) akıl almaz bir sinyal yakaladı. Sinyal tam 72 saniye sürdü, arka plan gürültüsünün 30 katı güçteydi ve dar bantlıydı. Astronom Jerry Ehman bilgisayar çıktısını eline aldığında o meşhur 6EQUJ5 dizilimini gördü ve şaşkınlıktan kırmızı kalemle kenarına "Wow!" yazdı.

O günden beri 47 yıl geçti. Yüzlerce teleskop aynı koordinata (Yay Takımyıldızı) defalarca baktı; ne bir uydu sinyali ne askeri frekans ne de doğal pulsar çıktı. Bilim dünyası ne dedi? Yıllar sonra "Kuyruklu yıldızın arkasındaki hidrojen bulutuydu" diye uyduruk bir makale patlattılar. İyi de o kuyruklu yıldız oradan geçerken neden sadece tek bir 72 saniyede parladı da ertesi gün aynı noktada tek bir cızırtı bile çıkmadı? Açıklayamazlar amk!

"Bir anomaliyi anlamak istemiyorsanız ona bilinen ama kanıtlanmamış doğal bir kılıf uydurursunuz; böylece fonlarınızı ve akademik konforunuzu korursunuz." — Prof. Avi Loeb

2017: Oumuamua ve Harvard'ın Dışlanan Dekanı

Aynı rezillik Ekim 2017'de Oumuamua güneş sistemimize girdiğinde tekrarlandı. Yıldızlararası uzaydan gelen bu ilk nesne ne kuyruklu yıldıza benziyordu ne de asteroide. Güneş'in yanından geçerken aniden yerçekimi dışı bir ivmeyle (non-gravitational acceleration) hızlandı! Arkasında hiçbir gaz çıkışı, toz kuyruğu veya kütle kaybı yoktu. Tıpkı bir güneş yelkenlisi gibi radyasyon basıncıyla hızlanıyordu.

Harvard Astronomi Bölüm Başkanı Avi Loeb cesurca çıktı ve "Bu nesne yapay bir uzay aracı veya uzay çöpü olabilir, incelemeliyiz" dedi. Vay sen misin bunu diyen! Bütün akademik camia adamı linç etti. Karşı tez olarak ne öne sürdüler biliyor musunuz? "Efendim o daha önce hiç görmediğimiz saf hidrojen buzdağıydı, hidrojen eriyince görünmez gaz çıktı da hızlandı." Ulan yıldızlararası uzayın sıcaklığında hidrojen buzdağı nasıl hayatta kalsın? Resmen teoriyi kurtarmak için hayali maddeler uydurdular. Evren konuşuyor, anomaliler gözümüzün içine bakıyor; ama bizim profesörler unvanlarını kaybetmemek için masal anlatmaya devam ediyor.